<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	 xmlns:media="http://search.yahoo.com/mrss/" >

<channel>
	<title>Sürdürülebilirlik &#8211; PeyzaX</title>
	<atom:link href="https://www.peyzax.com/kategori/ekoloji/surdurulebilirlik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.peyzax.com</link>
	<description>Peyzaj Mimarlığı, Mimarlık, İç Mimarlık, Şehir ve Bölge Planlama, Ziraat Mühendisliği ve İlgili Disiplinlerin Dergisi</description>
	<lastBuildDate>Mon, 20 Jul 2026 19:14:21 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.0.2</generator>

<image>
	<url>https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/cropped-peyzax-logo-icon-32x32.png</url>
	<title>Sürdürülebilirlik &#8211; PeyzaX</title>
	<link>https://www.peyzax.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi</title>
		<link>https://www.peyzax.com/mekan-yer-kimligi-ve-aidiyet-insan-cevre-iliskisinin-kavramsal-bir-degerlendirmesi/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/mekan-yer-kimligi-ve-aidiyet-insan-cevre-iliskisinin-kavramsal-bir-degerlendirmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuğçe KUDUŞ]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2026 19:12:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent Okumaları]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[#KentselYaşam]]></category>
		<category><![CDATA[aidiyet]]></category>
		<category><![CDATA[mimarlık]]></category>
		<category><![CDATA[peyzaj mimarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[yer kimliği]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil mimari]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil mimari dergisi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=83536</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1300" height="730" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/DSC03299-scaled.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="DSC03299" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/DSC03299-scaled.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/DSC03299-850x477.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 1"></div>İnsan ve çevre arasındaki ilişki, mimarlık, coğrafya, çevresel psikoloji ve kent çalışmaları gibi birçok disiplinin temel araştırma konularından biridir. Günümüzde mekân, yalnızca fiziksel sınırlarla tanımlanan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1300" height="730" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/DSC03299-scaled.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="DSC03299" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/DSC03299-scaled.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/DSC03299-850x477.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 8"></div>
<p class="wp-block-paragraph">İnsan ve çevre arasındaki ilişki, mimarlık, coğrafya, çevresel psikoloji ve kent çalışmaları gibi birçok disiplinin temel araştırma konularından biridir. Günümüzde mekân, yalnızca fiziksel sınırlarla tanımlanan bir çevre olarak değil; bireyin deneyimleri, kültürel birikimi, toplumsal ilişkileri ve belleği aracılığıyla anlam kazanan çok katmanlı bir olgu olarak ele alınmaktadır. Bu nedenle mekânın fiziksel özellikleri kadar, kullanıcıda oluşturduğu anlam ve aidiyet duygusu da tasarımın temel bileşenleri arasında yer almaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşımın en önemli kuramcılarından biri olan Yi-Fu Tuan, mekân ile yer arasındaki farkı şu sözlerle açıklamaktadır:</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">“Mekân, yerden daha soyut bir kavramdır. Başlangıçta farklılaşmamış bir mekân, onu tanıyıp ona değer yükledikçe yere dönüşür.”</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Tuan&#8217;ın bu yaklaşımı, mekânın yalnızca fiziksel özellikleriyle tanımlanamayacağını; deneyim, zaman, bellek ve anlam üretimi sayesinde &#8220;yer&#8221; niteliği kazandığını göstermektedir. Başka bir ifadeyle insanlar yaşadıkları çevreyi deneyimledikçe, o çevreyi yalnızca kullandıkları bir alan olarak değil, yaşamlarının bir parçası olarak algılamaya başlarlar. Böylece mekân ile insan arasında duygusal ve bilişsel bir bağ oluşur.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="980" height="656" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/W0OXeBYJCu5ftZ1GPfcYuhFv6wD8mDc1h7H0cR-0OTToLaGCxUz7AA1LFxt8RQXA4NUIJXY2SpKbw87w1okOIExkIPQk9kzwIvQ97LG9fpUruq860IRVF9OjkMZ_xat6trFLseALquyYkaCVIu6ltXnJUXhkaI3qjM_jBReUGodwh-VvpZCT78aXJW1XA0ZW.jpg" alt="" class="wp-image-83537" title="Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 2"><figcaption>Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 5</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Son yüzyılda hızlanan kentleşme, küreselleşme ve standartlaşan tasarım anlayışları birçok kentin kendine özgü karakterini zayıflatmıştır. Birbirine benzeyen yapılar, kimliksiz kamusal alanlar ve tek tip yerleşimler, bireylerin yaşadıkları çevreyle kurdukları ilişkinin yüzeyselleşmesine neden olmaktadır. Fiziksel açıdan işlevsel görünen birçok çevre, kullanıcıların kendilerini o yere ait hissetmelerini sağlayacak kültürel ve sosyal özelliklerden yoksun kalabilmektedir. Bu durum, yer kimliği ve aidiyet kavramlarının günümüzde neden yeniden önem kazandığını açıklamaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1300" height="866" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/o-nLapbzNlRG7VDQS50Z9faj6gtpMgy_TpfpD52H7BaX8euw-LghWa5bG2uNlb5C3TpDEfQGEE8M7XWBJCVsLUaNanPYSRfI2MqI8x_4uFMLk_rjhfVJfk6rusm0EUlyA_NkhHEyGRWTwAliJ554tXLxqo45h0WMwFicZTvN0e2G0z2hL_fSVpaRSANo2qpd.jpg" alt="" class="wp-image-83546" title="Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 3"><figcaption>Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 6</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Yer kimliği, bir yerin doğal çevresi, kültürel mirası, tarihsel geçmişi, mimari karakteri ve toplumsal yaşamı gibi bileşenlerin oluşturduğu özgün kimliği ifade eder. Aidiyet ise bireyin belirli bir mekânla geliştirdiği duygusal, psikolojik ve sosyal bağlılığı tanımlar. Bu iki kavram birbirini karşılıklı olarak besleyen dinamik bir ilişkiye sahiptir. Güçlü bir yer kimliği bireylerin aidiyet duygusunu artırırken, kullanıcıların uzun süreli deneyimleri ve mekânı sahiplenmeleri de yer kimliğinin korunmasına katkı sağlamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu çalışma, mekân, yer kimliği ve aidiyet kavramlarını insan–çevre ilişkisi bağlamında kuramsal olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada çevresel psikoloji, fenomenoloji, insan coğrafyası ve mimarlık literatürü birlikte değerlendirilerek mekânın fiziksel özelliklerinin ötesinde nasıl anlam kazandığı tartışılacaktır. Ayrıca dijitalleşme ve yapay zekâ destekli tasarım süreçlerinin yer kimliği ve aidiyet üzerindeki olası etkileri de güncel literatür çerçevesinde ele alınacaktır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img decoding="async" width="1300" height="944" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/07/NxOanGrBaJVbLafoYa4yOh8X4vQMPRJ4gPF9tkJBeppdemMjWEMA4gpofpukmgMNUbSpOwIthNPNQitNOS_NFXz-3mkXM9lo6QVKkxYZ947Qp-YXUnZzM9V93qB_dnNsY3hc6FnRq-xicyJibCqJMEbqqsnwX8eTnNWZQZlPD19AqUM9vpF3RSwqXIdjC8In.jpg" alt="" class="wp-image-83555" title="Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 4"><figcaption>Mekân, Yer Kimliği ve Aidiyet: İnsan–Çevre İlişkisinin Kavramsal Bir Değerlendirmesi 7</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/mekan-yer-kimligi-ve-aidiyet-insan-cevre-iliskisinin-kavramsal-bir-degerlendirmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nature-Based Solutions&#8217;dan Nature-Based Governance&#8217; a Geçiş</title>
		<link>https://www.peyzax.com/nature-based-solutionsdan-nature-based-governance-a-gecis/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/nature-based-solutionsdan-nature-based-governance-a-gecis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nursena TOPAL]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 27 Jun 2026 19:35:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[Doğal Kaynaklar]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[peyzaj mimarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil mimari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=82858</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1024" height="626" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kapak1" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1.png 1024w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1-850x520.png 850w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1-410x250.png 410w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" title="Nature-Based Solutions&#039;dan Nature-Based Governance&#039; a Geçiş 9"></div>Avrupa Birliği&#8217;nin Yeni Yaklaşımını Anlamak Bir Şehri Kim Yönetir? Bir şehrin geleceğini düşündüğümüzde aklımıza genellikle belediyeler, planlamacılar, mühendisler ya da politikacılar gelir. Peki ya ağaçlar?&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1024" height="626" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kapak1" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1.png 1024w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1-850x520.png 850w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/kapak1-410x250.png 410w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" title="Nature-Based Solutions&#039;dan Nature-Based Governance&#039; a Geçiş 15"></div>
<h2 class="wp-block-heading" style="font-size:25px"><strong>Avrupa Birliği&#8217;nin Yeni Yaklaşımını Anlamak</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Bir Şehri Kim Yönetir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bir şehrin geleceğini düşündüğümüzde aklımıza genellikle belediyeler, planlamacılar, mühendisler ya da politikacılar gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Peki ya ağaçlar?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ya sulak alanlar?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ya da bir dere yatağı?</p>



<p class="wp-block-paragraph">İlk bakışta garip gelebilir. Sonuçta bunlar yöneten değil, yönetilen unsurlar gibi görünür. Ancak iklim krizinin etkilerinin her geçen yıl daha görünür hâle geldiği günümüzde bu bakış açısı değişmeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte bu noktada karşımıza yeni bir kavram çıkıyor: Doğa Tabanlı Yönetişim.</p>



<p class="wp-block-paragraph">kendimize şu dürüst soruyu soralım: <strong>Çizdiğimiz o harika, sürdürülebilir projeleri hayata geçirecek &#8220;idari akıl&#8221; nerede?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği (AB) son dönemde tam olarak bu sorunun peşinde. Yeşil Mutabakat ve 2030 Biyoçeşitlilik Stratejisi ile birlikte artık sadece &#8220;Doğa Tabanlı Çözümler&#8221; (Nature-Based Solutions) üretmek yetmiyor. AB, bu çözümleri hayata geçirecek yepyeni bir yönetim algoritması tartışıyor: <strong>Doğa Tabanlı Yönetişim (Nature-Based Governance).</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading" style="font-size:25px"><strong>Doğa Bir &#8220;Aksesuar&#8221; Değildir: Çözümden Yönetişime</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bugüne kadar şehirlerde bir sorun çıktığında doğayı hep bir &#8220;tamir kiti&#8221; gibi kullandık. Kent ısı adası mı oluştu? Oraya bir yeşil çatı yapalım. Sel mi oluyor? Şuraya bir yağmur bahçesi konduralım. Bunlar harika <em>doğa tabanlı çözümlerdi</em>.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Fakat AB’nin fark ettiği büyük bir tıkanma noktası var: Eğer bir şehrin bütçe planlaması, imar hukuku ve en önemlisi <strong>halkın karar alma süreçleri</strong> doğanın ritmine ayak uyduramıyorsa, dünyanın en iyi peyzaj tasarımı bile kağıt üzerinde birer &#8220;lüks makyaj&#8221; olarak kalıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>İşte kırılma noktası burası:</strong> Doğa Tabanlı Yönetişim; doğayı projelere sonradan dahil edilen bir mühendislik aracı olarak değil, <strong>belediye meclisinden mahalle derneğine kadar her karar masasında oturan bir &#8220;ortak&#8221;</strong> olarak kabul etmektir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="1269" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/1-1-scaled.png" alt="" class="wp-image-82859" title="Nature-Based Solutions&#039;dan Nature-Based Governance&#039; a Geçiş 10"><figcaption class="wp-element-caption"><a href="https://italyforclimate.org/fit-for-55-la-nuova-roadmap-clima-ed-energia-dellue-verso-la-neutralita-climatica/?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow noopener" target="_blank">Fit for 55%: la nuova Roadmap clima ed energia dell’UE verso la neutralità climatica &#8211; Italy for Climate</a></figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading" style="font-size:25px"><strong>Avrupa Birliği Neden Bu Yaklaşıma Yöneliyor?</strong></h2>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="500" height="375" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/2.png" alt="" class="wp-image-82868" style="width:764px;height:auto" title="Nature-Based Solutions&#039;dan Nature-Based Governance&#039; a Geçiş 11"><figcaption class="wp-element-caption"><a href="https://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/1573062X.2024.2359661" rel="nofollow noopener" target="_blank">Nature-based solutions for water resilience in thriving European urban areas: Urban Water Journal: Vol 21 , No 7 &#8211; Get Access</a></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Aslında bunun nedeni oldukça açık.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü iklim krizinin maliyeti her geçen yıl artıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Daha sık yaşanan seller, uzun süren kuraklıklar ve artan sıcaklıklar şehirleri yalnızca çevresel değil, ekonomik ve sosyal açıdan da zorluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle Avrupa Birliği son yıllarda doğa tabanlı çözümleri yalnızca çevre politikalarının değil; şehir planlamasının, ekonomik kalkınmanın ve kamu yatırımlarının da önemli bir parçası hâline getirmeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün birçok Avrupa kentinde yağmur suyunu depolayan parklar, ekolojik koridorlar, kent ormanları ve doğa temelli altyapılar yalnızca çevreci projeler olarak değil; geleceğin şehirlerini daha dirençli hâle getiren yatırımlar olarak görülüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de bu yaklaşımın en önemli yanı burada ortaya çıkıyor:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğa artık yalnızca korunması gereken bir miras değil; şehirlerin geleceğini şekillendiren bir aktör olarak kabul ediliyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading" style="font-size:25px"><strong>Peyzaj Mimarı Artık Bir &#8220;Diplomat&#8221;</strong></h2>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="991" height="659" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/3-1.png" alt="" class="wp-image-82886" title="Nature-Based Solutions&#039;dan Nature-Based Governance&#039; a Geçiş 12"><figcaption class="wp-element-caption"><a href="https://germany.representation.ec.europa.eu/news/gruner-industrieplan-fur-mehr-wettbewerbsfahigkeit-und-den-ubergang-zur-klimaneutralitat-2023-02-01_de?utm_source=chatgpt.com" rel="nofollow noopener" target="_blank">Yeşil Sanayi Planı &#8211; daha fazla rekabet ve iklim tarafsızlığına geçiş için &#8211; Almanya&#8217;da temsil</a></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Doğa Tabanlı Yönetişim yaklaşımı, peyzaj mimarının rolünü de dönüştürüyor. Çünkü artık mesele yalnızca bir alan tasarlamak değil; farklı aktörlerin aynı ekolojik hedef etrafında bir araya gelmesini sağlamak. Bir yağmur bahçesinin başarısı yalnızca tasarımına değil, onu destekleyen yerel yönetim politikalarına, bakım süreçlerine ve kullanıcıların sahiplenmesine de bağlı. Doğa Tabanlı Yönetişim çağında peyzaj mimarı, <strong>doğa ile toplum arasındaki baş diplomattır.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Ekologların verisini, sosyologların toplumsal talebini ve bürokratların bütçesini aynı masada eriten, ekolojik dili idari dile tercüme eden vizyoner liderler olmak zorundayız.Dünyanın farklı kentlerinde bunun örneklerini görmek mümkün. Tıpkı New York’taki Green-Wood mezarlığı serası restorasyonunda (ARO) yapıldığı gibi; tarihi bir yapıyı korurken orayı kentsel yeşil altyapıya entegre etmek ve mahallelinin kullanımına açarak yaşayan bir kamu alanı yaratmak, tam olarak bu yönetişim aklının bir ürünüdür.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/image.png" alt="" class="wp-image-82904" title="Nature-Based Solutions&#039;dan Nature-Based Governance&#039; a Geçiş 13"><figcaption class="wp-element-caption"><a href="https://www.aro.net/green-wood-cemetery-education-and-welcome-center/" rel="nofollow noopener" target="_blank">The Green-House at Green-Wood, Education and Welcome Center &#8211; ARO Architecture Research Office</a></figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading" style="font-size:25px"><strong>Geleceğin Şehirlerini Kim Çizecek?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa Birliği’nin açtığı bu yeni parantez bize net bir şey fısıldıyor: Şehirlerimizi kurtarmak istiyorsak, doğayı sadece projelerimize &#8220;eklediğimiz&#8221; bir unsur olarak göremeyiz. Doğanın çalışma prensiplerini, şehirleri yönetme biçimimize entegre etmek zorundayız.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geleceğin sürdürülebilir şehirleri, sadece iyi peyzaj mimarları tarafından çizilen değil; doğa tabanlı bir yönetim anlayışıyla toplum tarafından sahiplenilen şehirler olacaktır.Belki de önümüzdeki yıllarda peyzaj mimarlığının en önemli sorusu, &#8220;hangi alanı tasarlayacağız?&#8221; değil, &#8220;doğayı karar alma süreçlerinin bir parçası hâline nasıl getireceğiz?&#8221; olacak.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü geleceğin şehirlerini yalnızca iyi projeler değil, doğayla birlikte düşünmeyi öğrenen yönetim modelleri şekillendirecek.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="750" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/4.png" alt="" class="wp-image-82895" title="Nature-Based Solutions&#039;dan Nature-Based Governance&#039; a Geçiş 14"><figcaption class="wp-element-caption"><a href="https://www.hamburg.de/politik-und-verwaltung/behoerden/bukea/themen/hamburgs-gruen/gruenes-netz" rel="nofollow noopener" target="_blank">Das Grüne Netz Hamburg &#8211; hamburg.de</a></figcaption></figure>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/nature-based-solutionsdan-nature-based-governance-a-gecis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adalet Bir Ağacın Gölgesinde Başlar: Dikmen Vadisi Üzerinden İklim ve Mekânsal Adalet Üzerine Bir Okuma</title>
		<link>https://www.peyzax.com/adalet-bir-agacin-golgesinde-baslar-dikmen-vadisi-uzerinden-iklim-ve-mekansal-adalet-uzerine-bir-okuma/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/adalet-bir-agacin-golgesinde-baslar-dikmen-vadisi-uzerinden-iklim-ve-mekansal-adalet-uzerine-bir-okuma/#comments</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülce POLAT]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 21 Jun 2026 17:32:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kent Okumaları]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[dikmen vadisi]]></category>
		<category><![CDATA[iklim değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel adalet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=82488</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-scaled.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="pexels-markusspiske-2990612" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-scaled.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-850x567.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Adalet Bir Ağacın Gölgesinde Başlar: Dikmen Vadisi Üzerinden İklim ve Mekânsal Adalet Üzerine Bir Okuma 16"></div>Ankara&#8217;da mevsimlerin kendine özgü bir ritmi vardır. Özellikle yaz aylarında, sabahın ilk saatlerinde serin diyebileceğimiz olan sokaklar öğlene doğru yavaş yavaş ısınmaya başlar, gün ilerledikçe&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-scaled.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="pexels-markusspiske-2990612" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-scaled.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-850x567.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Adalet Bir Ağacın Gölgesinde Başlar: Dikmen Vadisi Üzerinden İklim ve Mekânsal Adalet Üzerine Bir Okuma 20"></div>
<p class="wp-block-paragraph">Ankara&#8217;da mevsimlerin kendine özgü bir ritmi vardır. Özellikle yaz aylarında, sabahın ilk saatlerinde serin diyebileceğimiz olan sokaklar öğlene doğru yavaş yavaş ısınmaya başlar, gün ilerledikçe beton yüzeyler güneşi içine çeker ve kent başka bir karaktere bürünür. Temmuz ve ağustos aylarında dışarıda geçirilen birkaç dakika bile yürüyüş rotalarımızı değiştirmeye yeter. Gideceğimiz yere ulaşmaktan çok sıcaklıktan kaçmaya çalışır, eğer bulabilirsek bir ağacın gölgesine sığınırız. Bazen yalnızca birkaç dakikalık serinlik bile günün en büyük konforlarından biri haline gelir. </p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-82498" title="Adalet Bir Ağacın Gölgesinde Başlar: Dikmen Vadisi Üzerinden İklim ve Mekânsal Adalet Üzerine Bir Okuma 17" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-scaled.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/pexels-markusspiske-2990612-850x567.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" /><figcaption class="wp-element-caption">Fotoğraf: Markus Spiske / Pexels</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İklim krizini konuşurken genellikle gözümüzü uzaklara çeviriyoruz. Erimekte olan buzullar, yükselen deniz seviyeleri, kuraklıklar, orman yangınları ya da uluslararası iklim zirveleri gündemin merkezinde yer alıyor. Oysa iklim değişikliğinin etkileri yalnızca dünyanın başka yerlerinde yaşanmıyor. Her gün yürüdüğümüz sokaklarda, oturduğumuz parklarda, beklediğimiz duraklarda ve yaşadığımız mahallelerde de kendini gösteriyor. Hatta çoğu zaman iklim krizini en yoğun hissettiğimiz yer tam da yaşadığımız mekanlar oluyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Son yıllarda yapılan araştırmalar, kentlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı giderek daha kırılgan hale geldiğini ortaya koyuyor. Yoğun yapılaşma, geçirimsiz yüzeylerin artışı, azalan yeşil alanlar ve yükselen sıcaklıklar birçok kentte yaşam kalitesini doğrudan etkiliyor. Özellikle sıcak hava dalgaları artık yalnızca mevsimsel bir durum değil; kent yaşamını yeniden şekillendiren önemli bir çevresel risk olarak karşımıza çıkıyor.</p>



<p class="is-style-default has-medium-font-size wp-block-paragraph"><strong>Peki bu riskler kent içerisinde hepimizi eşit biçimde mi etkiliyor?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">İşte tam bu noktada karşımıza son yılların en önemli kavramlarından biri çıkıyor: iklim adaleti.</p>



<p class="wp-block-paragraph">İklim adaleti, en basit tanımıyla, iklim krizinin etkilerinin toplumun farklı kesimleri üzerinde eşit biçimde hissedilmediğini ifade eden bir yaklaşım. Başka bir deyişle, iklim değişikliği herkesi etkiliyor olsa da herkes aynı koşullarda yaşamıyor, aynı kaynaklara erişemiyor ve aynı ölçüde korunamıyor. Bu nedenle iklim krizini yalnızca çevresel bir mesele olarak değil; aynı zamanda sosyal, ekonomik ve mekânsal bir adalet meselesi olarak değerlendirmemiz gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün iklim adaletini konuşurken yalnızca karbon emisyonlarını ya da küresel politikaları tartışmak yeterli değil. Aynı zamanda kentlerdeki ağaçların nerede bulunduğunu, parkların kimlere hizmet ettiğini, yeşil alanların nasıl dağıldığını ve kamusal mekânların ne kadar erişilebilir olduğunu da sorgulamamız gerekiyor. Çünkü bazen adalet, büyük politik kararların içinde değil, gündelik yaşamın en sıradan görünen detaylarında saklı olabiliyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="731" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/06/IFM1W3WC3eiBF618Gv7MY1jBfWRSXx9CQSal7HmAnzfUdeMqRy6PEgSbt8CL4TmRJLW0_lJEsQRNUFROqntOnleI4SwTZewl8QLJxRXvXGHqIkQ8KfzLvPvJvNYCaAsak1zicn0eAmS50psmSjHOSfh9LwMPpOwOkAaAru9pcIY6rik2dU0b43zcKxo2U1X5-1.jpg" alt="" class="wp-image-82507" title="Adalet Bir Ağacın Gölgesinde Başlar: Dikmen Vadisi Üzerinden İklim ve Mekânsal Adalet Üzerine Bir Okuma 18"><figcaption class="wp-element-caption">Google Earth, Dikmen Vadisi Uydu Görüntüsü</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Ankara&#8217;daki Dikmen Vadisi de bu tartışmayı görünür kılan önemli mekânlardan biri. Ancak Dikmen Vadisi&#8217;ni yalnızca yeşil alan miktarı ya da ekolojik işlevleri üzerinden değerlendirmek eksik olur. Çünkü vadi aynı zamanda Ankara&#8217;nın en tartışmalı kentsel dönüşüm hikâyelerinden birine ev sahipliği yapmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün vadide yürüyen biri geniş yeşil alanlar, yürüyüş yolları ve ağaçlık bölgeler görebilir. Ancak bu manzaranın ardında uzun yıllara yayılan sosyal, ekonomik ve mekânsal dönüşüm süreçleri bulunmaktadır. Bir dönem gecekondu yerleşimlerinin bulunduğu vadi, uygulanan dönüşüm politikalarıyla birlikte köklü bir değişim yaşamıştır. Bu süreçte birçok hane yer değiştirmek zorunda kalmış, mahalle ilişkileri dönüşmüş ve bölgenin sosyal yapısı önemli ölçüde değişmiştir. </p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:30px"><strong>Peki, bir alanın yeşil olması, o alanı otomatik olarak adil hale getirir mi?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Dikmen Vadisi örneğinde bu soruya net bir &#8220;evet&#8221; demek pek doğru olmaz. Mevzu yalnızca ağaç sayısıyla, park büyüklüğüyle ya da peyzaj kalitesiyle ilgili değildir. Aynı zamanda çevresel faydaların kimler tarafından kullanıldığı, bu faydaların nasıl dağıldığı ve bu süreçlerin toplumsal sonuçlarıyla da ilgilidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün vadinin çevresinde yükselen yüksek katlı konutlar ve artan rant değerleri bu tartışmayı daha görünür hale getiriyor. Bir yandan kent merkezinde önemli bir açık ve yeşil alan üretilmiş durumda. Diğer yandan bu dönüşümün ortaya çıkardığı ekonomik değerlerden kimlerin yararlandığı sorusu hâlâ güncelliğini koruyor. Üstelik bu durum yalnızca Dikmen Vadisi&#8217;ne özgü de değil. Dünyanın birçok kentinde çevresel iyileştirme projeleri ile mekansal adalet arasındaki ilişkinin giderek daha fazla tartışıldığını görüyoruz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu nedenle iklim adaleti yalnızca çevresel risklerin adil dağılımını değil, çevresel faydaların adil paylaşımını da sorguluyor. Bir başka ifadeyle mesele yalnızca daha fazla yeşil alan üretmek değil; bu alanların herkes için erişilebilir olmasını sağlamak. Ve bu noktada yeşil alanı üretirken mekânsal ve sosyal etkilerinin herkes için adil olmasını, kamu yararının gözetilmesini önceliklendirmek.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de Dikmen Vadisi&#8217;nin asıl önemi burada yatıyor. Çünkü vadi bize kesin cevaplar vermiyor. Tam tersine, kentlerimizi nasıl ve kim için planladığımız, çevresel faydaları nasıl dağıttığımız ve nasıl bir gelecek kurmak istediğimiz üzerine düşünmeye davet ediyor.</p>


<div class="uckan-card"><button type="text" aria-label="Kapat"><i class="gi gi-times"></i></button><a class="uckan-card--url" target="_blank" href="https://www.peyzax.com/ankaranin-central-parki-dikmen-vadisi/"></a><div class="uckan-card--left"><img loading="lazy" decoding="async" class="geo-related_shortcode" alt="thumbnail" height="90" width="150" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2010/12/ankaranin-central-parki-dikmen-vadisi-640x372.jpg" title="Adalet Bir Ağacın Gölgesinde Başlar: Dikmen Vadisi Üzerinden İklim ve Mekânsal Adalet Üzerine Bir Okuma 19"></div><div class="uckan-card--right"><div class="type">Önerilen Yazı</div><div class="headline">Ankara&#8217;nın Central Park&#8217;ı: Dikmen Vadisi</div></div></div>


<p class="wp-block-paragraph">Bugün iklim krizinin etkileri giderek daha görünür hale gelirken kentlerin daha fazla yeşil alana, daha fazla ekolojik koridora ve daha fazla kamusal açık alana ihtiyacı olduğu açık. Ancak aynı derecede açık olan bir başka gerçek daha var: Bu alanların sosyal ve mekânsal olarak adil olması gerekiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çünkü bir kentte herkes aynı sıcaklığı yaşamıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkes aynı gölgeye ulaşamıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Herkes aynı serinliği hissedemiyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ve <strong>“yerinden edilmek”</strong> belki de bunların hepsinin başında geliyor. Gecekondu yerleşimlerinden 49 katlı rezidanslara geldiğimiz bugünde sormamız gereken temel soru;</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:28px"><strong>Çözüm gerçekten gecekonduları ortadan kaldırıp yerine yüksek katlı konutlar inşa etmek miydi, yoksa bu süreçte yalnızca bir mekânsal problemi başka bir problemle mi değiştirdik?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Açıkçası bu sorunun kesin bir cevabı olduğu tartışılır. Ancak bildiğim bir şey var ki, bir kenti daha yaşanabilir kılmak yalnızca yeni yapılar inşa etmekle mümkün olmuyor. Bazen mesele, o kentin zaten sahip olduğu doğal sistemleri, kamusal alanları ve birlikte yaşama kültürünü koruyabilmekte yatıyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Belki de bu yüzden Dikmen Vadisi&#8217;ne baktığımda yalnızca bir kentsel dönüşüm projesi görmüyorum. Aynı zamanda kentlerimizi nasıl planladığımızı, kimler için planladığımızı ve bu süreçte neleri kazanırken neleri gerçekten kaybettiğimizi sorguluyorum. Çünkü adalet bazen çizilen planlarda, projelerde ya da yüksek katlı yapıların arasında değil; yaz sıcağında altında durabildiğimiz bir ağacın gölgesinde saklı olabiliyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph" style="font-size:19px"><strong>Ve belki de tam olarak bu nedenle, bir kentin ne kadar geliştiğini anlamak için önce o ağacın gölgesine kimlerin gerçekten ulaşabildiğine bakmak gerekiyor.</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/adalet-bir-agacin-golgesinde-baslar-dikmen-vadisi-uzerinden-iklim-ve-mekansal-adalet-uzerine-bir-okuma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>2</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları</title>
		<link>https://www.peyzax.com/kent-icinde-dogaya-acilan-kapilar-cep-parklari/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/kent-icinde-dogaya-acilan-kapilar-cep-parklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feyza Nur TURSUN]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 11:35:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kavramlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ekolojik Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Peyzaj Mimarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=81988</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1707" height="2560" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/IMG_6893-scaled.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="IMG_6893" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/IMG_6893-scaled.webp 1707w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/IMG_6893-850x1275.webp 850w" sizes="(max-width: 1707px) 100vw, 1707px" title="Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları 21"></div>Günümüzde hızla artan kentleşme ve yoğun yapılaşma süreçleri, kent merkezlerinde açık ve yeşil alanların hem yatay hem de düşey yönde giderek azalmasına neden olmaktadır. Bu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1707" height="2560" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/IMG_6893-scaled.webp" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="IMG_6893" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/IMG_6893-scaled.webp 1707w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/IMG_6893-850x1275.webp 850w" sizes="(max-width: 1707px) 100vw, 1707px" title="Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları 27"></div>
<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Günümüzde hızla artan kentleşme ve yoğun yapılaşma süreçleri, kent merkezlerinde açık ve yeşil alanların hem yatay hem de düşey yönde giderek azalmasına neden olmaktadır. Bu durum, kentsel mekânların monotonlaşmasına, bireylerin doğayla olan etkileşimlerinin zayıflamasına ve fiziksel ile psikolojik açıdan çeşitli olumsuzlukların ortaya çıkmasına yol açmaktadır. Nitekim açık ve yeşil alanların yetersizliği, kent sakinlerinin yaşam kalitesini düşüren önemli unsurlardan biri olarak değerlendirilmektedir (Öztürk ve Özdemir, 2013). Bununla birlikte, kentlerde kullanılmayan, işlevini yitirmiş veya atıl durumda bulunan alanların varlığı, yeşil alan sistemlerinin geliştirilmesi açısından önemli bir potansiyel sunmaktadır. Bu alanların yeniden işlevlendirilerek kamusal kullanıma kazandırılması, sürdürülebilir ve yaşanabilir kentsel çevrelerin oluşturulmasına katkı sağlamaktadır. Bu bağlamda cep parkları, sınırlı büyüklükteki kentsel boşlukların değerlendirilmesine olanak tanıyan, kent ekolojisini destekleyen, sosyal etkileşimi güçlendiren ve kullanıcıların doğayla bağ kurmasına yardımcı olan yenilikçi kentsel tasarım uygulamaları olarak öne çıkmaktadır. Özellikle yoğun kent dokusu içerisinde yeşil alan erişilebilirliğini artıran bu uygulamalar, kentsel yaşam kalitesinin iyileştirilmesi ve sürdürülebilir kentlerin oluşturulması açısından önemli bir araç olarak değerlendirilmektedir.</p>



<h1 class="wp-block-heading">CEP PARKI NEDİR ?</h1>



<p class="wp-block-paragraph">Kentsel açık ve yeşil alanlar farklı ölçeklerde planlanmakta olup, cep parkları bu alanlar içerisinde en küçük ölçekli yeşil alan türlerinden biri olarak değerlendirilmektedir. Cep parkları, özellikle yoğun yapılaşmanın hâkim olduğu kentsel alanlarda ortaya çıkan yeşil alan yetersizliğine çözüm sunmak amacıyla geliştirilen kamusal mekânlardır.Cep parkı kavramı, kökenini 1960 yılında New York&#8217;ta oluşturulan Paley Park&#8217;ın alternatif adı olan <strong>&#8220;Vest Pocket Park&#8221;</strong> teriminden almaktadır. &#8220;Vest pocket&#8221; ifadesi, giysilerde bulunan küçük cepleri tanımlamakta olup; küçük, güvenli ve işlevsel alanları ifade etmektedir (Iwashita, 1988).Uluslararası literatürde cep parkları; <strong>&#8220;pocket parks&#8221;, &#8220;vest-pocket parks&#8221;, &#8220;vesty parks&#8221;, &#8220;mini-parks&#8221;</strong> ve <strong>&#8220;parklets&#8221;</strong> gibi farklı terimlerle ifade edilmektedir. Mahalle ölçeğinde hizmet veren bu alanlar, genellikle kullanılmayan veya atıl durumda bulunan boş alanların rekreasyonel amaçlarla yeniden düzenlenmesi sonucunda oluşturulmaktadır. Literatürde cep parklarının büyüklüğünün yaklaşık 230 m² ile 3.000 m² arasında değişebildiği belirtilmektedir (Gold, 1980; Kızıldere, 2009).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ulusal Rekreasyon ve Park Derneği&#8217;ne (NRPA, 2012) göre cep parkları, bir dönümün dörtte birinden daha küçük alanları kapsayan, çoğunlukla konut veya ticari yapılarla çevrili kentsel dokular içerisinde yer alan küçük ölçekli açık mekânlardır. Bu alanlar, kullanıcıların bir araya gelebileceği, dinlenebileceği, sosyalleşebileceği ve açık havada vakit geçirebileceği kamusal yaşam alanları olarak işlev görmektedir. Özellikle yoğun kent merkezlerinde açık ve yeşil alan erişiminin sınırlı olduğu bölgelerde cep parkları, kentsel yaşam kalitesinin artırılmasına, sosyal etkileşimin desteklenmesine ve kent sakinlerinin doğayla olan bağlarının güçlendirilmesine önemli katkılar sağlamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları, kamusal alan kullanımına yönelik tasarlanan ve bireylerin boş zamanlarını değerlendirebildiği, dinlenebildiği, yemek yiyebildiği ve sosyal etkileşim kurabildiği açık mekânlar olarak öne çıkmaktadır. Bu alanlar, özellikle çalışma saatleri içerisinde veya iş çıkışlarında kullanıcıların bir araya gelerek sosyalleşmelerine olanak tanımaktadır. Günümüzde bireylerin, günlük yaşamın yoğun temposundan uzaklaşabilecekleri, fiziksel ve psikolojik açıdan rahatlayabilecekleri, aileleri ve sosyal çevreleriyle kaliteli zaman geçirebilecekleri rekreasyon alanlarına yönelik talepleri giderek artmaktadır (Yazıcı ve Ünsal, 2019).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları; erişilebilirlik, kullanıcı çekiciliği ve çok yönlü işlevsellik gibi özellikleriyle kent yaşamına önemli katkılar sunmaktadır. Bu alanlar, bireylerin dinlenme ve rekreasyon gereksinimlerini karşılamalarının yanı sıra sosyal etkileşimi teşvik etmekte, habitatların korunmasına katkı sağlamakta, ağaç ve bitki örtüsünü desteklemekte ve kentsel mikroklimanın iyileştirilmesine yardımcı olmaktadır. Söz konusu işlevler, bireylerin doğayla daha fazla etkileşim kurmasına olanak sağlayarak yaşam kalitesinin artırılmasında önemli bir rol üstlenmektedir (Temizel ve Erdoğan, 2022).</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentsel cep parkları, çoğunlukla yapısal öğelerin baskın olduğu yoğun yapılaşmış çevreler içerisinde konumlanmakta ve bitkisel tasarım unsurları aracılığıyla mevcut yapı ve binaları tamamlayıcı bir işlev görmektedir (İnak, 2017). Özellikle kentlerde artan yapılaşma sonucunda ortaya çıkan kullanılmayan veya işlevini yitirmiş boşluk alanlar, cep parklarının uygulanabileceği potansiyel mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Aşağıdaki ifade, akademik akışı daha güçlü ve anlamlı olacak şekilde yeniden düzenlenebilir:</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu bağlamda cep parkları, atıl veya işlevini yitirmiş kentsel alanların yeniden değerlendirilerek kamusal kullanıma kazandırılmasını sağlamakta; kentsel çevrenin estetik, ekolojik ve sosyal niteliğini artırırken kent sakinlerine erişilebilir rekreasyon olanakları sunmaktadır. Sınırlı alanlarda yüksek çevresel ve toplumsal fayda üreten bu mekânlar, sürdürülebilir kentsel gelişim hedefleri doğrultusunda önemli bir tasarım aracı olarak öne çıkmaktadır. Dünyanın farklı kentlerinde uygulanan cep parkı örnekleri, bu alanların tasarım yaklaşımları, mekânsal özellikleri ve kullanıcı ihtiyaçlarına yönelik çözümleri açısından dikkat çekici örnekler sunmaktadır. Bu kapsamda, dünyadan seçilen farklı cep parkı örnekleri aşağıdaki görsellerde yer almaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1280" height="960" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/573374.jpg" alt="" class="wp-image-82327" title="Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları 22"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>McGraw Hill Cep Parkı, Newyork, ABD</strong></figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/09085_00U_N22_website-1800x1200-1.jpg" alt="" class="wp-image-82336" title="Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları 23"><figcaption>Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları 25</figcaption></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong><a href="https://www.peyzax.com/greenacre-park/" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/greenacre-park/">Greenacre Parkı</a>, Newyork, ABD</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="675" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/NY_NYC_PaleyPark_byCharlesABirnbaum_2018_004_sig_003.jpg" alt="" class="wp-image-82345" title="Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları 24"><figcaption>Kent İçinde Doğaya Açılan Kapılar: Cep Parkları 26</figcaption></figure>



<p class="has-text-align-center wp-block-paragraph"><strong>Park Paley, Newyork, ABD</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu doğrultuda cep parkları, kullanılmayan veya atıl durumdaki kentsel boşlukların yeniden işlevlendirilmesi yoluyla kentlere ekolojik, estetik ve sosyal değer kazandıran önemli kamusal mekânlar olarak değerlendirilmektedir. Kullanıcıların dinlenme, sosyalleşme ve rekreasyon gereksinimlerine cevap veren bu alanlar, aynı zamanda kentsel yeşil altyapı sisteminin güçlendirilmesine katkı sağlamaktadır. Dünya genelinde farklı tasarım anlayışlarıyla hayata geçirilen cep parkı uygulamaları, küçük ölçekli alanların etkin kullanımına yönelik başarılı örnekler sunmaktadır. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları, kentsel yaşam içerisinde doğal ve samimi mekânlar oluşturarak bireyler arasındaki sosyal etkileşimi destekleyen önemli kamusal alanlardır. Küçük ölçekli kentsel açık alanlar olarak tanımlanan cep parkları, bulundukları çevrede kullanıcılar için davetkâr ve erişilebilir mekânlar sunmaktadır. Bu alanlar içerisinde dinlenme mekânları, çocuk oyun alanları, çok amaçlı etkinlik alanları, oturma birimleri ve yeme-içme işlevlerine yönelik kullanımlar yer alabilmektedir. Özellikle yoğun yapılaşmanın hâkim olduğu kent dokularında binalar arasında kalan atıl veya kullanılmayan boşlukların değerlendirilmesiyle oluşturulan cep parkları, toplumsal etkileşimin güçlendirilmesine, mahalle ölçeğinde sosyal bağların geliştirilmesine ve yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya genelindeki cep parkı uygulamaları incelendiğinde, bu alanların kullanıcı ihtiyaçlarına cevap verebilecek çeşitli tasarım bileşenleri içerdiği görülmektedir. Hareketli ve esnek kullanıma olanak tanıyan kent mobilyaları, çocuk oyun alanları, ağaç ve çalılardan oluşan bitkisel düzenlemeler, oturma ve dinlenme alanları, bisiklet park yerleri ile su öğeleri cep parklarında sıklıkla tercih edilen tasarım unsurları arasında yer almaktadır. Bu bileşenler, kullanıcıların rekreasyonel, sosyal ve estetik gereksinimlerini karşılamanın yanı sıra mekânın işlevselliğini ve çekiciliğini de artırmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde dünyanın birçok kentinde farklı ölçek ve tasarım yaklaşımlarıyla uygulanan cep parkları, sınırlı alanlarda yüksek sosyal ve ekolojik fayda sağlayan başarılı kentsel tasarım örnekleri olarak değerlendirilmektedir. Bu yönüyle cep parkları, sürdürülebilir kentleşme hedefleri doğrultusunda kentsel açık ve yeşil alan sistemlerinin önemli bir bileşeni olarak kabul edilmektedir.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<pre class="wp-block-preformatted has-medium-font-size">Her Cep Parkı kendine özgüdür ve topluluğu, daha geniş çevresi ve<br>yeniden kazandığı alanın karakteri tarafından şekillendirilir. Bu küçük ölçekli müdahaleler, planlamacılara, geliştiricilere ve yerel topluluklara az kullanılan, ihmal edilmiş veya parçalanmış kentsel arazileri canlı ve çok işlevli yeşil alanlara dönüştürme fırsatı sunar. Cep Parkları çok çeşitli çevresel, ekonomik ve sosyal faydalar sağlayabilir. </pre>
</blockquote>



<h1 class="wp-block-heading">Kentsel Yeşil Altyapı Perspektifinden Cep Parkları</h1>



<p class="wp-block-paragraph"><a href="https://www.peyzax.com/yesil-altyapi-sistemleri-ile-verimli-ve-uretken-kentler/" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/yesil-altyapi-sistemleri-ile-verimli-ve-uretken-kentler/">Kentsel yeşil altyapı</a>; parklar, yeşil koridorlar, rekreasyon alanları, kent ormanları, yeşil çatılar, yağmur bahçeleri ve cep parkları gibi doğal ve yarı doğal alanlardan oluşan bütünleşik bir sistem olarak tanımlanmaktadır. Bu sistem, kentlerin ekolojik işlevlerini desteklemenin yanı sıra çevresel, ekonomik ve sosyal faydalar sağlamaktadır. Cep parkları ise kentsel yeşil altyapının küçük ölçekli ancak stratejik bileşenleri arasında yer almaktadır. Cep parklarının bir diğer önemli katkısı, kentsel yeşil altyapı sistemini güçlendirilmesidir. Büyük parklar, yeşil koridorlar ve diğer açık alanlarla bağlantılı olarak planlanan cep parkları, kent içerisindeki ekolojik ağın sürekliliğini desteklemekte ve farklı canlı türleri için yaşam alanları oluşturmaktadır. Bu durum, habitat parçalanmasının azaltılmasına ve kentsel biyolojik çeşitliliğin artırılmasına katkı sağlamaktadır. Dolayısıyla cep parkları, yalnızca rekreasyon alanı değil, aynı zamanda kentlerin ekolojik direncini artıran yeşil altyapı unsurları olarak değerlendirilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle yoğun yapılaşmış kentsel alanlarda yeşil alan yetersizliğinin giderilmesine katkı sağlayan cep parkları, atıl veya kullanılmayan alanların yeniden işlevlendirilmesi yoluyla yeşil altyapı ağının sürekliliğini güçlendirmektedir. Bu alanlar, biyolojik çeşitliliğin desteklenmesi, yağmur suyunun yönetimi, hava kalitesinin iyileştirilmesi, kentsel ısı adası etkisinin azaltılması ve karbon tutulumunun artırılması gibi önemli ekolojik işlevler üstlenmektedir. Bununla birlikte, kent sakinlerine dinlenme, rekreasyon ve sosyalleşme olanakları sunarak yaşam kalitesinin artırılmasına da katkı sağlamaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentsel yeşil altyapı perspektifinden değerlendirildiğinde cep parkları, büyük ölçekli parklar ile diğer açık ve yeşil alanlar arasında bağlantı kurarak yeşil alan ağının bütünlüğünü destekleyen tamamlayıcı mekânlar olarak öne çıkmaktadır. Bu nedenle cep parkları, sınırlı alanlarda yüksek çevresel ve sosyal fayda üreten, sürdürülebilir ve dirençli kentlerin oluşturulmasına katkı sağlayan önemli yeşil altyapı unsurları olarak kabul edilmektedir.</p>



<h1 class="wp-block-heading">Cep Parklarının Tasarım İlkeleri, İşlevleri ve Sürdürülebilirlik Açısından Değerlendirilmesi</h1>



<h2 class="wp-block-heading">Tasarım İlkeleri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları, yoğun yapılaşmanın hâkim olduğu kentsel alanlarda yeşil alan eksikliğini gidermek, kullanılmayan veya işlevini yitirmiş alanları yeniden kamusal kullanıma kazandırmak ve kent sakinlerinin doğayla etkileşimini artırmak amacıyla geliştirilen küçük ölçekli açık ve yeşil alanlardır. Kentsel yeşil altyapının önemli bileşenlerinden biri olarak değerlendirilen bu alanlar, sınırlı büyüklüklerine rağmen ekolojik, sosyal, estetik ve rekreasyonel işlevleri bir arada yerine getirmektedir. Ancak cep parklarının bu işlevleri etkin biçimde yerine getirebilmesi, planlama ve tasarım sürecinde belirli ilkelerin dikkate alınmasına bağlıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parklarının tasarımında öncelikle erişilebilirlik ilkesi ön plana çıkmaktadır. Bu alanların mahalle ölçeğinde hizmet vermesi nedeniyle kullanıcıların günlük yaşam içerisinde kolaylıkla ulaşabilecekleri konumlarda yer alması gerekmektedir. Yaya ulaşım ağlarıyla bütünleşik bir sistem içerisinde planlanması, parkların kullanım yoğunluğunu artıran temel faktörlerden biridir. Bununla birlikte çocuklar, yaşlılar ve engelli bireyler başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin kullanımına olanak sağlayan evrensel tasarım ilkelerinin uygulanması önem taşımaktadır. Engelsiz erişim sağlayan yollar, rampalar ve ergonomik donatı elemanları erişilebilirliğin temel unsurları arasında yer almaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parklarının tasarımında güvenlik ve kullanıcı konforu da önemli kriterlerdir. Kamusal mekânların sürdürülebilir kullanımını sağlayabilmek için kullanıcıların kendilerini güvende hissedebilecekleri mekânlar oluşturulmalıdır. Bu doğrultuda yeterli aydınlatma sistemlerinin kullanılması, açık görüş alanlarının oluşturulması ve kör noktaların azaltılması gerekmektedir. Ayrıca oturma alanları, gölgelendirme elemanları ve iklim koşullarına uygun mekânsal düzenlemeler kullanıcı konforunu artırarak parkların günün farklı saatlerinde kullanılmasına olanak tanımaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kullanıcı odaklı tasarım anlayışı, cep parklarının başarısını belirleyen temel yaklaşımlardan biridir. Cep parkları farklı yaş ve kullanıcı gruplarına hizmet eden kamusal alanlar olduğundan, tasarım sürecinde kullanıcı ihtiyaçlarının detaylı biçimde analiz edilmesi gerekmektedir. Çocuklar için oyun ve keşif alanları, gençler için sosyal etkileşim mekânları, yetişkinler için dinlenme alanları ve yaşlılar için erişilebilir oturma birimleri oluşturulması kullanıcı çeşitliliğini desteklemektedir. Aynı zamanda farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayabilen esnek mekân organizasyonları, cep parklarının işlevselliğini artırmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bitkisel tasarım, cep parklarının ekolojik ve estetik değerini belirleyen en önemli unsurlardan biridir. Literatürde yerel iklim koşullarına uyum sağlayabilen, düşük bakım gereksinimine sahip ve biyolojik çeşitliliği destekleyen bitki türlerinin tercih edilmesi önerilmektedir. Yerel bitki türlerinin kullanımı, hem bakım maliyetlerini azaltmakta hem de bölgesel ekosistemlerin korunmasına katkı sağlamaktadır. Ağaçlar, çalılar ve yer örtücü bitkiler aracılığıyla oluşturulan bitkisel kompozisyonlar, gölgeleme sağlamakta, hava kalitesini iyileştirmekte, karbon depolamakta ve <a href="https://www.peyzax.com/isinan-kentlerde-kentsel-tasarimcilar-ne-yapmali/" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/isinan-kentlerde-kentsel-tasarimcilar-ne-yapmali/">kentsel ısı adası</a> etkisinin azaltılmasına katkıda bulunmaktadır. Ayrıca kuşlar, böcekler ve diğer canlı türleri için habitat oluşturarak kentsel biyolojik çeşitliliği desteklemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parklarının tasarımında sürdürülebilirlik ilkesi çevresel, ekonomik ve sosyal boyutlarıyla ele alınmalıdır. Çevresel sürdürülebilirlik kapsamında geçirgen yüzeylerin kullanılması, yağmur suyunun doğal döngüye kazandırılması, su tasarrufu sağlayan sulama sistemlerinin tercih edilmesi ve yerel bitki türlerinin kullanılması önerilmektedir. Ekonomik sürdürülebilirlik açısından düşük bakım maliyetine sahip bitkisel ve yapısal elemanların tercih edilmesi önem taşırken, sosyal sürdürülebilirlik ise kullanıcıların mekânla aidiyet ilişkisi kurabilmesine bağlıdır. Bu nedenle cep parklarının toplumun farklı kesimlerine hitap eden kapsayıcı mekânlar olarak tasarlanması gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mekânsal organizasyon ve işlevsellik de cep parklarının tasarımında dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar arasında yer almaktadır. Sınırlı alan büyüklüğüne sahip olmaları nedeniyle her bir mekânsal bileşenin etkin şekilde planlanması gerekmektedir. Oturma alanları, yürüyüş yolları, dinlenme noktaları, sanat öğeleri, su elemanları ve küçük etkinlik alanlarının dengeli bir biçimde yerleştirilmesi mekânsal verimliliği artırmaktadır. Bunun yanı sıra kullanıcıların bir araya gelmesini teşvik eden ortak kullanım alanları ve sosyal etkileşim mekânları oluşturularak kamusal yaşam desteklenmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parklarının tasarımında kentsel yeşil altyapı ile bütünleşme ilkesi de büyük önem taşımaktadır. Bu alanlar yalnızca tekil yeşil alanlar olarak değil, kent içerisindeki diğer açık ve yeşil alan sistemleriyle ilişkili bir ağın parçası olarak değerlendirilmelidir. Yeşil koridorlar, yürüyüş yolları, bisiklet güzergâhları ve kent parkları ile bağlantılı olarak planlanan cep parkları, yeşil altyapı ağının sürekliliğini desteklemekte ve ekolojik bağlantılılığı güçlendirmektedir</p>



<h2 class="wp-block-heading">Cep Parklarının İşlevleri</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları, kentsel sistem içerisinde çok yönlü işlevlere sahip mekânlardır. Bu işlevler genel olarak sosyal, rekreasyonel, ekolojik ve estetik boyutlarda değerlendirilmektedir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Sosyal ve Rekreasyonel İşlevler</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları, kent sakinlerinin dinlenme, sosyalleşme ve boş zaman değerlendirme ihtiyaçlarını karşılayan kamusal alanlardır. Mahalle ölçeğinde hizmet veren bu alanlar, farklı yaş gruplarından bireylerin bir araya gelmesine olanak tanıyarak toplumsal etkileşimi güçlendirmektedir. Ayrıca günlük yaşamın yoğun temposundan uzaklaşma fırsatı sunarak bireylerin fiziksel ve psikolojik iyilik hâllerine katkıda bulunmaktadır (Yazıcı ve Ünsal, 2019).</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Ekolojik İşlevler</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları, küçük ölçekli olmalarına rağmen kent ekolojisi açısından önemli işlevler üstlenmektedir. Bitkisel materyal kullanımı sayesinde karbon tutulumuna katkı sağlamakta, hava kirliliğinin azaltılmasına yardımcı olmakta ve kentsel biyolojik çeşitliliği desteklemektedir. Aynı zamanda yağmur suyunun yüzey akışını azaltarak su yönetimine katkıda bulunmakta ve kentsel ısı adası etkisinin hafifletilmesine yardımcı olmaktadır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Estetik ve Mekânsal İşlevler</strong></li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Yoğun yapılaşmanın hâkim olduğu kent dokularında cep parkları, görsel kaliteyi artıran ve mekânsal çeşitlilik sağlayan alanlar olarak öne çıkmaktadır. Özellikle atıl durumdaki boş alanların yeniden işlevlendirilmesiyle oluşturulan bu parklar, çevresel estetiği güçlendirmekte ve kent kimliğine katkı sunmaktadır (İnak, 2017).</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sürdürülebilirlik Açısından Cep Parkları</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Sürdürülebilir kentleşme anlayışı, doğal kaynakların korunmasını, çevresel kalitenin artırılmasını ve kent sakinlerinin yaşam kalitesinin geliştirilmesini amaçlayan bütüncül bir yaklaşımı ifade etmektedir. Bu bağlamda cep parkları, sınırlı büyüklüklerine rağmen çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğe önemli katkılar sağlayan kentsel açık ve yeşil alanlar olarak öne çıkmaktadır. Özellikle yoğun yapılaşmanın hâkim olduğu kent merkezlerinde yeşil alan eksikliğinin giderilmesinde etkili bir araç olarak değerlendirilen cep parkları, kullanılmayan veya atıl durumdaki kentsel alanların yeniden işlevlendirilmesi yoluyla sürdürülebilir arazi kullanımını desteklemektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Cep parkları, çevresel, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla sürdürülebilir kentsel gelişime katkı sağlayan çok işlevli kamusal alanlardır. Kentsel yeşil altyapının tamamlayıcı unsurları olarak değerlendirilen bu alanlar, doğal kaynakların korunması, yaşam kalitesinin artırılması, iklim değişikliğine uyum sağlanması ve kentlerin ekolojik dayanıklılığının güçlendirilmesi açısından önemli bir potansiyel taşımaktadır. Bu nedenle cep parklarının planlama ve tasarım süreçlerinde sürdürülebilirlik ilkelerinin temel bir yaklaşım olarak benimsenmesi gerekmektedir. Kentsel yeşil altyapı sisteminin tamamlayıcı unsurları arasında yer almaktadır. Atıl durumda bulunan veya kullanılmayan küçük kentsel alanların yeniden işlevlendirilmesiyle oluşturulan bu parklar, mevcut arazi kaynaklarının etkin kullanımını sağlamaktadır. Ayrıca geçirgen yüzeylerin kullanılması, yağmur suyunun doğal döngüye kazandırılması, yerel bitki türlerinin tercih edilmesi ve düşük enerji tüketimli donatı elemanlarının kullanılması sürdürülebilir tasarım yaklaşımlarını desteklemektedir. Cep parkları, büyük ölçekli parklar ve diğer yeşil alanlarla bağlantı kurarak kentsel yeşil altyapı ağının sürekliliğine katkıda bulunmakta ve kentlerin iklim değişikliğine karşı dirençliliğini artırmaktadır.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="has-medium-font-size wp-block-paragraph">Avrupa Komisyonu tarafından başlatılan Yeni Avrupa Bauhaus (NEB)5, sürdürülebilirlik, estetik ve kapsayıcılığı bir araya getirerek daha iyi yaşam ortamları oluşturmayı amaçlayan yaratıcı ve politika odaklı bir girişimdir.<br>Sadece çevreye duyarlı değil, aynı zamanda güzel ve herkesin erişebileceği alanları teşvik ederek yeşil geçişi somutlaştırmayı hedefliyor. Cep Parkları bağlamında NEB, temel yeşil müdahalelerin ötesine geçerek yüksek kaliteli, iklime duyarlı ve topluluk odaklı alanlara yönelmeyi teşvik ediyor. Bu, kentsel soğutma, biyoçeşitlilik ve su yönetimi gibi unsurları özenli tasarım ve güçlü yerel kimlikle entegre etmek anlamına geliyor.<br>Ayrıca, toplulukların bu alanların şekillendirilmesinde ve bakımında aktif olarak yer almasını sağlayarak katılımcı süreçleri vurguluyor. Sonuç olarak NEB, Cep Parklarını, dayanıklılık, sosyal eşitlik ve çevresel sürdürülebilirlik gibi daha geniş hedeflere katkıda bulunurken günlük kentsel yaşamı iyileştirebilecek küçük ölçekli ancak güçlü müdahaleler olarak konumlandırıyor.</p>
</blockquote>



<p class="wp-block-paragraph">Sonuç olarak cep parkları;  sınırlı mekânsal büyüklüklerine rağmen kentlerin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğine önemli katkılar sunan kamusal alanlardır. erişilebilirlik, güvenlik, kullanıcı odaklılık, işlevsellik, ekolojik uyum, sürdürülebilirlik ve sosyal etkileşim ilkeleri doğrultusunda planlandığında, kentlerin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliğine önemli katkılar sağlayan çok işlevli kamusal mekânlar hâline gelmektedir. Kentsel yeşil altyapının tamamlayıcı unsurları olarak değerlendirilen cep parkları, yaşam kalitesinin artırılması, doğa-insan etkileşiminin güçlendirilmesi ve daha yaşanabilir kentlerin oluşturulması açısından önemli bir planlama ve tasarım aracı olarak görülmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">KAYNAKÇA</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Şahin Körmeçli, P. &amp; Elitaş, İ. (2023). Yaşanabilir Sokaklar Oluşturmak için Tasarım<br>Önerileri: Cep Parklar ve Parkletler. The Turkish Online Journal of Design Art and<br>Communication, 13 (4), 1107-1122.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Mennatallah Hamdy, Rovena Plaku, &#8220;Pocket Parks: Urban Living Rooms for Urban Regeneration,&#8221; Civil<br>Engineering and Architecture, Vol. 9, No. 3, pp. 747-759, 2021. DOI: 10.13189/cea.2021.090316.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Labuz, R. (2019). <em>Pocket park – A new type of green public space in Kraków (Poland).</em> IOP Conference Series: Materials Science and Engineering, 471, 112018. </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/kent-icinde-dogaya-acilan-kapilar-cep-parklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü</title>
		<link>https://www.peyzax.com/yesil-hafizadan-surdurulebilir-gelecege-parklarin-ekolojik-ve-sosyal-donusumu/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/yesil-hafizadan-surdurulebilir-gelecege-parklarin-ekolojik-ve-sosyal-donusumu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gülser Yanar]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 17 May 2026 09:29:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Peyzaj Mimarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[yeşil mimari]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=79144</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1300" height="731" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Kahverengi-ve-Beyaz-Dokulu-Yatay-Fotograf-Kolaji-Sunum-1.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Kahverengi ve Beyaz Dokulu Yatay Fotoğraf Kolajı (Sunum)" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Kahverengi-ve-Beyaz-Dokulu-Yatay-Fotograf-Kolaji-Sunum-1.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Kahverengi-ve-Beyaz-Dokulu-Yatay-Fotograf-Kolaji-Sunum-1-850x478.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 28"></div>Kent parkları günümüzde rekreasyonel ihtiyaçlarımız&#160;için&#160;kullanımı&#160;ve kentin biyoçeşitliliğine&#160;katkı yapan&#160;bir alan&#160;olarak&#160;görülmekte fakat&#160;kent parkları gerçekten amacına göre ülkemizde kullanımı bulunmakta mı?&#160;&#160;Geçmişten günümüze&#160;kent parklarının&#160;işleyişinin&#160;rolleri ve önemi nelerdir?&#160;Kent&#160;parkları&#160;günümüze kadar&#160;tanımlanmasında ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1300" height="731" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Kahverengi-ve-Beyaz-Dokulu-Yatay-Fotograf-Kolaji-Sunum-1.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Kahverengi ve Beyaz Dokulu Yatay Fotoğraf Kolajı (Sunum)" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Kahverengi-ve-Beyaz-Dokulu-Yatay-Fotograf-Kolaji-Sunum-1.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Kahverengi-ve-Beyaz-Dokulu-Yatay-Fotograf-Kolaji-Sunum-1-850x478.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 40"></div>
<p class="wp-block-paragraph">Kent parkları günümüzde rekreasyonel ihtiyaçlarımız&nbsp;için&nbsp;kullanımı&nbsp;ve kentin biyoçeşitliliğine&nbsp;katkı yapan&nbsp;bir alan&nbsp;olarak&nbsp;görülmekte fakat&nbsp;kent parkları gerçekten amacına göre ülkemizde kullanımı bulunmakta mı?&nbsp;&nbsp;Geçmişten günümüze&nbsp;kent parklarının&nbsp;işleyişinin&nbsp;rolleri ve önemi nelerdir?&nbsp;Kent&nbsp;parkları&nbsp;günümüze kadar&nbsp;tanımlanmasında ve oluşmasındaki&nbsp;önemli&nbsp;etkenler nelerdir?&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kent Parkları-&nbsp;İşlevleri,&nbsp;Rolleri&nbsp;ve Önemi</strong>&nbsp;</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kent parklarının birçok araştırmacı tarafından farklı tanımları olsa da genel anlamında&nbsp;şehirde&nbsp;herkese açık erişilebilir&nbsp;pek çok&nbsp;rekreasyonel imkanlar&nbsp;ile aktif ve pasif eğlence ile dinlenme fırsatları&nbsp;sağlaması, flora ve fauna ile kentin biyoçeşitliliğini sağlayarak&nbsp;kentin yeşil alt yapısını oluşturan&nbsp;sürdürülebilir parklar&nbsp;olarak&nbsp;tanımlayabiliriz.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>Kent Parklarının&nbsp;Tarihi&nbsp;Geçmişi&nbsp;</strong></h3>



<h4 class="wp-block-heading">&nbsp;<strong>İlkçağ Bahçeleri (M.Ö. 3500-476)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">İlkçağlarda yerleşik hayata geçiş ve tarımın gelişmesi ile bahçeler oluşturulmaya başlanmıştır. Yunan ve İran medeniyetleri arasında bitki ve tohum takası bahçe kültürü ve botanik biliminin ilerlemesine katkı sağlamış yerli ve egzotik türlerin bulunduğu ilk botanik bahçesi Yunan döneminde görülmüştür.  İlk halka açık park ise Lukul aracığıyla Roma’da yaptırılmıştır. Bizans döneminde Anadolu’da eski Yunan, Roma ve Asya uluslarından esinlenilen İstanbul’da oluşturulmuş saray bahçeleri en meşhurlarıdır. İlk tıbbi bitkiler bahçesi de bu dönemde görülmüştür. </p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow"><div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="800" height="581" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/ilkcag-bahceleri-24.jpg" alt="" class="wp-image-79520" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 29"><figcaption class="wp-element-caption">Babil&#8217;in Asma Bahçeleri</figcaption></figure>
</div></div>
</div>
</div>
</div>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Orta Çağ Bahçeleri (476-1453)&nbsp;</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Avrupa’da yaşanan savaşlar, iç karışıkların beraberinde&nbsp;kültür,&nbsp;sanat&nbsp;ve siyaset alanındaki&nbsp;büyük değişikler&nbsp;batıda hem de doğuda&nbsp;da&nbsp;önemli ölçüde&nbsp;geçiş ve değişim yaşatmıştır.&nbsp;Avrupa’da uzun&nbsp;yıllar&nbsp;gasp ve yağmanın&nbsp;etkisi&nbsp;sadece&nbsp;bahçıvanlık sebze meyve yetiştiriciliği&nbsp;üzerinde&nbsp;sınırlı kalmış,&nbsp;birden&nbsp;çok İslam ülkesi bahçecilikte&nbsp;ileri seviyede gelişim göstererek&nbsp;Rönesans park ve bahçelerini etkilemiş ve yönlendirmiştir. İslam bahçe sanatı İran, Fenike, Bizans ve İbranilerin etkisiyle hareket ederek&nbsp;biçimlenmiş,&nbsp;ilerleyen zamanlarda&nbsp;Arap ve İslam uygarlığı Japonya’ya kadar uzanmıştır.&nbsp;</p>



<div style="height:0px" aria-hidden="true" class="wp-block-spacer"></div>



<p class="wp-block-paragraph">Anadolu’da Erken Tunç Çağı döneminde İlk <a href="https://www.peyzax.com/turk-bahceleri/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Türk beylikleri</a> avlu ve suyun önemini belirterek ‘Cennet Bahçesi’ ideali ile insan ile doğanın uyumlu ilişki dikkate alınarak bahçe tasarımları oluşturulmuştur. Selçuk sultanlarının saraylarında avlu ve geniş bahçelerle birlikte gülistanlar,av korulukları, has bahçeler açık yeşil alan sistemlerini önemli elemanlarıdır. </p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow"><div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="800" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Bagh-e-Narenjestan-e-Qavam-6-min-1.webp" alt="" class="wp-image-79475" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 30"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Narenjestan-ı Kavam</strong>-İran</figcaption></figure>
</div></div>
</div>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Rönesans Bahçeleri (1450-1600)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">İnsanın birey olarak önem taşımaya başlaması ile açık alan ve meydanlar sosyal amaçlı kullanılmaya başlanmıştır. Perspektif bilgisi ile gelişmeye başlayan Aksiyel geometri anlayışı ile peyzaj düzenlemelerinde etkili olmuş kamusal kent parkı oluşumuna zemin oluşturmaya başlamıştır. Erken <a href="https://www.peyzax.com/ronesans-donemi-bahce-sanati/" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/ronesans-donemi-bahce-sanati/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">Rönesans Bahçeleri</a> (Bagnaia’da bulunan Villa Lante ve Tivoli’de bulunan ‘Villa d’Este’) aynı zamanda gelecekteki Barok stilinin habercisi olmuştur. 14 yy. sonlarında Osmanlılar Rönesans ve Barok bahçe tarzından farklı olarak informal bir düşünce ile bahçe tasarımı yapmışlardır. Topkapı Sarayı Bahçeleri ve Üsküdar Saray Bahçeleri en önemli örneklerdendir. </p>


<div class="uckan-card"><button type="text" aria-label="Kapat"><i class="gi gi-times"></i></button><a class="uckan-card--url" target="_blank" href="https://www.peyzax.com/ronesans-donemi-bahce-sanati/"></a><div class="uckan-card--left"><img loading="lazy" decoding="async" class="geo-related_shortcode" alt="thumbnail" height="90" width="150" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2020/08/ronesans-donemi-bahcesi-villa-deste-640x372.jpg" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 31"></div><div class="uckan-card--right"><div class="type">Önerilen Yazı</div><div class="headline">İtalya&#8217;da Gezilmesi Gereken 5 Rönesans Dönemi Bahçe Sanatı Örneği</div></div></div>


<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1820" height="1000" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/20210324162706-viterbo-villa-lante-bagnaia-shutterstock-1336941755-1-1.webp" alt="" class="wp-image-79557" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 32"><figcaption class="wp-element-caption">Villa&nbsp;Lante-İtalya</figcaption></figure>
</div>
</div>
</div>
</div>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Peyzaj Bahçesi (Doğal Park) (1700-1800)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>&nbsp;</strong>Avrupa’da<strong>&nbsp;</strong>halka açık park kavramından yeni söz edilerek&nbsp;rekreasyonel etkinliklerin gerçekleştiği bu dönemde&nbsp;klasik park stilinden&nbsp;tamamen uzaklaşma olmadan Fransa’daki&nbsp;Petit&nbsp;Trianon&nbsp;parkı gibi bazı doğal parklar oluşturulmuştur.&nbsp;Lale Devri&nbsp;ile kamusal açık alan kavramı&nbsp;gelişmiş&nbsp;halka gezinti alanları&nbsp;olarak&nbsp;sınırı çizilmemiş doğal alan ve mesireler ortaya çıkmış&nbsp;sosyal yaşam alanları olarak gelişim göstermiştir.&nbsp;&nbsp;</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1920" height="960" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/cthomas_garnier_-_drone_trianon_51.jpg.webp" alt="" class="wp-image-79648" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 33"><figcaption class="wp-element-caption">Versay Sarayı-Petit Trianon-Fransa</figcaption></figure>
</div>


<h4 class="wp-block-heading"><strong>&nbsp;Modern (Kamusal) Kent Parkı) (1800-1950)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dönemde doğadan uzaklaşmaya başlanmış kazanç sağlamayan&nbsp;sanat,kültür&nbsp;ve yeşil alanlar işe yaramaz sayılarak bahçeler oyun alanları ve kıyı kasabaları ulaşım için yok edilmiştir. 1850’lerde&nbsp;Haussman&nbsp;Paris için hazırladığı ve kent parkı tasarımını da içinde barındıran çalışmada kafeleri pasajları ve turizm yerlerinin keşfini yeni kent parkı anlayışı olarak dile getirmiştir. 1890’larda&nbsp;Haussmancılığın&nbsp;devamı şeklindeki kentsel planlama yaklaşımına tepki olarak geliştirilen ve yaklaşımların en önemlilerinden biri olan&nbsp;Ebenezer&nbsp;Howard’ın (1850-1928) bahçe kenti&nbsp;yöntemi, şehir&nbsp;ile kırsal alanlarının her ikisinin de üstün özelliklerini barındıran ve sakıncalarını dışlayan ve bu yöntem ile kentlerin büyüklüğünün bilinçli bir şekilde denetim altında tutulmasını önermiştir.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">19 yy’ ın ortalarından itibaren Fransa, İngiltere ve Almanya’da halk parkları oluşturulmuş ve diğer ülkelerde halk parkları oluşturmaya başlamıştır. Halka açık ve herkese hitap eden ilk park tasarımı Liverpool’daki Birkenhead Parkı (1843) olup Frederick Law Olmsted Birkenhead Parkı&#8217;nın sosyal ve ekonomik yönünden esinlenerek New York’taki <a href="https://www.peyzax.com/peyzaj-mimarliginin-dogum-yeri-central-park/" target="_blank" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/ronesans-donemi-bahce-sanati/" rel="noreferrer noopener">Central Park</a>’ı tasarlamıştır. </p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow"><div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="750" height="500" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/Places_Birkenhead-Park_Boathouse_web_vp5ncb-1.jpg" alt="" class="wp-image-79680" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 34"><figcaption class="wp-element-caption">Birkenhead&nbsp;Park-İngiltere</figcaption></figure>
</div></div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph">Bu dönemde ülkemizde parklar ‘Cumhuriyet kenti’ imgesini güçlendirmek amacıyla genellikle ana caddede kent meydanı yakınında yer almıştır. İdeoloji anlamı, mimarı ve kentsel anlamının önüne geçmiştir.&nbsp; ‘Sağlık’ ve ‘gençlik’ niteliklerinin mekânsal olarak ifade eden birçok park, spor tesisi ve halka açık rekreasyon alanları 1930’larda inşa edilmiştir. Atatürk Orman Çiftliği, Çubuk Barajı bu dönemi yansıtan önemli kamu alan örnekleridir. Aynı şekilde İzmir&nbsp;Kültürpark, Balıkesir&nbsp;Kültür Parkı yine bu dönemde&nbsp;ard&nbsp;arda yapılan önemli kent parkı örnekleridir.&nbsp;</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow"><div class="wp-block-image is-style-default">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="756" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/ahanka079-1-jpg-1200-920-false-2.jpg" alt="" class="wp-image-79602" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 35"><figcaption class="wp-element-caption">Atatürk Orman Çiftliği</figcaption></figure>
</div></div>
</div>
</div>
</div>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Postmodern&nbsp;Kent Parkı (1950-1987)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Endüstri devrimi ve savaşlar sonrası zarar görmüş kentlerde dönüşüm projeleri önemli bir yer tutmaktadır. Ömürlerini yitiren endüstriyel alanların işlevsiz kalması, görüntü kirliliği ve güvenlik sorunlarına yol açmıştır. Bu alanlar, peyzajın iyileştirme dönüştürme değişimini vurgulayarak yeni işlevlerle yeniden canlandırılmıştır.&nbsp;Gas&nbsp;Works Park en önemli örneklerinden biridir.&nbsp;Cumhuriyetin ilk yıllarında yapılan küçük parkların çoğu yeni imar planlarını uygulanmasıyla sirkülasyonun (Ulaşım ağlarının) sağlanması için kaldırılmış ya da bölünerek rekreasyonel özellik ve işlevini yitirmişlerdir.&nbsp;</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow"><div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="976" height="652" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/indir.webp" alt="" class="wp-image-79611" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 36"><figcaption class="wp-element-caption">Gas Works Park-Washington<br><br></figcaption></figure>
</div></div>
</div>



<h4 class="wp-block-heading"><strong>Sürdürülebilir Kent Parkı (1987- 2015)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">Dünya’da çevre sorunlarının öneminin vurgulandığı, sürdürülebilirlik kavramının damgasını vurduğu yıllardır.&nbsp;1987 yılında sürdürülebilirlik kavramı ilk kez&nbsp;‘Dünya Çevre ve Kalkınma Komisyonu’nun ‘Ortak Geleceğimiz Raporu’nda gündeme gelmiştir.&nbsp;Bu dönemde&nbsp;ayrıca&nbsp;kentsel tasarım yaklaşımı olan&nbsp;çevre, insan ve kentin birbirleri ile&nbsp;etkileşim içerisinde olduğu&nbsp;eko-kent (ecocity) (1987)&nbsp;kavramı ile&nbsp;kentleşme sonucu oluşan ağır sonuçlara cevap arayışına bağlı olarak peyzaj şehirciliği kavramı ortaya çıkmıştır.&nbsp;Kent parkı tasarımlarında <a href="https://www.peyzax.com/kentler-neden-uretmiyor-kentsel-tarim-bir-cozum-mu/" target="_blank" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/kentler-neden-uretmiyor-kentsel-tarim-bir-cozum-mu/" rel="noreferrer noopener">kentsel&nbsp;tarım</a> yaklaşımına geçilerek kendini besleyen yaşam alanları,&nbsp;düşüncesiyle ortaya çıkmıştır.&nbsp;Baix&nbsp;Llobregat&nbsp;Tarım Parkı (1998) Barselona Metropol Bölgesi&#8217;nde kurulan&nbsp;ilk kentsel tarım örneklerindendir.&nbsp;İyileştirme,&nbsp;dönüştürme esneklik, gibi unsurların park tasarımına temel ilke haline gelmiştir.&nbsp;<a href="https://www.peyzax.com/duisburg-nord-park-post-endustriyel-peyzaj-ornegi/" target="_blank" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/duisburg-nord-park-post-endustriyel-peyzaj-ornegi/" rel="noreferrer noopener">Duisburg&nbsp;Nord&nbsp;</a>(1994)<a href="https://www.peyzax.com/sehir-coplugunden-dev-kent-parkina-fresh-kills/" target="_blank" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/sehir-coplugunden-dev-kent-parkina-fresh-kills/" rel="noreferrer noopener">&nbsp;Fresh&nbsp;Kills&nbsp;Park</a> (2008-..) önemli örneklerin sadece birkaçıdır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizde Haliç Kıyıları Dönüşüm Projesi, Sümerbank Merinos Yünlü Sanayi Dokuma Fabrikası’nın kamusal rekreasyon alanına dönüştürülmesi ile Seka Park örnekleri iyileştirme, dönüştürme, esneklik unsurlarına örnek parklar olarak verilebilir. </p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow"><div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="797" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/642c58ef274aee043be7aa565b55b6b3.webp" alt="" class="wp-image-79621" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 37"><figcaption class="wp-element-caption">Duisburg Nord Peyzaj Parkı-Almanya</figcaption></figure>
</div></div>
</div>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Gri altyapı yaklaşımı yerine yeşil altyapı tasarımına geçilmiş doğa tabanlı tasarım ile teknoloji de buluşturularak teknolojinin sürdürülebilirlik için etkin bir araç olarak öne çıkmıştır. Sulak alan çalışmaları da bu dönemde öne çıkmış ‘Sünger Şehirler’ ve ‘Geçirgen Şehirler’ kavramı su havzalarının korunması, su kalitesinin iyileştirilmesi ve su hasadı konularına yoğunlaşmış suyun farklı ve doğal tasarımlarla absorbe edilmesini amaçlamıştır. Shangai şehrindeki Houtan Parkı ile New York’ta Staten Adası’nda bulunan Living Breakwaters projesi bu tanımlara örnek projelerdendir. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Türkiye’de&nbsp;bu dönemde 24 Mayıs 2004 tarihinde Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS)’ne taraf olmasıyla başlamıştır. Türkiye’nin İklim Değişikliği Uyum Stratejisi ve Eylem Planı (2011-2023) yayınlanmıştır.&nbsp;Sürdürülebilirlik kavramına ilişkin, hedefler önlemler ve planlar açıklanmıştır.&nbsp;</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1048" height="700" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/d17e37be64a98fe701ef620118b01dc5.jpg" alt="" class="wp-image-79630" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 38"><figcaption class="wp-element-caption">Houtan Park-Çin</figcaption></figure>
</div>


<h4 class="wp-block-heading"><strong>İklim Pozitif Parklar (2015-Günümüz)</strong></h4>



<p class="wp-block-paragraph">İklim değişikliği ile mücadele kentlerin önemli sorunu haline gelmiş&nbsp;doğa tabanlı yaklaşımlara ulaşılmasındaki önem sürekli vurgulanmıştır. Sürdürülebilir parklar&nbsp;bu dönemde&nbsp;‘İklim Pozitif Parkları’ olarak kentsel ölçekte problem çözen&nbsp;bir yöntem&nbsp;konumunu almıştır.&nbsp;Mangrove&nbsp;Sanya&nbsp;Parkı,&nbsp;Chulalongkorn&nbsp;Yüzüncü Yıl Parkı (Thailand&nbsp;2017) ve&nbsp;Airline&nbsp;Highway&nbsp;Park&nbsp;önemli&nbsp;iklim&nbsp;pozitif&nbsp;park örneklerindendir.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="933" height="700" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/05/6b5c68e306ef233b9f92a1b0e345f0de.jpg" alt="" class="wp-image-79639" title="Yeşil Hafızadan Sürdürülebilir Geleceğe Parkların Ekolojik ve Sosyal Dönüşümü 39"><figcaption class="wp-element-caption">Sanya Mangrov Park-Çin</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde son dönemlerde artan seller, tsunamiler,&nbsp;fırtınalar ve şiddetli sağanaklar Akıllı şehirler kavramını ortaya atmış&nbsp;yapay&nbsp;zeka,&nbsp;5G, hava olaylarının takibi ve uyarı&nbsp;sistemlerinin devreye sokması&nbsp;için&nbsp;&nbsp;SCADA&nbsp;sistemleri, şehirlerdeki sünger alanlara suları yönlendirmek için gerekli düzeneklerin devreye girmesi (Eşbah&nbsp;Tunçay, 2021) gibi&nbsp;sürdürülebilir uygulamalar öne çıkmaktadır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ülkemizde iklim değişikliği 29 Ekim 2021’de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın ismi; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı olarak değiştirilmiş 26. Taraflar Konferansı (COP26) sonrası Konya ilinde düzenlenen Türkiye’nin ilk İklim Şurası (Şubat 2022) gerçekleştirilmiş, Kasım 2022’de Cop 27 zirvesine de katılan Türkiye’nin henüz taslak halinde olan iklim kanununun iklim değişikliğiyle mücadelesinde çok daha etkin adımlar atmada önem arz ettiği belirtilmiştir.&nbsp;Ülkemizde&nbsp;İstanbul Tuzla&nbsp;Kamil&nbsp;Abduş&nbsp;Gölü sulak alan projesi&nbsp;İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından&nbsp;2021 yılında&nbsp;hayata geçirilmeye başlanan&nbsp;<a href="https://kentyasam.com.tr/wp/2022/12/26/sunger-kent-izmir-projesi-kurakliga-cozum-arayisinda-bir-ilk-olacak/" data-type="link" data-id="https://kentyasam.com.tr/wp/2022/12/26/sunger-kent-izmir-projesi-kurakliga-cozum-arayisinda-bir-ilk-olacak/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">SüngerKent&nbsp;İzmir</a>&nbsp;iklim değişikliği ile ilgili atılan önemli projelerdendir.&nbsp;</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kent Parkı Anlayışı Değişti Ama Ne Kadar Gelişti?</strong> </h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kent parkı&nbsp;geçmişte özel&nbsp;saray&nbsp;bahçelerinde&nbsp;ve savaşın etkisiyle tarım amaçlı&nbsp;kullanılmış ilerleyen dönemlerde halk için kent&nbsp;parkı dahilinde bahçeler oluşturulmuştur. Sanayi devrimi ve savaşların etkisinin olduğu dönemde halk ikinci plana atılarak&nbsp;bahçeler ekonomik amaçlı kentte tarım anlayışı sürdürülmüş ilerleyen dönemlerde kent tarımı&nbsp;halk için sürdürülebilir kavramı çerçevesinde geri kazandırılmıştır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">1987-2015 yılları&nbsp;Ülkemizde ve Avrupa’da&nbsp;geçmişten&nbsp;günümüze baktığımızda geliştirilmeye dair&nbsp;çalışmalar yapılmıştır.&nbsp;Bir dönem ikinci plana atılan halkın aslında ilk planda olmasının anlaşılmasıyla uzun yıllar halk dahil edilerek projeler yapılsa da özellikle son yıllarda savaş ve başka etkenler sebebiyle sürdürülebilirlik&nbsp;ve kent parkı anlayışının üzerinde çalışmalar yapılmasına&nbsp;rağmen&nbsp;yeterli olmadığı ve rekreasyonel olarak ihtiyacı karşılamadığı anlaşılmaktadır.&nbsp;</p>



<h3 class="wp-block-heading"><strong>KAYNAKLAR</strong>&nbsp;</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>H. Özdemir Şahin ve H.&nbsp;Eşbah&nbsp;Tunçay, “Kent parklarının tarihi süreç içerisindeki rolleri ve sürdürülebilir kent parkları,”&nbsp;<em>Türkiye Peyzaj Araştırmaları Dergisi</em>, c. 6,&nbsp;sy. 2,&nbsp;ss. 137-155, 2023&nbsp;</li>



<li>Özdemir Şahin, H. (2024).&nbsp;<em>Sürdürülebilir kent parkları için yönetim stratejileri</em>&nbsp;[Doktora tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi]. Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi.&nbsp;</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/yesil-hafizadan-surdurulebilir-gelecege-parklarin-ekolojik-ve-sosyal-donusumu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#8216;Prompt&#8217; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği</title>
		<link>https://www.peyzax.com/peyzaj-mimarliginda-yapay-zeka-devrimi-prompt-muhendisligi-ve-meslegin-gelecegi/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/peyzaj-mimarliginda-yapay-zeka-devrimi-prompt-muhendisligi-ve-meslegin-gelecegi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[İdil Eremen]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 16 May 2026 08:49:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Peyzaj Mimarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[EDİTÖRÜN SEÇTİKLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Köşe Yazıları]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım Trendleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dijital Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[peyzaj mimarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[Prompt Mühendisliği]]></category>
		<category><![CDATA[tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Yapay Zeka]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=77443</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1300" height="708" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/kapak-gorseli.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kapak görseli" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/kapak-gorseli.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/kapak-gorseli-850x463.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 41"></div>Peyzaj mimarlığı; doğayı, mühendisliği ve sanatı bir araya getiren karmaşık bir meslek. Eskiden günlerce süren pafta boyamaları, yerini bilgisayar destekli çizimlere (CAD) bırakmıştı. Şimdi ise&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1300" height="708" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/kapak-gorseli.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="kapak görseli" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/kapak-gorseli.jpg 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/kapak-gorseli-850x463.jpg 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 54"></div>
<p class="wp-block-paragraph">Peyzaj mimarlığı; doğayı, mühendisliği ve sanatı bir araya getiren karmaşık bir meslek. Eskiden günlerce süren pafta boyamaları, yerini bilgisayar destekli çizimlere (CAD) bırakmıştı. Şimdi ise yepyeni bir dönüm noktasındayız: <strong>Yapay zeka devrimi</strong>. Artık sadece birkaç kelime yazarak saniyeler içinde büyüleyici, fotogerçekçi mekanlar yaratabiliyoruz. Peki, bu sistemlerden gerçekten uygulanabilir, bizim çizimlerimize sadık projeler almak sadece birkaç kelime yazmak kadar kolay mı? Cevap <strong>hayır</strong>. Kusursuz konseptlerin sırrı, yapay zekayla doğru konuşma sanatı olan <strong>&#8216;Prompt&#8217; (İstem) Mühendisliğinde</strong> yatıyor.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yapay Zeka Mekanı Nasıl Algılar?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zeka araçları milyarlarca fotoğrafı inceleyerek görselliği öğrenir. Siz ona &#8220;modern bir park&#8221; dediğinizde, hafızasındaki en güzel park görüntülerini harmanlar. Ancak unutmamamız gereken çok önemli bir şey var: Yapay zeka yerçekimini, iklimi veya üç boyutlu mekanı bilmez. Gölgede asla yaşamayacak bir bitkiyi, sırf görsel olarak oraya yakıştırdığı için güneşin kavurduğu bir meydana yerleştirebilir. Bu yüzden ipleri tamamen ona bırakamayız. Tam bu noktada, mesleki tecrübemizi devreye sokarak yapay zekayı <strong>&#8216;doğru&#8217; </strong>yönlendirmeyi öğrenmemiz gerekiyor. Bu dijital devrime ayak uydurup yapay zeka ile entegre çalışmak, tasarım sürecinde bize satın alınamayacak değerde bir vakit kazandırıyor. Yeniliklere adapte olup bu muazzam imkanları mesleki vizyonumuzla harmanladığımızda ise, kusursuza yakın sonuçlar elde etmemiz kaçınılmaz oluyor.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1024" height="558" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/gorsel-2.jpg" alt="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka" class="wp-image-77465" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 42"><figcaption>Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: 'Prompt' Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 48</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Görsel Notu:</strong><em> Yapay zekanın mekansal ve ekolojik kurallardan habersiz olduğunu gösteren tipik bir &#8220;halüsinasyon&#8221; örneği. İki uydulu bir gökyüzü altında; yaprak yerine geometrik küpler taşıyan bir ağaç ve suyun üzerinde yüzen agavlar&#8230; Algoritma renkleri, ışığı ve kompozisyonu kusursuz harmanlamayı bilse de; yerçekimi, bitki fizyolojisi veya iklim gibi fiziksel gerçeklikleri anlamadığı için kontrol edilmediğinde böyle mantık dışı, imkansız peyzajlar üret</em>ebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tasarımcının Kabusu: Kontrol Eksikliği</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bugün herkesin bildiği popüler görsel üretme araçlarının (örneğin Midjourney) peyzaj mimarları için büyük bir dezavantajı vardır: <strong><em>Mekansal kontrol eksikliği</em>.</strong> Bu programlar inanılmaz estetik, adeta profesyonel bir fotoğraf stüdyosundan çıkmış gibi görseller üretir. Ancak ona &#8220;ortasında dairesel havuz olan bir meydan&#8221; derseniz, o havuzu sizin AutoCAD&#8217;de milim milim hesaplayıp çizdiğiniz yere değil, kafasına esen, estetik bulduğu herhangi bir yere koyar. Yani tasarımınıza sadık kalmaz, mekanı kendi uydurur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çizgilerimize Sadık Kalan Sistemler</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İşte tam bu noktada, tasarımı bilgisayarın elinden alıp tekrar mimara veren daha profesyonel yapay zeka sistemleri (Stable Diffusion gibi teknik altyapılar) devreye giriyor. Bu sistemler yapay zekaya adeta <em>&#8220;Benim teknik çizimlerimin dışına çıkma&#8221;</em> deme imkanı sunar:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Çizgi ve Sınır Kontrolü:</strong> Yapay zeka, doğrudan AutoCAD veya benzeri bir programdan aldığınız iki boyutlu vaziyet planınızı okur. Yürüyüş yollarınız, otopark sınırlarınız veya sert zeminleriniz bir milimetre bile sapmadan gerçekçi bir dokuya bürünür.</li>



<li><strong>Derinlik ve Eğim Kontrolü:</strong> Sadece iki boyutlu çizgileri değil, SketchUp gibi programlarda oluşturduğunuz arazinin kot farklarını ve eğimini de algılar. Bu sayede yapay zeka üç boyutlu düşünmeye başlar; hangi bitkinin ön planda, hangisinin arka planda kalacağını doğru kurgulayarak peyzaj hiyerarşisini korur.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="2560" height="1396" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/peyzaj-mimarliginda-yapay-zeka-devrimi-164db0x.png" alt="" class="wp-image-77474" style="aspect-ratio:1.8338795767393952" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 43"><figcaption>Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: 'Prompt' Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 49</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="708" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Adsiz-tasarim-3-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-77483" style="aspect-ratio:1.8362008344662697" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 44"><figcaption>Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: 'Prompt' Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 50</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="708" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Adsiz-tasarim-1-1-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-77492" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 45"><figcaption>Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: 'Prompt' Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 51</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Görsel Notu:</strong> <em>Yazıda bahsettiğimiz &#8220;Çizgi ve Sınır Kontrolü&#8221;nün somut bir kanıtı. Siyah-beyaz teknik bir vaziyet planı yapay zeka tarafından okunuyor ve mimarın belirlediği otopark sınırları, bitki tarhları veya havuz formu bir milimetre bile kaydırılmadan saniyeler içinde gündüz ve gece dokusuna kavuşuyor. Sistem mekanı kendi kafasına göre uydurmak yerine, tamamen tasarımcının çizgilerine sadık kalarak projeye sadece ışık, malzeme ve atmosfer katıyor.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Bitkisel Tasarımda En Büyük Tehlike: &#8216;Halüsinasyonlar&#8217;</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zekanın saniyeler içinde devasa bitki kütüphanelerini taraması harikadır ama iş görselleştirmeye geldiğinde büyük bir risk başlar. Yapay zeka bazen eksik bilgiyi tamamlamak için doğada hiç var olmayan, tamamen uydurma ama çok inandırıcı &#8220;mutant&#8221; bitkiler çizer. Müşterilerin sosyal medyada gördükleri bu uydurma bitkileri kendi bahçelerinde istemesi ise mesleki bir krize dönüşebilir. Bu yüzden üretilen her görsel, ekolojik bilgisi olan bir tasarımcının <strong>&#8220;insan filtresinden&#8221;</strong> geçmek zorundadır. </p>



<h2 class="wp-block-heading">Etik ve Sürdürülebilirlik Paradoksu</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu teknolojik hızın ironik bir bedeli var. Biz peyzaj mimarlarının amacı doğayı onarmak ve karbon ayak izini azaltmaktır. Oysa yapay zeka saniyeler içinde o muazzam görselleri üretirken, arka planda çalışan devasa sunucular inanılmaz bir elektrik ve su tüketir. Yani &#8220;ekolojik bir park&#8221; tasarlamak için klavyede bastığımız her tuş, aslında karbon salınımını artırmaktadır. Bu teknolojiyi kullanırken sağladığı fayda ile doğaya maliyeti arasındaki dengeyi unutmamamız gerekir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="709" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Adsiz-tasarim-2-2-scaled.jpg" alt="Sürdürülebilirlik Paradoksu" class="wp-image-77510" style="aspect-ratio:1.8333512371540086" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 46"><figcaption>Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: 'Prompt' Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 52</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Görsel Notu:</strong> <em>Yazıda bahsettiğimiz o ironik bedelin çarpıcı bir yansıması: <strong>Sürdürülebilirlik Paradoksu</strong>. Sol tarafta peyzaj mimarları olarak hedeflediğimiz o yemyeşil, doğayı onaran ekolojik tasarımlar yer alırken; sağ tarafta sadece bu &#8220;yeşil&#8221; görseli saniyeler içinde üretebilmek için devasa elektrik tüketip karbon salınımı yapan yapay zeka sunucuları görülüyor. Ekolojik bir tasarım yapmak için klavyeye bastığımız her tuşun, arka planda doğaya ödettiği gizli maliyetin açık bir kanıtı.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yapay Zeka Mesleğimizi Elimizden Alacak Mı?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph" id="p-rc_3b6972a1befd5739-56">Sektörde en çok fısıldanan o korkutucu soruya gelelim: <strong>&#8220;Yapay zeka yerimizi mi alacak?&#8221; </strong>Aslında cevabı çok net: Hayır, yapay zeka tek başına bir peyzaj mimarının yerini almayacak; ancak <em>yapay zekayı iyi kullanan bir peyzaj mimarı</em>, kullanmayanların yerini alacak. Elbette sistemin veri analizi, ilk konsept paftaları veya render üretimi gibi işleri saniyeler içinde halletmesi, sektördeki stajyer ve asistan pozisyonlarını, yani mesleğin &#8220;çıraklık dönemini&#8221; ortadan kaldırma potansiyeli taşıdığı için korkutucu görünebilir. Ancak unutmayalım ki bir makine ne kadar gelişirse gelişsin, asla insanlığa özgü yaratıcı dehayı veya o mekana duyulan ekolojik empatiyi hissedemez. </p>



<p class="is-style-alert-2 wp-block-paragraph" id="p-rc_3b6972a1befd5739-56"><strong><em>Gelecek, tasarım tekelini makineye devredenlerin değil; bu teknolojiyi güçlü bir dijital asistan gibi konumlandırarak kendi vizyonunu bambaşka bir seviyeye taşıyan çok yönlü tasarımcıların olacaktır.</em></strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="708" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Adsiz-tasarim-3-1-scaled.jpg" alt="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği" class="wp-image-77519" title="Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: &#039;Prompt&#039; Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 47"><figcaption>Peyzaj Mimarlığında Yapay Zeka Devrimi: 'Prompt' Mühendisliği ve Mesleğin Geleceği 53</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph"><em><strong>Görsel Notu:</strong> <em>Tasarımcı ve &#8216;dijital asistan&#8217; arasındaki ideal denge. Bir yanda mesleki tecrübe ve ekolojik empatiyle kağıda dökülen ana kararlar, diğer yanda bu vizyonu saniyeler içinde üç boyutlu bir gerçekliğe taşıyan yapay zeka. <strong>Kalemi tutan her zaman biziz; o sadece çizgilerimizi canlandıran sadık bir araç.</strong></em></em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Yapay zeka hiçbir zaman doğanın kendisini veya bir peyzaj mimarının o mekana duyduğu ekolojik empatiyi taklit edemeyecek. Ancak bu teknoloji, tasarım sürecimizin bir &#8220;tehdidi&#8221; değil, yeni nesil bir &#8220;enstrümanı&#8221;dır. Bu enstrümanı doğru çalmanın yolu ise <strong>Prompt Mühendisliği </strong>becerisinde yatıyor. Ne istediğimizi bilerek, AutoCAD çizgilerimizi ve SketchUp modellerimizi algoritmaya doğru &#8216;istemlerle&#8217; entegre ettiğimizde; yapay zeka iklim krizine dirençli ve görsel anlamda çarpıcı peyzaj alanları kurgulamamızda en güçlü asistanımıza dönüşüyor.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Unutmayalım ki; yapay zeka sadece bir ayna, yansıttığı şey ise bizim mesleki birikimimiz ve vizyonumuzdur. Promptlarımızı sadece estetik bir görsel almak için değil, mühendislik verilerimizi ve ekolojik hassasiyetlerimizi dijital dünyaya tercüme etmek için kullandığımızda; mesleğimizin geleceğini kendi ellerimizle şekillendirmeye devam edeceğiz.</p>



<p class="is-style-alert-2 wp-block-paragraph"><strong>Siz bu teknolojik dönüşüm hakkında ne düşünüyorsunuz? Proje süreçlerinizde yapay zekanın tasarımınızı ele geçirmesinden korkuyor musunuz, yoksa onu kontrol etmenin yollarını aramaya başladınız mı?</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kaynakça</strong></h2>



<ul class="wp-block-list">
<li><a href="https://sekizgenacademy.com/journals/index.php/ecopers/tr/article/view/313" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">Yapay Zeka ve Peyzaj Mimarlığı</a>: Geleceğin Estetik ve Sürdürülebilir Dokusu, Sekizgen Academy.</li>



<li>Midjourney Prompt Formula for Stunning Architecture Renders, Landscape Architecture Store.</li>



<li>ControlNet: The Breakthrough That Finally Gave Generative Models Spatial Control, Medium.</li>



<li>Practical Effectiveness of Large Language Models in Assisting Landscape Architects in Plant Selection, Digital Commons @USU.</li>



<li>How Climate TRACE Guards Against the AI &#8220;Hallucination Problem&#8221;, Climate TRACE.</li>



<li>ARTIFICIAL INTELLIGENCE (2025) Policy Statement, The American Society of Landscape Architects (ASLA).</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph"></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/peyzaj-mimarliginda-yapay-zeka-devrimi-prompt-muhendisligi-ve-meslegin-gelecegi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kurakçıl Peyzajda Yapılan 5 Temel Hata</title>
		<link>https://www.peyzax.com/kurakcil-peyzajda-yapilan-5-temel-hata/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/kurakcil-peyzajda-yapilan-5-temel-hata/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özge İNAL]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 15 May 2026 14:02:09 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[Çevre Koruma]]></category>
		<category><![CDATA[İklim Değişikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Tasarım Trendleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=77400</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="667" height="1000" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/a3468b9c3f7af93bae37c3c5aee78c64.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="a3468b9c3f7af93bae37c3c5aee78c64" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" title="Kurakçıl Peyzajda Yapılan 5 Temel Hata 55"></div>Kurakçıl peyzaj son yıllarda giderek daha fazla gündeme gelse de, uygulamada bazı kafa karışıklıkları olabiliyor.&#160; Çoğu zaman “az su isteyen bitkiler ve bol taş” olarak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="667" height="1000" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/a3468b9c3f7af93bae37c3c5aee78c64.jpg" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="a3468b9c3f7af93bae37c3c5aee78c64" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" title="Kurakçıl Peyzajda Yapılan 5 Temel Hata 60"></div>
<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Kurakçıl peyzaj son yıllarda giderek daha fazla gündeme gelse de, uygulamada bazı kafa karışıklıkları olabiliyor.&nbsp; Çoğu zaman “az su isteyen bitkiler ve bol taş” olarak yorumlanan bu yaklaşım için aslında bu ifadeler yeterli değildir. Çok daha bütüncül ve artık ‘tasarım ilkesi’ olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelmiş bir peyzaj düzenleme yöntemidir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Doğru uygulanmadığında ise hem estetik hem de ekolojik açıdan beklenen faydayı sağlamaz. Bu yazıda, kurakçıl peyzaj uygulamalarında en sık yapılan beş temel hatayı ve bu hataların nasıl önlenebileceğini ele alıyorum.</p>



<h2 class="wp-block-heading">1. <strong>Taşı Fazla Kullanmak</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kurakçıl peyzajda çim alanların mümkün olduğunca az kullanılıp organik veya inorganik <a href="https://www.peyzax.com/malc-nedir-malclama-nasil-yapilir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">malçlar</a> ile düzenlemeler yapmak esastır. Ancak inorganik malç malzemesi olarak dekoratif taşların (dolomit taş, granit taş, kuvars taşı vb.) fazla kullanılması taşların ışığı yansıtmasından kaynaklı olarak bitki kökleri etrafındaki sıcaklığı arttırarak bitkilerin kavrulmasına sebep olabilmektedir. Bundan kaçınmak için bitki diplerine organik malç kullanmak daha iyi bir çözüm olacaktır. Ayrıca dekoratif taşların altına yanlış örtü serilmesi (plastik örtüler) yine taşın çok yoğun kullanıldığı bahçelerde toprağın yapısının bozulmasına, organik maddece zayıflamasına ve hava almamasına sebep olabilir. Bu sebeplerden dolayı kurakçıl peyzaj düzenlemelerinde çim alanı azaltmak uğruna yarardan çok zararı olacak ölçeklerde taş kullanmamaya dikkat etmek gerekir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Çim alanları azaltmak için çime alternatif olarak kullanılacak 9 yer örtücü bitkisine bu <a href="https://www.peyzax.com/cim-alternatifi-yer-ortucu-bitkiler/" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/cim-alternatifi-yer-ortucu-bitkiler/">link</a>ten ulaşabilirsiniz.&nbsp;</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="889" height="720" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/72bcd925622cdac4441a613532e6068c.jpg" alt="kurakçıl peyzaj" class="wp-image-77401" title="Kurakçıl Peyzajda Yapılan 5 Temel Hata 56"><figcaption>Kurakçıl Peyzajda Yapılan 5 Temel Hata 58</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">2. Yanlış Bitki Seçimi &amp; Yerli Bitki Kullanmamak</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kurakçıl peyzaj düzenlemelerinde su tüketimi ve bakım ihtiyacı az bitkiler kullanmak esastır. Su ihtiyacı az olan bitkilerin kullanıldığı bahçelerde önemli ölçüde sudan tasarruf yapılmaktadır. Ancak bir bölgede kurakçıl sayılan bir bitki dünyadaki her bölgede kurakçıl sayılır mı? Ya da şöyle soralım: <strong>Bir bölgede kurakçıl sayılan bir bitki kendisine uygun olmayan bir mikro iklime dikildiğinde hala sürdürülebilir bir bitki midir?</strong></p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Cevap ne yazık ki hayır. </strong>Bir bitki mikro iklim şartlarına uygun olmayan bir bölgeye dikildiğinde adapte olabilmek için ekstra özen ve bakım gerektirecektir. İlk dikildiğinde uyum sağlayabilmesi için daha fazla sulama, daha fazla ilave besin, daha fazla kimyasal ilaçlama gerekebilir. <strong>Bu sebeple bitkiler seçilirken dikileceği alanın iklim şartları, toprak yapısı dikkate alınarak hem az su isteyen hem de o bölgede zaten doğal olarak yaşamaya uygun olacak şekilde seçilmelidir. En önemli anahtar yerel ve adaptasyonu yüksek bitkiler seçmektir. </strong>Ayrıca ithal bitkiler geldiği bölgelerden zararlı böcek ve hastalıkları da gittiği ülkeye taşıyıp yeni geldiği yerde yayılabilir. <strong>Bu sebeple farklı bir ülkede yapılan kurakçıl peyzaj düzenlemelerini kopyalamak yerine ülkemizde doğal olarak yetişebilen ve az su isteyen <a href="https://www.peyzax.com/kurakcil-peyzaj-ve-kurakliga-dayanikli-bitkiler/" data-type="link" data-id="https://www.peyzax.com/kurakcil-peyzaj-ve-kurakliga-dayanikli-bitkiler/">bitki türlerine</a> yönelmeliyiz.</strong></p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1080" height="720" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/8adb877b61bcc27165f0390b9edc682e.jpg" alt="" class="wp-image-77419" style="aspect-ratio:1.5000585960389077" title="Kurakçıl Peyzajda Yapılan 5 Temel Hata 57"><figcaption>Kurakçıl Peyzajda Yapılan 5 Temel Hata 59</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading">3. Sulama Sistemi Hataları</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kurakçıl peyzaj az su isteyen bitkilerle minimum su harcanması hedeflenen bahçelerdir. Ancak bazen nasılsa su ihtiyacı az olan bitkiler kullanıldı diye düşünülerek sulama sistemi özensiz ya da dikkatsiz yapılmaktadır.&nbsp;</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bahçelerde olduğu gibi sulama sistemi kurulurken bitkilerin su ihtiyaç derecelerine göre zonlamalar yapılır. Kurakçıl peyzajda her ne kadar zaten çoğunlukla az su isteyen bitkiler kullanılsa bile bu bitkiler arasında da bir derecelendirme yapıp tasarım aşamasında bitkileri ona göre yerleştirmek gereklidir. Benzer su ihtiyacı olan bitkilerle oluşturulan bitki adaları veya zonları aralarında derecelendirilip sulama sistemi ona göre planlanmalıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca bahçe her ne kadar kurakçıl peyzaj anlayışıyla yapılsa da yeni oluşturulan bahçeler ilk sene kontrollü ve düzenli sulama isterler. İlk seneden sulamanın ihmal edilmesi bahçe tasarım ve uygulamasının başarısız olmasına sebep olabilir. Bitkilerin bulunduğu ortama adapte olabilmesi için başlangıçta düzenli sulamaya ihtiyaç duyduğu unutulmamalıdır.</p>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="is-style-alert-2 has-medium-font-size wp-block-paragraph">Kurakçıl peyzaj “bakıma ihtiyacı az olan” demektir. “Bakımsız bahçe” demek değildir. </p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">4. Tasarım Hataları</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Bahçeleri tasarlarken bitkilerin ihtiyaç duydukları ışık, nem, su ve sıcaklık miktarlarını dikkate alarak bahçeye uygun türlerin seçimi, bitkilerin doğru noktalara yerleştirilmesi oldukça önemlidir. Aynı zamanda bitki gruplarını yerleştirirken alanda kitle- boşluk dengesini doğru kurmak, bitki ve sert zemin renklerini dengeli seçmek, doku ve form ilişkisini kurmak gereklidir. Bu tasarım ilkelerinin ayarı kaçtığında tasarımın başarısı düşecek ve amaçladığımız sürdürülebilir bahçeler ortaya çıkmayacaktır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Örneğin; beyaz <a href="https://www.peyzax.com/podima-sanati-nedir-nasil-uygulanir/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">podima taşı</a>, gri granit taş ya da kuvars gibi zeminde dekoratif amaçla kullandığımız ve kurakçıl peyzajda da önemsediğimiz bu avantajlı ürün, farklı taş türleri arasında renk ve doku dengesi sağlanmadan kullanıldığında ortaya alanı olduğundan çok daha küçük ya da iç boğucu gösterebilir. Ya da bitki seçiminde monokültür (tek tür) mantığı ile tür çeşitliliğini çok sınırlandırmak istediğimiz doğal veya doğala yakın bahçe anlayışını sağlamayacaktır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">5. Bakım Hataları</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Kurakçıl peyzaj “bakıma ihtiyacı az olan” demektir. “Bakımsız bahçe” demek değildir. </strong>Her canlı belirli bir düzeye kadar bakım gerektirir. Bitkilerin yerli ya da artık mikro iklime uyum sağlamış olanlardan seçilmesi daha az gübre ve ilaç kullanılması demektir; daha az su isteyen bitkilerden seçilmesi yıllık harcanan su miktarının önemli düzeyde azalması demektir; dekoratif taş kullanılması daha az yabani otla mücadelesi için emek ve ilaç kullanılması demektir; tür çeşitliliğine dikkat edilmesi hastalıklara karşı tüm bahçenin aynı derecede etkilenmesini engellemek demektir. Ancak tamamen bakım istemeyen bahçe diye bir şey yoktur.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Özellikle kurakçıl peyzaj özelinde yapılan bakım hataları için;</strong></p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Aşırı ve yanlış sulama</li>



<li>Yanlış gübreleme (Kurakçıl peyzaj bitkilerinin gübre ihtiyacı genellikle daha azdır)</li>



<li>Yanlış budama (geleneksel çit budamaları kurakçıl bitkiler için genellikle uygun değildir, ayrıca yanlış zamanda budama yapılması bitkilerin büyümesini engeller.)</li>



<li>Çok yoğun ya da çok ince malç malzemesi kullanılması (Çok yoğun kullanılması durumunda kök çürüklüğü, çok az kullanılması durumunda toprağın örtülmemesi ve yabani otların engellenmemesi)</li>
</ul>



<p class="wp-block-paragraph">Tabi ki her başlık altındaki bilgiler detaylandırılabilir. Ancak alanın bulunduğu mikro iklim, bahçede istenilen atmosfer, malzeme seçimleri, tasarım konseptlerine göre birçok detay şekillenir. Bu anlatıyı genel çerçevede kurakçıl peyzajda en sık rastlanacak hatalar olarak karşımıza ele almış bulunmaktayım. </p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu yaklaşımın doğru anlaşılması onu yüzeysel uygulamalardan ayıracak en önemli unsur olacaktır. Çünkü bu yaklaşım başta da söylediğim gibi artık neredeyse bir zorunluluk haline gelmiş bir ilke olarak düşünülmelidir. Doğru bir mekansal kurguyla hem estetik, hem işlevsel, hem ekolojik olarak güçlü kurakçıl peyzaj düzenlemeleri yapılabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/kurakcil-peyzajda-yapilan-5-temel-hata/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü</title>
		<link>https://www.peyzax.com/sehirde-konfor-5cmde-baslar-kotun-gorunmeyen-gucu/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/sehirde-konfor-5cmde-baslar-kotun-gorunmeyen-gucu/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurgul Arslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 14 May 2026 09:48:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Peyzaj Mimarlığı]]></category>
		<category><![CDATA[İyi Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=77239</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1300" height="1015" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Untitled-1" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1.png 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1-850x664.png 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 61"></div>Günlük hayatta çoğu zaman fark etmeden uyum sağladığımız kot farkları, aslında mekanı nasıl deneyimlediğimizi doğrudan etkiler. Bu küçük seviye değişimlerinin neden var olduğunu ve günümüzde nasıl daha akışkan, erişilebilir ve kullanıcı odaklı çözümlerle yeniden ele alındığını gelin yazımda beraber inceleyelim]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1300" height="1015" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="Untitled-1" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1.png 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1-850x664.png 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 70"></div>
<p class="wp-block-paragraph">Şimdi düşün: Bir yaya geçidindesin. Karşıya geçmek için yeşil ışığı bekliyorsun.<br>Işık yanar yanmaz, fark etmeden birkaç santimetrelik kot farkından iniyorsun. Eğer yanında bir bebek arabası varsa, refleks olarak önünü hafifçe kaldırıyorsun.<br>Bunu düşünerek yapmıyorsun. Ama orada bir kot farkı olduğunu biliyorsun.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="1015" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1.png" alt="" class="wp-image-77250" style="aspect-ratio:1.2809927693962821;width:789px;height:auto" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 62" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1.png 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-1-850x664.png 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" /></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">İşte tam olarak bundan bahsetmek istiyorum:<br>Kamu alanlarında bu küçük kot farkları gerçekten gerekli mi?</p>



<p class="wp-block-paragraph">Bu noktada kot farklarının biz kullanıcılar için ne gibi etkileri olduğuna bir göz atalım</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Kot Farkı Nedir, Neden Oluşturulur?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kot farkı, bir yüzeyin başka bir yüzeye göre sahip olduğu yükseklik farkını ifade eder. Bazen fark edilmeyecek kadar küçük, bazen ise hareketi doğrudan etkileyen bir kademe olarak karşımıza çıkar. Gün içinde yürürken, bir kaldırımdan inerken ya da bir alandan diğerine geçerken aslında sürekli bu farkla karşılaşırız. Genelde rastlantısal değil, belli gereklilikler doğrultusunda oluşturulur. Bir alanın nasıl algılandığını, nasıl kullanıldığını ve hatta insanların o mekânda nasıl hareket ettiğini doğrudan etkiler. Tasarım açısından bakıldığında kotlar, mekana derinlik kazandırır. Tek seviyeli bir alan çoğu zaman monoton bir algı yaratırken, farklı kotların birlikte kullanılması kullanıcıya keşif hissi sunar. İnsan mekanı görerek değil, hareket ederek deneyimler. Örneğin sadece birkaç basamaklık bir yükselti, oturma alanını yürüyüş aksından ayırırken aynı zamanda mekâna doğal bir ritim kazandırır. Düz bir yüzeyde hissedilmeyen sınırlar, kot oyunlarıyla birlikte kendiliğinden oluşur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak bu gereklilikler her zaman doğru yorumlanmadığında, kullanıcı deneyimini olumsuz etkileyen sonuçlar ortaya çıkarabilir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="675" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/9a75fdf38450e866731a6eaac86f0fc9.jpg" alt="" class="wp-image-77259" style="width:665px;height:auto" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 63"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Mekanlarda kot farkı oluşturmanın başlıca nedenlerini şu şekilde özetleyebiliriz;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Drenaj ve Su Yöntemi:</strong> Kotlarla ilgili hayatımızda en görünmeyen faydanın bu olduğunu düşünüyorum. Suyun birikmesini önlemek ve yönlendirme amacıyla kot farkları oluşturulur. Doğru çözülmediğinde ise bu durum tersine dönerek su birikintilerine ve yüzey bozulmalarına neden olabilir.</li>



<li><strong>Sirkülasyon Ayrıştırılması:</strong> Yaya, araç ve bisiklet yollarını ayırmak için kot farkı kavramına günümüzde sıkça rastlarız. Ancak erişilebilirlik açısından engeller oluşturması nedeniyle, yeni tasarımlarda bu farkların ortadan kalktığına yazımın ilerleyen kısımlarında değineceğiz</li>



<li><strong>Güvenlik ve Sınır Tanımlama:</strong> Yoğun kentsel alanlarda kontrol mekanizması olarak bu yönteme başvurulur. Farklı kullanım alanlarını belirgin hale getirmek ve kullanıcıyı yönlendirmek gibi işlevleri yerine getirir.</li>



<li><strong>Mekanları Birbirinden Ayırır:</strong> Farklı kullanım senaryolarına ait mekanları ve sınırlarını tanımlamak amacıyla kot farkından yararlanırız. Oturma alanları ile yeşil alanlar veya sirkülasyon ile yeşil alanlar arasında oluşturulan kademe farkları buna örnek verilebilir. Ancak bu ayrımın keskin kot farkları ile yapılması, özellikle kamusal alanlarda erişilebilirlik ve süreklilik açısından sorunlar oluşturabilir. Güncel tasarım yaklaşımlarında ise bu tür ayrımlar, kot farkı yerine malzeme değişimleri veya yüzey dili şeklinde tanımlanmaya başlamıştır. İlerleyen kısımlarda bu konuyu detaylı şekilde irdeleyeceğiz.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Modern Tasarım Neyi Değiştirdi?</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Aşina olduğumuz geleneksel tasarım anlayışında, farklı kullanım alanlarına hizmet eden mekanlar keskin sınırlarla birbirinden ayrılırdı. Kaldırımlar, bordürler ve belirgin kot farkları, mekanı tanımlamanın en temel yolu olarak görülürdü.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ancak zamanla bu yaklaşım, kullanıcı deneyimi açısından sorgulanmaya başlandı. Özellikle erişilebilirlik konusu; kamusal alanlarda engellilerden bebekli kullanıcılara, 3-4 yaş grubundan 65 yaş üstüne kadar herkesi ilgilendiren bir sorun haline gelmeye başladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tüm bu sorunların gündeme gelmesi, yeni bir tasarım ihtiyacını doğurdu. Yüzeyler arasındaki farklar daha akışkan hale getirilip yumuşatılarak kot farkları minimuma indirildi. Bu sayede kullanıcı hareketinin kesintiye uğramadan yönlendirilmesi esas alınmıştır</p>



<p class="wp-block-paragraph">Şekillenen bu yeni yaklaşımda amaç, kullanıcıyı sınırlandırmak değil, mekan içerisinde doğal bir akış oluşturmaktır.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="1015" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled2-scaled.png" alt="" class="wp-image-77268" style="width:680px;height:auto" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 64"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">   Kot farklarının bu şekilde minimize edilmesi, mekanı tanımsız bırakmak anlamına gelmez; aksine, malzeme seçimlerinde doku ve renk gibi detayların önemini arttırır. Değişen tasarım dilinde artık bu detaylar, navigasyon aracı şeklinde hayatlarımıza dahil olur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Gelenekselleşen tasarımlarda, sert zemin materyali daha çok görsel ve ticari bir şekilde ele alınırken, yeni yaklaşım modelinde estetik algısı önem kazanarak materyallerin birbiri ile uyumu daha önemli hale geldi. Mekanın bütünlük içinde algılanması yeni stratejilerin ortaya çıkmasını sağladı.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Bu tasarım evrimi sadece teknik bir çözüm değil aynı zamanda günümüze etik bir duruşu getiriyor da diyebiliriz. Tekerlekli sandalye kullanan bir birey ile atletin aynı düzlemde, aynı konforla hareket edebilmesi, kamusal alanın kapsayıcı gücünü arttırır. Tasarımın bu noktadaki başarısı, fiziksel engelleri ortadan kaldırırken sosyal engelleri de görünmez kılmasıdır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Estetiğin işlevle, işlevin ise sosyal adaletle birleştiği bu nokta, (gururla söylemem gerekir ki) &nbsp;modern peyzajın gerçek bir zaferidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Yüzeylerin Birbiri İle Kaynaşması</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">   Keskin sınırların ortadan kalkması, mekanın katı formundan kurtulup esnek bir kimliğe bürünmesini sağlar. Geleneksel tasarımda sadece bir geçiş yolu olarak tanımlanan bir alan, modern yaklaşımda yüzeylerin birbiri ile kaynaşması sayesinde bir buluşma noktasına, sergi alanına ya da dinlenme köşesine dönüşebilir. Sınırların ortadan kalkması, kullanıcının mekanı aslında kendi insiyatif ya da ihtiyacına göre yeniden tanımlanması olarak yeniden tanımlanır. Bu bakımdan modern tasarım, mekanın işlevinin sınırlarını çizmek yerine ona deneyim alanı açar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Günlük hayatımızda görmeye alışık olduğumuz fiziksel sınırlar ve bordürler, kullanıcıya durmalarını, geçmelerini veya hareketlerine dair yönlendirici etkiler yapmaktadır. Ancak modern tasarımla gelişen kurguda kullanıcılar sezgisel bir yön bulma sürecine girerler. Bu durum, kullanıcının kendi rotasını çizdiği bir strateji haline getirir.</p>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="1015" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled-3-scaled.png" alt="" class="wp-image-77286" style="aspect-ratio:1.2809927693962821;width:655px;height:auto" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 65"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">   Tasarım, sınırları çizmek yerine olasılıkları yönetmeye başladığında, peyzaj sadece bakılan bir yer değil yaşanan bir sürece dönüşür.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Yüzeylerin kaynaşması prensibinin en somut ve işlevsel karşılığı, bisiklet yolları ve yaya akslarının hemyüz olması ile bir yüzeyde buluşmasıdır. Geleneksel şehir planlamasında görmeye alışık olduğumuz yüksek kaldırımlar ve bu hatları birbirinden keskin şekilde ayıran bordür taşları, modern peyzajda yerini pürüzsüz bir sürekliliğe bırakmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Bu yaklaşımda bisiklet ve yaya yolu arasındaki ayrım, fiziksel bir engel ile değil malzemenin kendi karakteri ile tanımlanır. Malzeme karakterinden renk, doku , boyut, derz yapısı gibi farklılıkları anlayabiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Karşıdan karşıya geçerken geçişlerde herhangi bir basamak veya hissedilebilir bir eğim farkıyla karşılaşılmayan bu tertemiz yüzeyler, mekanlardaki görsel kirliliği minimize ederken, tasarımın netliğini de ön plana çıkarır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Tek bir düzlem üzerinde geliştirilen bu tasarım dili, mekanı parçalara bölmek yerine tüm parçaları ortak bir paydada birleştirir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Sonuç ise tasarımın karmaşadan arındığı, hareketin ise kesintiye uğramadan akışta devam ettiği bütünsel bir peyzajdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Dünyadan Modern Peyzaj Yaklaşımına Örnekler</h2>



<h3 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>1- Budapeşte ve Prag’ta Yol Tasarım Örnekleri</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="741" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Untitled6.png" alt="" class="wp-image-77304" style="aspect-ratio:1.754325852321398;width:724px;height:auto" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 66"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">   Bunlar, Budapeşte ve Prag’da tarafımdan çekilmiş fotoğraflardır. Söz konusu yollar, hem araç hem de yaya dolaşımına hizmet etmesine rağmen, herhangi bir kot farkı oluşturulmaksızın; döşeme farklılıkları ve çeşitli yönlendirme elemanları aracılığıyla ayrıştırılmıştır. Yağmur suyu yönetimi ise yüzeyde algılanmayacak düzeyde verilen eğimler sayesinde sağlanmış, böylece suyun yüzeyde birikmesi engellenmiştir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>2- Queens Plaza North, Long Island City, New York</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="461" height="600" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/9595d5ca1d0a464a5f7c2c0395822a06.jpg" alt="" class="wp-image-77341" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 67"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Bu görüntü, kentsel peyzaj mimarisinin modern ve işlevsel bir örneği olan Queens Plaza North (<a href="https://www.wrtdesign.com/projects/dutch-kills-green" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">Dutch Kills Green</a>) projesidir. 2003 yılında Margie Ruddick liderliğindeki bir ekip tarafından planlanmış olup, karmaşık altyapıyı yaya ve bisikletliler için kademesiz, tek bir zeminde çözerek yeşilin de içinde bulunduğu bir koridora dönüştürmeyi amaçlamışlardır. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi her şey ulaşılabilir ve engelsiz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Yaya yollarında ve dinlenme alanlarında kullanılan geniş plakalar, yağmur suyunu zemine ileten <a href="https://www.peyzax.com/aquapave-su-geciren-zemin-kaplama-urunu/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">geçirgen beton</a> ve taş malzemelerle tasarlanmıştır. Bisiklet yollarında asfalt tercih edilmiş olup, beyaz boya ile bisiklet ikonu ve yaya geçidi çizgileri işaretlenmiştir. Tasarımda yüksek bir kontrast oluşturularak görsel yönlendirme netleştirilmiş diyebiliriz.</p>



<p class="wp-block-paragraph">   Bisiklet yolunun sağ tarafındaki Carex gibi bitkiler ise rüzgarla hareket ederek, beton dokusuna dinamizm kattığı yorumunu da fotoğraf üzerinden yapabiliriz</p>



<h3 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>3 &#8211; Hoogeveen Cadde ve Sokak Tasarımları, Hollanda</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1000" height="1000" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/8a4b11d369a4dbfe075f1e8e166c11fa.jpg" alt="" class="wp-image-77313" style="width:513px;height:auto" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 68"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">Görseldeki alışılmadık ve yaratıcı kaldırım tasarımı, Hollanda&#8217;nın kentsel planlama yaklaşımının (özellikle &#8220;<a href="https://citygreen.com/woonerf-street-concept-for-shared-city-spaces/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">woonerf</a>&#8221; veya &#8220;yaşayan sokak&#8221; kavramı) bir parçasıdır. Özellikle Hollanda’da oldukça yaygın olan bu tasarımlar; geleneksel döşemelerin aksine, geometrik şekiller ve kontrast renklerle sokağın kimliğini değiştirir. Aynı zamanda sürdürülebilirlik açısından %100 doğal kilden üretilen tuğlalar kullanılarak, aşınmaya dayanıklı ve rengi solmayan ürünler tercih edilmektedir.</p>



<h3 class="wp-block-heading has-medium-font-size"><strong>4- Bancroft Way, Berkeley, California</strong></h3>


<div class="wp-block-image">
<figure class="aligncenter size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="564" height="675" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/c26e47bbaa4063f4c55292864d19b9d4.jpg" alt="" class="wp-image-77322" style="aspect-ratio:0.8355763604447045;width:437px;height:auto" title="Şehirde Konfor 5cm’de Başlar: Kotun Görünmeyen Gücü 69"></figure>
</div>


<p class="wp-block-paragraph">   Peter Walker and Partners tarafından tasarlanan bu proje, özellikle biz peyzaj mimarları için detay çözümü konusunda oldukça karakteristik nitelikler taşır. Beton plaklar arasındaki derzler, yağmur suyu yönetimi için stratejik olarak tasarlanmıştır. Nehir taşlarıyla doldurulmuş kanallar ise suyun süzülerek alt katmana iletilmesini sağlayan estetik bir drenaj çözümü olarak kullanılmıştır. Bu proje, özellikle üniversite yerleşkeleri ya da yoğun yaya sirkülasyonunun olduğu meydanlar için estetik ve tekniği (su yönetimi, dayanıklılık) nasıl birleştirebileceğimize dair başarılı bir örnek olarak ele alınabilir.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/sehirde-konfor-5cmde-baslar-kotun-gorunmeyen-gucu/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi</title>
		<link>https://www.peyzax.com/blue-space-kiyi-alanlarinin-gorunmeyen-etkisi/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/blue-space-kiyi-alanlarinin-gorunmeyen-etkisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Berfin Balkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 08 May 2026 07:25:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ekolojik Tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<category><![CDATA[blue space]]></category>
		<category><![CDATA[kentsel tasarım]]></category>
		<category><![CDATA[kıyı alanları]]></category>
		<category><![CDATA[peyzaj mimarlığı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=76646</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1300" height="732" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498-2.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498-2.png 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498-2-850x479.png 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 71"></div>Şehir hayatı çoğu zaman hızlı, kalabalık ve yorucu. Gün içinde sürekli bir koşturma, gürültü ve zihinsel yorgunluk hâli… Böyle anlarda insanın içinden bir yere kaçmak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1300" height="732" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498-2.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498-2.png 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/fc8fbcaa-faa5-4cc1-b83f-aceef9eb2498-2-850x479.png 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 83"></div>
<p class="wp-block-paragraph">Şehir hayatı çoğu zaman hızlı, kalabalık ve yorucu. Gün içinde sürekli bir koşturma, gürültü ve zihinsel yorgunluk hâli… Böyle anlarda insanın içinden bir yere kaçmak geliyor. Dikkat edersen, çoğumuz farkında bile olmadan kendimizi deniz kenarında buluyoruz. Sahilde yürümek, bir banka oturup dalgaları izlemek ya da sadece ufka bakmak iyi hissettiriyor.<br><br>Bu durum aslında oldukça tanıdık. Yoğun bir günün ardından deniz kenarına gitmek, zihni boşaltmak ve kısa süreli de olsa rahatlamak birçok kişi için neredeyse bir alışkanlık haline gelmiş durumda. Peki bu yalnızca bir tesadüf mü, yoksa mekânın kendisi gerçekten bu hissi yaratıyor olabilir mi?</p>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left has-black-color has-text-color has-link-color wp-elements-4aff0f7b44220fb8aa6d3b46790dc394">Kent Yaşamı ve Zihinsel Yorgunluk</h2>



<div class="wp-block-group"><div class="wp-block-group__inner-container is-layout-constrained wp-block-group-is-layout-constrained">
<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/00bcb36b-cb9e-4419-b1c4-a3a636610b40-2.png" alt="" class="wp-image-76706" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 72"><figcaption class="wp-element-caption">Yoğun yapılaşma ve trafik, kent yaşamında bireyler üzerinde zihinsel yorgunluk ve stres oluşturan başlıca faktörlerdir.</figcaption></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/3923684a-f18c-4c45-be6d-65191a93e1a0-1.png" alt="" class="wp-image-76715" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 73"><figcaption class="wp-element-caption">Geniş kamusal alanlara rağmen kent ortamı, yoğunluk ve hareketlilik nedeniyle kullanıcı üzerinde baskı hissi yaratabilir.</figcaption></figure>
</div>
</div>
</div></div>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüz kentleri, yoğun yapılaşma, trafik, gürültü ve kalabalıkla birlikte bireyler üzerinde ciddi bir baskı oluşturur. Beton ağırlıklı çevreler, sınırlı yeşil alanlar ve sürekli maruz kalınan uyaranlar, zihinsel yorgunluğu artırır. Bu durum yalnızca fiziksel bir yorgunluk değil; aynı zamanda dikkat dağınıklığı, stres ve tükenmişlik hissi olarak da kendini gösterir.</p>



<p class="is-style-default wp-block-paragraph">Sürekli değişen ve hızlanan kent yaşamı, bireyin zihinsel olarak dinlenmesine fırsat tanımaz. Bu nedenle insanlar, farkında olmasalar bile kendilerini <strong>daha sakin, daha ferah</strong> ve <strong>daha “iyi”</strong> hissedebilecekleri mekânlara yönelme ihtiyacı duyar. İşte tam bu noktada kıyı alanları, kent içinde bir nefes alma alanı olarak öne çıkar.</p>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left">Blue Space Nedir?</h2>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>“Blue space”,</strong> deniz, göl ve nehir gibi su öğelerinin bulunduğu alanların insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkilerini ifade eden bir kavramdır. Yapılan araştırmalar, suya yakın olmanın stres seviyesini düşürdüğünü, zihinsel rahatlama sağladığını ve bireylerin kendilerini daha iyi hissetmelerine katkıda bulunduğunu ortaya koymaktadır (White et al., 2010).</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/604eca2a-47e8-4058-8f74-3fa8e3040bc4-1.png" alt="Blue Space" class="wp-image-76733" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 74"><figcaption class="wp-element-caption">Kıyı alanlarında su ile kurulan görsel ve mekânsal ilişki, bireylerin zihinsel olarak rahatlamasına katkı sağlar.</figcaption></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/bef73439-842c-4d3d-bdda-1bea188bc973.png" alt="Blue Space" class="wp-image-76742" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 75"><figcaption class="wp-element-caption">Su öğeleriyle desteklenen kamusal mekânlar, kullanıcıların dinlenme ve sosyal etkileşim ihtiyaçlarını karşılayan önemli blue space örnekleridir.</figcaption></figure>
</div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph">Blue space kavramı, doğayla kurulan ilişkinin yalnızca yeşil alanlarla sınırlı olmadığını, suyun da en az onlar kadar güçlü bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Hatta bazı çalışmalar, suyun hareketli yapısı ve sesinin, insan üzerinde daha hızlı bir rahatlama etkisi yaratabildiğini ortaya koymaktadır.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Bu etki yalnızca fiziksel olarak suya temas etmekle sınırlı değildir. Suyu görmek, sesini duymak ya da sadece yakınında bulunmak bile bireyin ruh hâlini olumlu yönde etkileyebilir. Bu durum, suyun insan algısında <strong>güven, sakinlik ve süreklilik hissi </strong>oluşturmasıyla ilişkilendirilmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Özellikle kıyı alanları, hem suya erişim hem de açık mekân deneyimi sunması açısından &#8221;blue space&#8221; etkisinin en güçlü hissedildiği yerler arasında yer alır. Bu alanlar, bireylerin günlük hayatın yoğunluğundan uzaklaşabildiği ve zihinsel olarak yenilenebildiği mekânlar olarak öne çıkar.</p>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left">Kıyı Alanlarının Psikolojik Etkisi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyı alanlarını özel kılan yalnızca estetik değerleri değildir. Açık ufuk hissi, suyun ritmik hareketi ve doğayla kurulan bağ, bireyin zihinsel olarak dinlenmesini sağlar. Ufka bakmak, zihinsel olarak bir genişleme hissi yaratırken, dalga sesi ve suyun sürekliliği sakinleştirici bir etki oluşturur.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan ve Kaplan’ın (1989) dikkat restorasyonu teorisine göre, doğa unsurları zihinsel yorgunluğu azaltarak bireyin yeniden odaklanmasına yardımcı olur. Bu bağlamda kıyı alanları, zihinsel yenilenme açısından oldukça güçlü mekânlar olarak değerlendirilebilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1094" height="702" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/gfgfgf.png" alt="" class="wp-image-76916" style="aspect-ratio:1.5584099348633347;width:749px;height:auto" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 76"><figcaption class="wp-element-caption">“Kıyı alanları, bireylerin zihinsel olarak dinlenebildiği ve kendini daha iyi hissedebildiği mekânlar olarak öne çıkmaktadır.”</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left">Peyzaj Tasarımının Rolü: Deneyimi Şekillendirmek</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyı alanlarında yapılan peyzaj tasarımları, bu psikolojik etkiyi doğrudan güçlendirebilecek potansiyele sahiptir. Bu noktada <a href="https://www.peyzax.com/kategori/meslek-disiplini/peyzaj-mimarligi/" target="_blank" rel="noreferrer noopener">peyzaj mimarlığı</a> yalnızca estetik bir düzenleme değil, aynı zamanda kullanıcı deneyimini yönlendiren bir araç haline gelir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Öncelikle mekânsal kurgu önemlidir. Kıyı ile kullanıcı arasındaki ilişki ne kadar doğrudan kurulursa, mekânın etkisi de o kadar güçlü olur. Denize yönelen oturma elemanları, manzara ile kesintisiz görsel ilişki sağlar. Yürüyüş ve bisiklet yolları, mekânın aktif kullanımını desteklerken; dinlenme alanları kullanıcıya durma ve mekânı deneyimleme fırsatı sunar.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="867" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/2713b266-4ba8-43b7-b763-31773af80a06.png" alt="" class="wp-image-76779" style="aspect-ratio:1.5000146485805526" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 77"><figcaption class="wp-element-caption">Peyzaj tasarımı yalnızca bir alanın görsel estetiğini etkilemekle kalmaz aynı zamanda ekolojik sürekliliği destekler.</figcaption></figure>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left"><strong>Uluslararası Bir Örnek: Meishe Nehri Yeşil Alanı ve Fengxiang Parkı (Haikou, Çin)</strong></h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyı peyzajının yalnızca estetik bir düzenleme olmadığını gösteren önemli örneklerden biri, <strong>Çin’in Haikou kentinde</strong> yer alan <strong>Meishe Nehri Yeşil Alanı</strong> ve <strong><a href="https://landezine.com/fengxiangzhou-park-between-the-rain-by-zt-studio/" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">Fengxiang Parkı</a></strong>’dır. Bu proje, daha önce yoğun şekilde kirlenmiş ve ekolojik açıdan zarar görmüş bir nehir çevresinin yeniden düzenlenmesiyle ortaya çıkmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Tasarım sürecinde temel hedef, yalnızca fiziksel bir iyileştirme yapmak değil; aynı zamanda doğal sistemi yeniden canlandırmak ve bu alanı kentliler için erişilebilir bir kamusal mekâna dönüştürmek olmuştur. Bu doğrultuda nehir ekosistemi korunmuş, su kalitesini iyileştirmeye yönelik müdahaleler yapılmış ve doğal bitki örtüsü desteklenmiştir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Projenin en dikkat çekici yönlerinden biri, peyzaj tasarımının doğayla uyumlu bir şekilde kurgulanmış olmasıdır. <strong>Sert zeminler minimumda tutulmuş, geçirgen yüzeyler tercih edilmiş ve bitkisel tasarım ön planda tutulmuştur.</strong> Bu yaklaşım, hem ekolojik sürdürülebilirliği desteklemiş hem de kullanıcıların doğayla daha güçlü bir bağ kurmasına olanak tanımıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda yürüyüş yolları, dinlenme alanları ve suyla görsel ilişki kuran mekânlar sayesinde alan, aktif bir kamusal yaşama da ev sahipliği yapmaktadır. <strong>Kullanıcıların suyla doğrudan temas kurabildiği, oturup vakit geçirebildiği ve doğayı deneyimleyebildiği bu alan, “blue space” etkisinin güçlü bir örneği olarak öne çıkmaktadır.</strong></p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="678" height="451" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Haikou-Meishe-River-Restore-and-Fengxiang-Wetland-Park-Turenscape-2-678x451-1.jpg" alt="" class="wp-image-76751" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 78"><figcaption class="wp-element-caption">Meishe Nehri Yeşil Alanı ve Fengxiang Parkı, Haikou, Çin  (Holmes, D., 2020).</figcaption></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="678" height="451" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/Haikou-Meishe-River-Restore-and-Fengxiang-Wetland-Park-Turenscape-7-678x451-1.jpg" alt="" class="wp-image-76760" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 79"><figcaption class="wp-element-caption">Meishe Nehri Yeşil Alanı ve Fengxiang Parkı, Haikou, Çin  (Holmes, D., 2020).</figcaption></figure>
</div>
</div>



<blockquote class="wp-block-quote is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<h2 class="wp-block-heading is-style-default has-text-color has-link-color wp-elements-480efc56014191dc2a6f002158b27c1f" style="color:#1b842b"><strong><em>Peyzaj, mekânın nasıl göründüğünü değil, nasıl hissettirdiğini belirler.</em></strong></h2>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left">Bitkilendirme ve Mikroklima Etkisi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyı peyzajında bitkilendirme tasarımı yalnızca estetik bir unsur olarak değil, aynı zamanda kullanıcı konforunu doğrudan etkileyen bir bileşen olarak ele alınmalıdır. Özellikle açık ve rüzgâra maruz kalan kıyı alanlarında bitkisel düzenlemeler, mikroklimatik koşulların iyileştirilmesinde önemli bir rol oynar.</p>



<p class="wp-block-paragraph"><strong>Ağaçlar ve yoğun bitkisel dokular, gölgeleme sağlayarak yüzey sıcaklıklarını düşürürken, aynı zamanda rüzgârın hızını keserek daha konforlu bir ortam oluşturur. </strong>Bitkilerin bu düzenleyici etkisi, özellikle yaz aylarında mekânın kullanım süresini artırmakta ve kullanıcıların alanda daha uzun süre vakit geçirmesine olanak tanımaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1200" height="800" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/QD3bpl5z0T_oY7SO5n8V_SaFtHplbAdpxWZ88ajnjzeHu7ns4ug0rRnIWOUcveuv2n68VQxRVYUamn67O1Dulv2D97NFBzXStlktb-kj1AWEUwb5cl2s5yhnAEEUY8JNbiGgQiWLcLh75gD995pRqlz_XSJZgNZpqH7Vy5l-zpL-ATGL7fGqPgbR2jnEeA-e.jpg" alt="" class="wp-image-76795" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 80"><figcaption class="wp-element-caption">“Bitkisel tasarımın yoğun kullanıldığı kentsel alanlar, gölgeleme ve mikroklima etkisiyle kullanıcı konforunu artırmaktadır (European Commission, 2023).</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Bununla birlikte bitkilendirme, kıyı ile kent dokusu arasında yumuşak bir geçiş sağlayarak mekânsal algıyı da olumlu yönde etkiler. Sert zeminlerin hâkim olduğu alanlarda bitkisel elemanların kullanımı, mekânın daha davetkâr ve dengeli algılanmasına katkı sunar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ayrıca doğru bitki seçimi, yerel ekosistemin korunmasına katkı sağlarken bakım maliyetlerini de azaltır. Bu nedenle <strong>kıyı peyzajında bitkilendirme kararları, estetik kaygıların ötesinde ekolojik ve iklimsel veriler dikkate alınarak oluşturulmalıdır.</strong></p>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left">Erişilebilirlik ve Kullanıcı Deneyimi</h2>



<p class="wp-block-paragraph">İyi bir kıyı tasarımının en önemli özelliklerinden biri erişilebilir olmasıdır. Kesintisiz yaya aksları, farklı yaş gruplarına hitap eden alanlar ve engelli erişimine uygun düzenlemeler, mekânın herkes tarafından kullanılabilmesini sağlar.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Aynı zamanda mekânın sürekliliği de önemlidir. Kıyı boyunca kesintisiz bir yürüyüş deneyimi sunulması, kullanıcıların mekânla daha güçlü bir bağ kurmasına yardımcı olur.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1084" height="708" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/image-31.png" alt="" class="wp-image-76805" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 81"><figcaption class="wp-element-caption">İyi tasarlanmış bir mekân, kullanıcıya sadece alan sunmaz; bir deneyim yaşatır.</figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Hartig vd., (2014) çalışmalarında doğayla temas arttıkça bireylerin psikolojik iyi oluş hâlinin olumlu yönde geliştiğini göstermektedir. Bu nedenle kıyı alanlarında tasarım kararları yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik etkiler göz önünde bulundurularak verilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading is-style-heading-border-left">Kıyılar Neden Vazgeçilmez?</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Kıyı alanları, kent yaşamının yoğunluğu içinde bireylerin nefes alabildiği, sakinleşebildiği ve kendini yeniden toparlayabildiği özel mekânlardır. Bu alanlar yalnızca rekreasyon alanı değil; aynı zamanda psikolojik iyilik hâlini destekleyen önemli kentsel bileşenlerdir.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1077" height="723" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/cccc-1.png" alt="" class="wp-image-76887" title="Blue Space: Kıyı Alanlarının Görünmeyen Etkisi 82"><figcaption class="wp-element-caption">Sonuç olarak kıyı alanlarında yapılan peyzaj tasarımları ekolojik sürekliliği desteklemekte ve insan psikolojisine katkı sağlamaktadır.</figcaption></figure>
</div>
</div>



<blockquote class="wp-block-quote has-pale-pink-color has-text-color has-link-color wp-elements-840a2fab5cb52f3b9c03bd7c094877a7 is-layout-flow wp-block-quote-is-layout-flow">
<p class="is-style-alert-2 has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color has-medium-font-size wp-elements-0766cd2be95065fd0454d9f02eb6630f wp-block-paragraph">Bu nedenle kıyı alanlarının planlanması ve tasarımı, yalnızca estetik kaygılarla değil, insan odaklı bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Çünkü bazen bir şehirde en değerli şey, sadece denize bakabildiğin o kısa andır.</p>
</blockquote>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<p class="wp-block-paragraph">European Commission (2023). Effectiveness of urban tree planting for city cooling varies between European regions. <a href="https://environment.ec.europa.eu/news/effectiveness-urban-tree-planting-city-cooling-varies-between-european-regions-2023-07-27_en" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">https://environment.ec.europa.eu/news/effectiveness-urban-tree-planting-city-cooling-varies-between-european-regions-2023-07-27_en</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">Hartig, T., Mitchell, R., De Vries, S., &amp; Frumkin, H. (2014). Nature and health.&nbsp;<em>Annual review of public health</em>,&nbsp;<em>35</em>, 207-228.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Holmes, D. (2020). <em>Griyi yeşile dönüştürmek: Meishe Nehri yeşil alanı ve Fengxiang Parkı, Haikou, Çin</em>. World Landscape Architecture. <a href="https://worldlandscapearchitect.com/turning-gray-into-green-meishe-river-greenway-and-fengxiang-park-haikou%EF%BC%8Cchina/?v=e7d707a26e7f" target="_blank" rel="noreferrer noopener nofollow">https://worldlandscapearchitect.com/turning-gray-into-green-meishe-river-greenway-and-fengxiang-park-haikou%EF%BC%8Cchina/?v=e7d707a26e7f</a></p>



<p class="wp-block-paragraph">Kaplan, R., &amp; Kaplan, S. (1989).&nbsp;<em>The experience of nature: A psychological perspective</em>. Cambridge university press.</p>



<p class="wp-block-paragraph">White, M., Smith, A., Humphryes, K., Pahl, S., Snelling, D., &amp; Depledge, M. (2010). Blue space: The importance of water for preference, affect, and restorativeness ratings of natural and built scenes.&nbsp;<em>Journal of environmental psychology</em>,&nbsp;<em>30</em>(4), 482-493.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/blue-space-kiyi-alanlarinin-gorunmeyen-etkisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma</title>
		<link>https://www.peyzax.com/buyukadada-hareketlilik-yaya-odakli-bir-kentsel-okuma/</link>
					<comments>https://www.peyzax.com/buyukadada-hareketlilik-yaya-odakli-bir-kentsel-okuma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yağmur ATILGAN ADIYAMAN]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 05 May 2026 13:36:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şehir ve Bölge Planlama]]></category>
		<category><![CDATA[Sürdürülebilirlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.peyzax.com/?p=75482</guid>

					<description><![CDATA[<div><img width="1300" height="732" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/buyukada.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="buyukada" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/buyukada.png 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/buyukada-850x478.png 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma 84"></div>Kentlerde hareketlilik çoğu zaman ulaşım sistemleri üzerinden tartışılsa da, aslında doğrudan mekânın nasıl kurulduğu ile ilişkilidir. Büyükada, bu ilişkinin açık biçimde okunabildiği özel bir örnek&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<div><img width="1300" height="732" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/buyukada.png" class="attachment-medium size-medium wp-post-image" alt="buyukada" style="margin-bottom: 15px;" decoding="async" srcset="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/buyukada.png 1300w, https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/buyukada-850x478.png 850w" sizes="(max-width: 1300px) 100vw, 1300px" title="Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma 90"></div>
<p class="wp-block-paragraph">Kentlerde hareketlilik çoğu zaman ulaşım sistemleri üzerinden tartışılsa da, aslında doğrudan mekânın nasıl kurulduğu ile ilişkilidir. Büyükada, bu ilişkinin açık biçimde okunabildiği özel bir örnek sunar. Motorlu araç trafiğinden arındırılmış yapısı, yaya öncelikli düzeni ve kendine özgü morfolojik karakteri ile ada, kentsel hareketliliğin farklı bir biçimini ortaya koyar.</p>



<p class="is-style-alert-2 has-black-color has-white-background-color has-text-color has-background has-link-color wp-elements-9b0985327ac99fdf6c839f3ef39814a4 wp-block-paragraph"><em>Büyükada, İstanbul Adaları’nın merkezi olması, tarihsel yapısı, imar planları ile doğal ve beşeri coğrafya faktörlerinin etkisi ile planlamanın en önemli alanını oluşturmaktadır.” (Garipağaoğlu ve Özcan, 2016)</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Morfolojik Yapı ve Sokak Mekânları</h2>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Kentsel morfoloji, yol sisteminden yerleşim dokusuna kadar birçok analizi bünyesinde barındırır ve kentsel sistemi oluşturan öğelerin bir arada düşünülmesine olanak sağlar.</p>



<p class="has-text-align-left wp-block-paragraph">Büyükada bütününde morfolojik yapıya ilişkin yapılan üst ölçekli analizler; alanın eğim durumu, açık-kapalı alan ilişkisi ve erişilebilirlik durumu gibi değerlendirmeleri kapsamaktadır. Adanın kuzey kesiminde konumlanan iskele meydanı ve çevresinde; eğim azdır, ticari işlevlerin ve idari tesislerin yoğunlaştığı bir merkez oluşumu söz konusudur. İskele çevresinde kent dokusunun yoğun olduğu ve genelde bitişik nizamda binaların bulunduğu, kuzeyden güneye gidildikçe morfolojik yapıda değişim, yapı ve insan yoğunluğunda azalma görülmektedir. Yol sisteminin oluşumunda, bölgenin doğal sınırları ve sahip olduğu topoğrafik özellikler önemli etkenlerdir.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="893" height="698" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/image-7.png" alt="" class="wp-image-75531" title="Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma 85"><figcaption class="wp-element-caption"><em><strong>Büyükada Kent Dokusu Ve Yol Ağı</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">İskele ile yakın çevresinde; ızgara ve organik yol dokusu hâkim olup sıklaşan yolların birleşme noktalarında meydanlar oluşmuştur ve yaya akışları da bu doğrultudadır. Büyükada genelindeki kamusal kullanım kuzeyde yoğunlaşsa da farklı yürüyüş güzergâhları bulunmakta, dolayısıyla Büyükada’nın tamamı kamusal mekân<br>niteliğinde olup ada çevresini saran yol ağının ana hattı tur güzergâhıdır. Bu güzergâh, sadece adalıların kullanımına yönelik değil, aynı zamanda ziyaretçi gezintileri için de uygundur. Büyükada içinde yaşayan yerel halk ve ziyaretçi kullanımlarının bütünleştiği iskele alanında, ticari işlevler ve idari tesisler yoğunlaşmıştır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">“Bütünleşik mekânlar bir yerde yaşayan ya da orda herhangi bir nedenle bulunan tüm insanları bir araya getirme potansiyeli taşır. En bütünleşik mekânlar ise başka bir yere gitmek için bile içinden geçme olasılığı bulunan mekânlardır” (Gündoğdu ve Özkök, 2017, s.65). Bu bağlamda, potansiyel açıdan en yüksek ve düşük bütünleşme<br>oranına sahip olan akslar çalışma alanı olarak seçilmiş ve mikro ölçekli analizler ile Büyükada’nın sokak ve cadde bazındaki mevcut durumu incelenmiştir. Ana meydandan diğer yollara bağlantıyı sağlayan Çınar Caddesi 286 m. uzunluğa sahiptir, caddenin başlangıç ve bitiş noktası arasındaki kot farkı 1,39 metredir, diğer cadde ve sokaklara göre daha yoğun kullanılmaktadır (Özbek, 2015, sf. 288).</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="889" height="604" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/5555.png" alt="" class="wp-image-75499" title="Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma 86"><figcaption class="wp-element-caption"><em><strong>Çınar Caddesi ve Çevresi Arazi Kullanımı</strong></em></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Etkin yaya aksları ile iskele alanının çevresindeki bazı meydanlar ve özellikle saat meydanı rahat algılanabilmektedir. Saat meydanı, iskeleden güneye doğru dik ana yaya aksı ile bağlanmış olup, bu meydandan ve diğer işlek caddelerden fayton meydanı ise yeterince algılanamamaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Erişim ve Ada İçi Hareketlilik</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Büyükada’ya erişim, günümüzde İstanbul’un farklı noktalarından sağlanan düzenli deniz ulaşımı ile gerçekleşmektedir. Eminönü, Kabataş, Kadıköy, Beşiktaş, Bostancı, Maltepe ve Kartal gibi iskelelerden sağlanan ulaşım, kentin diğer ulaşım sistemleri ile entegre bir yapı oluşturmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Ada içi hareketlilikte motorlu taşıt girişinin olmaması belirleyici bir özelliktir. Yaya hareketliliği temel ulaşım biçimini oluştururken, bisiklet kullanımı da yaygın bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. İskele çevresinde bulunan bisiklet kiralama noktaları, ziyaretçiler için teşvik edici bir unsur oluşturmaktadır. Ancak topoğrafyanın etkisiyle bazı bölgelerde eğimin fazla olması erişimi zorlaştırmaktadır.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Geçmişte önemli bir ulaşım türü olan faytonların kaldırılmasıyla birlikte elektrikli araçlar ada içi ulaşımda kullanılmaya başlanmıştır. Elektrikli otobüsler ve taksiler, hem kamusal hem bireysel hareketliliği desteklemektedir. Bununla birlikte ada genelinde yaya odaklı dolaşım güçlüdür. Ancak yaya yollarının fiziksel koşulları ve mekân kalitesi yer yer yetersiz kalmaktadır.</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="888" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/ulasimpaftasi.jpg" alt="" class="wp-image-75507" title="Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma 87"><figcaption class="wp-element-caption"><strong><em>Prens Adalarına Ana Kara İskelelerinden Deniz Yolu İle Erişim</em></strong></figcaption></figure>



<p class="wp-block-paragraph">Günümüzde ise, ana kara ile bağlantı Eminönü, Kabataş, Kadıköy, Beşiktaş, Bostancı, Maltepe ve Kartal iskelelerinden şehir hatları ve özel taşımacılık şirketlerince yerleşim olan bütün adalara düzenli seferler ile sağlanmakta ve Büyükada’da üç ayrı iskele bulunmaktadır. Adalar’a deniz yoluyla erişimin gerçekleştirildiği ana karadaki iskelelerin yakın mesafesinde metro, tramvay istasyon noktaları ve otobüs, minibüs, dolmuş durakları bulunmakta, böylece kentin iç kesimlerinden raylı, lastik tekerlekli sistemler ve ara toplu taşıma araçları ile deniz<br>ulaşımı entegrasyonu sağlanmaktadır.<br>Bisiklet ve alternatif ulaşım türlerinin Büyükada içi hareketlilikte etkin kullanımı, sürdürülebilirlik ilkelerine uygunluk açısından İstanbul kent içi ulaşım sistemine göre farklılık göstermektedir. Adalar içerisinde, oldukça yaygın bir ulaşım aracı bisiklettir fakat topoğrafik açıdan bazı kesimlerde eğimin fazla oluşu erişim zorluğu yaratmakta ve caydırıcı etki yaratmaktadır. Adalar içerisindeki yollarda motorlu taşıt girişinin bulunmaması da bisiklet kullanımının daha sağlıklı ve etkin bir alternatif oluşturmaktadır. İskele çevresinde bisiklet kiralama yerlerinin bulunması, günübirlik ziyaretçilerin bisiklet kullanımı için teşvik edici unsurlardandır. Bununla birlikte,<br>İstanbul ana karasından bisikletle vapur yolculuğu alternatifinin bulunması, Adalar’a bisiklet ile erişim kolaylığı sağlaması ada içinde bisiklet ile hareketliliğin tercih edilme nedenidir ancak bu konuda kontrolsüz kullanan acemi bisiklet sürücüleri yollarda sorun oluşturmakta ve bireysel mobil araç kullanımları açısından da yeterince denetim bulunmamaktadır.</p>



<div class="wp-block-columns is-layout-flex wp-container-core-columns-is-layout-8f761849 wp-block-columns-is-layout-flex">
<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="899" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/IMG_7604-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-75515" title="Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma 88"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Büyükada Elektrikli Taksiler</strong></figcaption></figure>
</div>



<div class="wp-block-column is-layout-flow wp-block-column-is-layout-flow">
<figure class="wp-block-image size-full is-resized"><img loading="lazy" decoding="async" width="1300" height="975" src="https://www.peyzax.com/wp-content/uploads/2026/04/IMG_7606-scaled.jpg" alt="" class="wp-image-75523" style="width:363px;height:auto" title="Büyükada’da Hareketlilik: Yaya Odaklı Bir Kentsel Okuma 89"><figcaption class="wp-element-caption"><strong>Büyükada Elektrikli Otobüs</strong></figcaption></figure>
</div>
</div>



<p class="wp-block-paragraph">Ulaşım modlarının değişimi ile geçmişte Adaların kimliği ile bütünleşmiş geleneksel fayton taşımacılığı kaldırılarak toplu taşıma hizmeti veren elektrikli otobüslerin ve taksilerin kullanımına başlanılmıştır. 13 kişilik uygun ücretlendirilmiş bu araçlar ve maksimum 4 kişilik elektrikli taksiler ile yolcu taşımacılığı gerçekleştirilmektedir.<br>Ayrıca, ada içinde yaya odaklı hareketlilik etkindir. Adalar için belirlenen rotalar ve iskele çevresinde oluşturulan yaya dolaşım bölgeleri, yaya erişimini tercih edilebilir kılmaktadır. Büyükada içine motorlu taşıt girişinin yasak olması, sağlıklı ve güvenli dolaşım olanağı yaratmaktadır. Yaya hareketliliği, Büyükada’da günübirlik yeme içme, dinlenme, küçük alışveriş, hafta sonu konaklama gibi rekreasyon amaçlı gezintilerde de tercih edilen bir erişim biçimidir, ancak yol mekân kalitesi düşüktür, yaya kaldırımları yetersiz kalmaktadır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Alternatif Bir Hareketlilik Modeli</h2>



<p class="wp-block-paragraph">Büyükada, yaya hareketliliğinin güçlü olduğu, motorlu araç trafiğinden arındırılmış yapısı ile sürdürülebilir bir ulaşım modeli sunmaktadır. Bisiklet ve elektrikli araç kullanımı ile desteklenen bu yapı, çevre ve insan sağlığı açısından olumlu bir örnek oluşturmaktadır ancak sokak ve yol mekânlarının fiziksel koşullarının iyileştirilmesi gerekmektedir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Büyükada’da gözlemlenen bu hareketlilik modeli, İstanbul’un farklı bölgeleri için de bir yaklaşım sunmaktadır. Özellikle deniz ulaşımı ile desteklenen, yaya odaklı ve çevre dostu ulaşım çözümleri farklı alanlarda uygulanabilir.</p>



<p class="wp-block-paragraph">Kentsel hareketlilik ve erişilebilirliğin mahalle ölçeğinde ele alınması, motorlu araç trafiğinin sınırlandırılması, yaya ve bisiklet kullanımının teşvik edilmesi sürdürülebilirlik açısından önem taşımaktadır. Bununla birlikte, hareketlilikle ilgili düzenlemelerin yalnızca sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda esneklik ve krizlere karşı dayanıklılık sağlaması gerekmektedir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kaynakça</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Beckmann K. J., Hesse M., Holz C.-Hunecke R. M., 2006, Stadtleben – Wohnen, Mobilitaet und Lebensstil, Wiesbaden</li>



<li>Akpınar, S. (1984). Adaların Tarihi ve Arkeolojisi, Adaların Türk Turizmindeki ve Edebiyatındaki Yeri ve Önemi Semineri, 3 Mayıs 1984, Burgazada Lioness Kulübü Derneği, İstanbul.</li>



<li>Garipağaoğlu, N., &amp; Özcan, S. İstanbul Adaları’nın Mekan-Kıyı Yönetimi Ve Sürdürülebilirlik Kapsamında Planlanması. Marmara Coğrafya Dergisi, (33), 215-240.</li>



<li>Lynch K., 2011, Kent İmgesi, T. İş Bank. Kültür Yayınları</li>



<li>Özbek, M. Ö. (2015). Prens Adalarının Morfolojik Yapılarının Yaya ve Bisiklet Erişilebilirliği Üzerinden İncelenmesi, Türkiye Kentsel Morfoloji Araştırma Ağı Kentsel Morfoloji Sempozyumu “Temel Yaklaşımlar ve Teknikler&#8221; Kitabı. Düzenleyen Mersin Üniversitesi. 22- 23 Ekim.</li>



<li>Tuğlacı, P. (1989). Tarih Boyunca İstanbul Adaları. Cem Yayınevi.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.peyzax.com/buyukadada-hareketlilik-yaya-odakli-bir-kentsel-okuma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
