Bahçeşehir Gölet Park: İstanbul’un İlk ve En Büyük Göleti
  1. Anasayfa
  2. KÜLTÜR
  3. Gezi Rehberi

Bahçeşehir Gölet Park: İstanbul’un İlk ve En Büyük Göleti

0
Reklam Sponsoru

Doğanın her tonuna şahit olacağınız, İstanbul’un yoğunluğu içinde “kısa bir nefes aralığı” gibi duran, suyu ve yeşili bir araya getiren bir park… Bahçeşehir Gölet Parkı, özellikle mevsim geçişlerinde, yani yeşilin sarıya döndüğü günlerde de, ilkbaharın çiçekli parıltısında da kendini ayrı ayrı anlatan bir yer. Bu yazıda sizi Bahçeşehir’de, Başakşehir Belediyesi sınırları içinde kalan bu rekreasyon alanına götürüyorum. Fotoğraflarla gezelim; ama bir yandan da, gitmeden önce işin pratik tarafını da bilelim istiyorum.

Bahçeşehir Gölet Parkı, Bahçeşehir, Ispartakule ve Esenkent çevresinde yaşayanların günlük rutinde kolayca uğrayabildiği bir alan. Ama ziyaretçi profili sadece yakın çevreyle sınırlı değil; İstanbul’un farklı semtlerinden de “biraz yürüyelim, biraz su kenarı görelim” diyerek gelen epey insan oluyor. Yazının ilerleyen kısmında park içinde neler var, hangi köşeler daha sakin, çocuklu aileler için hangi detaylar öne çıkıyor, hepsini tek tek anlatacağım.

Okurken aklınızda şöyle bir şey kalsın isterim: Burası, her ziyaretçinin kendine ait bir tempo bulabildiği bir park. Bazen kalabalıkta yürürsünüz, bazen bir ağacın altında uzun uzun oturursunuz. Ve evet, zaman zaman arka fondaki yapılaşma gözü yorabilir; ama doğru köşeyi seçince park yine de “doğa içinde kalma” duygusunu verebiliyor.

Bahçeşehir Gölet Parkı

Bahçeşehir Gölet Parkı’nın en ayırt edici öğesi, göletin kendisi. Tanıtım metinlerinde göletin yaklaşık 26.000 m2 su yüzeyine sahip olduğu ve çevresindeki rekreasyon alanının yaklaşık 300.000 m2 büyüklüğe ulaştığı ifade ediliyor. Parkın yıllar içinde eklerle büyüdüğünü söylemek daha doğru: bir yanda gölet ve klasik park işlevleri, diğer yanda ticari birimlerin ve yeni aktivite alanlarının eklendiği uzantılar.

Parkın “eski ve yeni” katmanları var dememin sebebi şu: Gölet çevresindeki yeşil alanlar, yürüyüş hatları ve çim düzlükler parkın omurgasını kuruyor. Buna ek olarak, farklı yıllarda hayata geçen proje ve işletmelerle birlikte, restoran-kafe gibi kullanımların ve bazı yeni aktivite alanlarının ağırlığı artmış durumda. Bu dönüşüm, Bahçeşehir’de yaşayanların bir kısmı tarafından uzun süre tartışıldı; yeşilin korunması, kamusallık ve yoğunluk gibi başlıklarda itirazların gündeme geldiği bir dönem de oldu. Bugün geldiğimiz noktada ise park; hem yürüyüş, dinlenme, çocuk oyunları gibi klasik rekreasyon işlevlerini sürdürüyor, hem de ticari bir çeper üretmiş durumda.

Yürüyüş ve bisiklet tarafı özellikle güçlenmiş görünüyor. Belediye tanıtım metinlerinde 4.200 metre EPDM yürüyüş yolu, 2.500 metre doğal tartan yürüyüş yolu ve 1.950 metre uzunluğunda bisiklet yolundan söz ediliyor. Bazı dönemlerde parkura ek hatların yapıldığı da duyurulduğu için, toplam uzunluklar zamanla değişmiş olabilir. Ben bunu şöyle okuyorum: Park artık sadece “gölet çevresinde kısa tur” değil; farklı kaplama ve uzunluklarda, tempo yapabileceğiniz bir yürüyüş-bisiklet omurgası sunuyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Kültürpark: Nostaljileriyle İzmir Fuarı

Çocuk oyun alanları ve macera parkı

Parkın çocuklu aileler tarafından çok tercih edilmesinin bir nedeni de temalı oyun alanları. Gemi temalı oyun alanı, kauçuk zemin ve kum havuzu gibi bileşenlerle “klasik park oyunları”nı tamamlayan bir kurgu sunuyor. Bu bölüm, kısa süreli oyun için de uygun; uzun süre oyalanmak için de. Engelli çocuklar için salıncak gibi kapsayıcı detayların olması, bu parkın artı hanesine yazılacak bir şey.

Parkın uzantılarında öne çıkan bir diğer bileşen ise macera parkı. İşletme tarafından paylaşılan bilgilere göre alanda yüksek ip parkuru ve zipline gibi aktiviteler bulunuyor; bazı etaplar için minimum boy koşulu veriliyor ve seans süreleri uygulanıyor. Ücret ve seans detayları dönemsel değişebildiği için gitmeden önce işletmenin güncel sayfasına bakmak daha güvenli olur. Benim gözümde bu alanın en büyük etkisi şu: Park artık sadece “düz yürüyüş” değil, gençler ve daha hareketli kullanıcılar için de ayrı bir çekim üretmeye başladı.

Etkinlik sahnesi ve kamusal hayat

Bahçeşehir Gölet Parkı içinde etkinlik sahnesi var. Çok sık kullanılmayan dönemler olabiliyor; ama ramazan ayı gibi zamanlarda konser ve kamusal etkinliklerin buraya taşındığı da görülüyor. Sahne, günün geri kalanında kimi zaman spor gruplarının buluşma noktası, kimi zaman da “randevulaşma” yeri gibi çalışıyor.

Manzara terasları ve sakin köşeler

Parkın farklı açılarından göleti izlemeye izin veren ahşap seyir terasları var. Bahar aylarında çiçeklerle desteklenen bu teraslar gerçekten güzel fotoğraf veriyor. Yalnız, arka plandaki yüksek yapılaşma bazı açılarda kaçınılmaz biçimde kadraja giriyor; bunu “şehir parkı gerçeği” diye okumak gerekiyor. Eğer bu görüntü sizi rahatsız ediyorsa, göletin daha içe dönük, ağaç altı karakteri güçlü köşelerini seçmek daha iyi hissettiriyor.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Kaldırımda Kullanılabilecek 10 Ağaç Türü ve Seçim Kriterleri

Benim kişisel favorim, parkın daha iç kısmında kalan ve küçük gölete yakın noktalar. Bazı günler kendi sandalyenizi getirip bir ağacın altına kurulmak, yanınıza yaklaşan kaz ve ördekleri izlemek, şehir içinde beklenmedik bir “yavaşlama” hissi veriyor. Burayı sevme sebebim biraz da bu: Park, hızla tüketilen bir alan değil; doğru kullanınca, gerçekten dinlendiriyor.

Benim tercihim, parkın içe dönük köşelerinde, küçük göletin yakınında ağaçların altında oturmak. Yanınıza kadar gelen kazlar ve ördekler bazen insanı şaşırtıyor; ama bir yandan da parkın canlı bir ekosistem gibi işlediğini hatırlatıyor.

Ağaç altından biraz daha uzakta ama yine göl kenarında oturmak isterseniz, kamelyaların olduğu daha ferah bölümler iyi bir seçenek. Yazın gölgede kalmak isteyenlerin bu tarafı seçtiğini, ilkbaharda ise çiçeklenmelerin yürüyüşe ayrı bir koku ve renk kattığını söyleyebilirim. Park içinde bitkisel doku “tek tip” değil; yer yer yoğunlaşıyor, yer yer açılıyor. Bu da dolaşımı daha az sıkıcı yapıyor.

Akşam kullanımı, ışık ve güvenlik hissi

Parkın akşam kullanımında ışıklandırma önemli bir rol oynuyor. Işık geçidi, ağaç aydınlatmaları ve bazı dekoratif uygulamalar, özellikle gölet çevresinde yürüyüşü daha “güvenli hissettiren” bir hale getiriyor. Elbette kalabalık arttıkça güvenlik hissi de artıyor; ama çok geç saatlerde, daha tenha köşelerde aynı hissi herkes yaşamayabilir. Ben akşam saatlerinde daha çok ana omurga üzerinde kalmayı, kıyı çizgisinde çok içlere girmemeyi tercih ediyorum.

Parkta pratik ihtiyaçlar ve küçük notlar

Park içinde tuvalet, mescit, çeşme ve büfe gibi temel ihtiyaç noktaları bulunuyor. Büfe bazı dönemlerde açık olmayabiliyor; bu durumda parkın yakın çevresindeki küçük alışveriş birimleri ve kafe-restoranlar devreye giriyor. Bisiklet sürmek isteyenler için bisiklet yolu bilgisi paylaşılmış durumda; paten tarafında ise zemin sürekliliği her yerde aynı olmadığı için (toprak patikalar, farklı kaplamalar) yer yer zorlayıcı olabiliyor. Yine de parkın genelinde “kullanım yasağı”ndan ziyade, kalabalık ve zemin koşullarına göre kendi güvenliğinizi yönetmeniz gereken bir durum var.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Maltepe Orhangazi Şehir Parkı: Türkiye'nin En Büyük Açık Hava Spor ve Yaşam Merkezi

Bahçeşehir Gölet Parkı ve çevresinde neler yapılır?

Parkın fiziksel özellikleri, aslında ne yapabileceğinizi de belirliyor. Burada bir gün “tek bir etkinlikten” oluşmuyor; yürüyüşle başlıyor, göl kenarında oturmayla uzuyor, çocuklar oyun alanına kayıyor, bazıları macera parkına giriyor. Yani aynı mekân, farklı yaş gruplarını aynı anda taşıyor.

  • Sabah erken saatlerde matınızı alıp daha sakin bir köşe seçerek yoga ve meditasyon yapabilirsiniz. Kuş sesleri ve su yüzeyi, özellikle sabah saatlerinde daha net duyuluyor.
  • Yürüyüş hattında ısınarak açık hava spor aletlerinden yararlanabilirsiniz. Park içinde barfiks ekipmanı gibi basit ama işlevli donatılara rastlamak mümkün.
  • Kamelya ve gölge ceplerinde dinlenebilir, göl kenarında çay-kahve molası verebilirsiniz. Yanınıza küçük bir oturma minderi almak, çim alanlarda konforu artırıyor.
  • Çim tepeleri ve geniş çim düzlüklerde oturup gölet manzarasını izleyebilir, top oynayabilir, ip atlayabilir ya da sadece çimlere uzanabilirsiniz.
  • Fotoğraf çekmek için çok uygun bir alan. Özellikle su kuşları, bitkisel doku ve gün batımı ışığı birlikte güzel kareler veriyor.
  • Macera parkı tarafında ip parkuru ve zipline gibi aktivitelerle daha hareketli bir zaman planlayabilirsiniz. Çocuklar için yaş ve boy koşulları olabildiği için gitmeden önce kontrol etmek iyi olur.
  • Parkın hemen yakınındaki kültür-sanat yapısında tiyatro ve etkinlik programları olabiliyor. Park yürüyüşünü, akşam bir etkinlikle tamamlamak güzel bir senaryo.
  • Park içinde mangal yakmaya izin verilmediği belirtiliyor; ama yiyecek içeceğinizi getirip çim alanlarda “mangal olmadan” piknik yapmak mümkün. Burada da mekân etiğine dikkat etmek gerekiyor; çöp üretimi ve gürültü, parkı hızla yoruyor.
  • Hafta içi gündüz saatlerinde kalabalık daha düşük olabiliyor. Eğer yakın oturuyorsanız kitap okumak ve çalışmak için iyi bir kaçış noktası.
  • Mevsim geçişlerini özellikle takip edin: Sonbaharda renkler, ilkbaharda çiçeklenme ve yaz akşamlarında ışıklandırma, parkın karakterini değiştiriyor.

Ulaşım notu (kısa)

Bahçeşehir tarafına raylı sistem erişimi, proje ve etaplara bağlı olarak zaman içinde değişebiliyor. Metro İstanbul’un proje hatları arasında Bahçeşehir’i kapsayan bir uzatma etabı yer alsa da, ziyaret planı yaparken güncel işletmede olan hatlara göre düşünmek daha doğru. Pratikte bugün park erişimi daha çok otobüs ve minibüs hatlarıyla sağlanıyor. İETT tarafında “Gölet” durağı üzerinden geçen hatlar bulunuyor; ayrıca Bahçeşehir Merkez ve çevre duraklar da yürüme mesafesinde kalabiliyor.

Faydalanılan kaynaklar

İstanbul Üniversitesi Mezunu Peyzaj Mimarı Işık Üniversitesi- Peyzaj mimarlığı yüksek lisans öğrencisi Fotoğrafçılık, sanat ve doğa ile ilgili Hayvansever

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir