Peyzajın Sınırları Evrene Uzanabilir mi?
  1. Anasayfa
  2. KÜLTÜR
  3. Kavramlar

Peyzajın Sınırları Evrene Uzanabilir mi?

0

Peyzaj kavramının tanımı sürekli değişmekte, bu durum peyzajın anlaşılmasını ve belirli sınırlarda düşünülmesini engellemektedir. Örneğin Susskind’e (2005) göre peyzaj, fizik ve kozmolojideki güncel paradigma değişimiyle uyumlu olarak sınırsız bir düşünme biçimini temsil eder. Sınırsız olma durumu, korkutucu gibi görünse de peyzaj mimarlığı disiplini için yeni oluşumları da beraberinde getirebilir.

Susskind (2005) tarafından yazılan Cosmic Landscape kitabı, “kozmik peyzaj” kavramını kullanarak peyzaj ve evren arasında bağlantı kuran sınırlı çalışmalardan biri olmuştur. Fakat bu kavram, peyzaj mimarları ve diğer tasarım disiplinleri tarafından kullanılmamıştır. Peki, kozmik peyzaj kavramı, tasarımcılar gözünden neleri değiştirebilir?

Bu yazı, peyzajın sınırsızlığını kozmik peyzaj üzerinden düşünmeye davet ediyor.

Kozmik Peyzaj Mümkün Müdür?

Capra (1992), toprak, su ve hava üzerinden peyzajı anlatırken peyzaj ile fizik ilişkisini kurmaktadır. Toprak, su ve havanın sürekli hareket eden atom ve moleküllerden oluştuğunu ve bu atom ve moleküllerin birbirini yok eden ya da birleşen ve dönüşen parçacıklardan meydana geldiğini söylemektedir. Bu durum, aslında peyzajın gözle görülmeyen bu küçücük parçacıklardan oluştuğunu göstermektedir. Dolayısıyla, peyzajın sınırsız yolculuğu bu parçacıklardan başlayarak kozmik ölçeğe kadar uzanmaktadır.

Capra’ya (1992) göre, peyzajdaki elementleri oluşturan bu küçücük parçacıklar da ritmik aralıklarla yok edilmektedir ve bu durum, kozmik dans olarak açıklanmaktadır. Fakat kozmik dans ile sağlanan uyum, günümüz toplumuyla peyzaj arasında uyuşmamakta ve bunun sebebi, toplum ve peyzaj arasındaki uyumlu beraberliğin sağlanamamasından kaynaklanmaktadır (Capra, 1992). Vural’a (2025) göre ise insanlar, bu ilişkinin bozulmasında büyük etkiye sahipken, peyzaj ile uyumu yeniden kurabilme imkânına da sahiptir. Bu çerçevede, peyzaj ile beraberliğin sağlanması, su ve doğa ile birlikte yaşayarak başlayabilir. Dolayısıyla, kozmik sürecin sağlanabilmesinde, insanların ve toplumların rol oynayabilmesi mümkündür. Bu sebeple, kozmik peyzajı anlamak, sadece evren ve peyzaj ile değil insan üzerinden de gerçekleşmelidir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Bir Kenti Okumak: Sokaklar Bize Ne Anlatır?

Kozmik Peyzajda İnsanın Yeri

Peyzaj ve onunla kurduğumuz ilişki, ilk bakışta doğrudan ve kolay anlaşılır bir şey gibi görünebilir (Ross, 2005). Fakat bu ilişki, düşünüldüğünden daha karmaşıktır. Peyzajın dinamik ve sürekli değişen yapısı ile toplumun değişken yapısı bu ilişkiyi karmaşıklaştırmaktadır. Peyzaj kavramının herkese göre değişkenlik göstermesinin sebeplerinden biri de budur.

Yeryüzü ölçeğinde, insan kaynaklı gelişen sorunların oluşturduğu dönem olan antroposen çağı, gezegen ölçeğinde gerçekleşen sorunları beraberinde getirmiştir (Vural, 2025). Antroposen çağının sonucu olarak gezegen ölçeğinde gerçekleşen problemlerin başlangıcının insanda olması, kozmik peyzajın şekillenmesinde insanın etkisini vurgulamaktadır. Bu nedenle, insan ölçeğinden başlayarak kozmik ölçeğe doğru genişleyen bir yaklaşım, kozmik peyzajı da anlamak için uygun bir yöntem olacaktır.

Peyzaj Mimarları Ne Yapabilir?

Peyzaj mimarlığı disiplininin kendini yeniden konumlandırmaya başlaması ile bahçe, park gibi sınırların dışına çıkılarak daha büyük ölçekli alanlara yönelme gerçekleşmiştir. Fakat bu geleneksel ölçekten çıkılma durumu, bilinmeyen ve zorlu alanlar ile peyzaj mimarlığını karşı karşıya getirmiş, daha büyük ölçekli sorunlar, peyzajı ve peyzaj mimarlığını ilgilendirmeye başlamıştır (Davis ve Oles, 2014). Örneğin, beş kitlesel yok oluşu atlatmış olan gezegenimiz, bugün “Altıncı Kitlesel Yok Oluş” olarak ifade edilen antroposen kaynaklı ciddi bir durumla karşı karşıyadır (Vural, 2025). Davis ve Oles (2014), kentlerin yükselen su seviyelerine nasıl uyum sağlayacağından birlikte yaşadığımız türlerin yok oluşuna kadar nasıl yanıt vereceğimiz gibi meseleler ortaya koymaktadır. Peyzaj mimarlarının peyzajı kozmik ölçekte ele alması, bu gezegen ve evrensel ölçekteki konular üzerine düşünmesini de gerektirmektedir. Bu konuların ele alınması ise yine bahçe ölçeğinden başlayabilir. Yapılacak küçük bir müdahale, kozmik peyzaja kadar uzanan bir sonuç yaratabilir. Dolayısıyla peyzaj mimarlarının her müdahalesi evrensel ölçekte değerlidir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Sakin Şehir Cittaslow Hareketi Nedir? Kriterleri Nelerdir?

Fakat Davis ve Oles’e (2014) göre, bu konular tek bir disiplinle değil, disiplinlerarası bir çalışma ile ele alınmalıdır. Dolayısıyla kozmik ölçekteki problemlerin sadece peyzaj mimarlarının sorumluluğunda olması doğru değildir. Kaplan’a (2009) göre, farklı disiplinlerden elde edilen bilgiler, peyzajı anlamayı daha mümkün hale getirmektedir. Bu doğrultuda kozmik peyzajı anlamak da farklı disiplinlerin birlikte çalışmasıyla mümkündür.

Sonuçta…

Kozmik peyzaj, uzayın tasarlanmasını öneren bir kavram değildir. Aksine, peyzajın ölçeğini, zamanını ve insanın evrendeki konumunu yeniden düşünmeye çağıran kuramsal bir çerçevedir. Bu bakış açısı, peyzajın yalnızca belirli mekânsal sınırlar içinde ele alınamayacağını, farklı ölçekler ve disiplinler arasında yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.

Kaynakça

Brunetta, G., & Voghera, A. (2008). Evaluating landscape for shared values: Tools, principles, and methods. Landscape Research, 33(1), 71–87.

Capra, F. (1992). The Tao of physics: An exploration of the parallels between modern physics and Eastern mysticism. Shambhala Publications.

Davis, B., & Oles, T. (2014). From architecture to landscape. Places Journal.

Kaplan, A. (2009). Landscape architecture’s commitment to landscape concept: A missing link? Journal of Landscape Architecture, 4(1), 56–65.

Ross, S. (2005). Landscape perception: Theory-laden, emotionally resonant, politically correct. Environmental Ethics, 27(3), 245–263.

Susskind, L. (2005). The cosmic landscape: String theory and the illusion of intelligent design. Little, Brown and Company.

Vural, Ç. (2025). Antroposen ve iklim krizi: Doğanın sömürülmesinden adaletsizliğe. Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi SBE Dergisi, 15(3), 1445–1468.

İnci BULAN 15 Katkı Puanı
Katkıda Bulunan
Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Adalet Bir Ağacın Gölgesinde Başlar: Dikmen Vadisi Üzerinden İklim ve Mekânsal Adalet Üzerine Bir Okuma

Ben Memnune İnci Bulan, 2024 yılında Ege Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı bölümünden mezun oldum. 2025 yılında ise İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Peyzaj Mimarlığı programında yüksek lisans sürecime başladım. Daha çok yağış suyu yönetimi, kentsel dereler üzerine çalışmaktayım.

3 Makale
Bu yazıyı tarihinde yayınladı.

Ben Memnune İnci Bulan, 2024 yılında Ege Üniversitesi Peyzaj Mimarlığı bölümünden mezun oldum. 2025 yılında ise İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Peyzaj Mimarlığı programında yüksek lisans sürecime başladım. Daha çok yağış suyu yönetimi, kentsel dereler üzerine çalışmaktayım.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir