Veriden Tasarıma: Peyzaj Mimarlığında Parametrik Tasarım
  1. Anasayfa
  2. TASARIM
  3. Tasarım Trendleri

Veriden Tasarıma: Peyzaj Mimarlığında Parametrik Tasarım

0

Peyzaj mimarlığı, doğası gereği dinamik ve çok katmanlı senaryoların bir arada düşünülmesni gerektiren, dünyanın belki de en kompleks tasarım alanlarından biridir. Bir peyzaj mimarı sahaya adım attığında topografyayı, iklim verilerini, altyapıyı, bitki kullanımını, mikroklimayı, kültürel verileri ve insan ihtiyaçlarını eş zamanlı olarak düşünmek, değerlendirmek zorundadır. Bu durum, tasarım sürecinde karmaşık ilişkilerin analiz edilmesini ve yönetilmesini zorunlu hale getirmektedir.

Teknolojinin hızla gelişmesiyle birlikte dijital tasarım araçları da peyzaj mimarlığının önemli bir parçası haline gelmiştir. Bir dönem yalnızca çizim ve görselleştirme amacıyla kullanılan bilgisayar destekli tasarım programları, bugün tasarım sürecinin aktif bir bileşeni olarak çalışmaktadır.

Bu noktada karşımıza parametrik tasarım çıkmaktadır. Parametre kelimesi Türkçede değişken anlamına gelmekte ve parametrik tasarım da değişkenler arasındaki ilişkilerin dijital ortamda tanımlanmasına dayanmaktadır. Güneş ışığı, eğim, rüzgâr yönü, insan hareketleri ya da bitki gelişimi gibi pek çok veri, parametrik sistemler aracılığıyla tasarımın biçimini doğrudan etkileyebilmektedir. Bu yaklaşım, özellikle doğadaki oluşum süreçlerini anlamada ve biyomimikri temelli tasarımlar geliştirmede peyzaj mimarlığına yeni bir perspektif kazandırmaktadır (Kızılkaya, 2011).

Parametrik Tasarım Nedir?

Geleneksel tasarım pratiklerinde bilgisayar ekranına yansıyan her çizgi, uzayda sabitlenmiş kesin bir noktayı veya bitmiş bir formu temsil eder. Oysa dijital evrimin tasarım disiplinlerine sunduğu parametrik modelleme, nesnelerin durağan şekillerini değil; o şekilleri var eden kuralları ve ilişkileri tanımlar. Parametrik tasarım; girdi olarak parametreleri alan, çıktı olarak ise sürekli değişen varyasyonlar üreten dinamik bir mekanizmadır. Parametrik modellemede tasarımı geometrik olarak sınırlayan kuralların belirlenmesiyle program modeli oluşturur.(Schmal, 2001)Tasarımcı artık tek bir son ürün çizmek yerine, geometrik ilişkileri tanımlayıp ve değerleri değiştirerek formu yeniden şekillendirebilmektedir (Kolarevic, 2003;Kızılkaya, 2011).

Geleneksel çizim programlarıyla tamamlanan bir proje üzerinde küçük bir değişiklik yapmak istediğimizde bile, birbiriyle ilişkili birçok faktörü yeniden değerlendirmek zorunda kalabiliriz ve bu durum projenin büyük ölçüde baştan tasarlanmasını gerektirebilir. Ancak parametrik tasarım ile oluşturulan modellerde bir noktada yapılan değişiklik, sistem içerisindeki bağlantılı tüm noktalara otomatik olarak yansıtıldığı için projeye yeni baştan başlanmasına gerek kalmadan güncellenmiş bir model elde edilebilir. Parametrik tasarımın bu nitelikleri tasarımcının, tasarım gelişim sürecinin herhangi bir aşamasında düşüncelerini değiştirmesine olanak verir (Kızılkaya, 2011; Burry,1993).

blank
parametrik model, Bileşenlerin toplu hareketi (Kızılkaya, 2011) – Şekil-1

Bu yaklaşım, insan beyninin ve geleneksel yöntemlerin tek başına göğüsleyemeyeceği bir kompleksliği (çokluluğu) yönetilebilir kılar. Tasarım alanındaki veri, bileşen ve katman çokluğu arttıkça, algoritmik kodlar devreye girer ve tasarımcıya uzayda sabit noktalar yerine sayısal değişken sistemleri sunar. Şebnem Yalınay Çiniciye göre parametrik tasarım, tasarlanan nesneye sistem fikriyle yaklaşmaktadır.Tamamlandıktan sonra bir nesne, bir yapıt olacak olsa da, onu bir sistem olarak ele almak tasarım düşüncesini zenginleştirecektir (Çinici et al, 2011).

Biçimi Değil Süreci Tasarlamak…

Parametrik sistemlerde bir diğer önemli özellik de algoritmanın süreçteki tüm adımları sıralı olarak hafızasında kaydediyor olmasıdır. Bu işlemler dallandırılarak sınıflandırılan bir veri tabanında saklanmaktadır. Tasarımcı, sistem içerisindeki herhangi bir bileşene süreç boyunca müdahale edebilir, geriye dönük işlem yapabilir ve parametreleri yeniden düzenleyebilir. Parametrik sistem hiyerarşiyi ortadan kaldırıp parça bütün ilişkisi içersinde her bir parçanın eşit önem kazanmasını sağlıyor (Kızılkaya, 2011;Çinici et al, 2011).

blank
Parametrik Tasarım Süreci (Topçu, 2026) – Şekil- 4

Yukarıdaki parametrik model örneklerinde görüldüğü gibi , parametrik tasarım süreçlerinde biçim doğrudan çizilmek yerine; veri akışları, yönlendirici eğriler ve algoritmik ilişkiler aracılığıyla üretilmektedir (Şekil 2 – 3 – 4). Parametrelerde yapılan küçük değişiklikler dahi yüzey organizasyonunu, boşluk-doluluk oranlarını ve geometrik örüntüyü dönüştürerek çok sayıda alternatif tasarım senaryosu oluşturabilmektedir.

blank
Geleneksel ve parametrik tasarım süreci arasındaki karşılaştırma diyagramı (Şekerci & Yildiz, 2020)
Şekil – 5
Geleneksel CAD sistemleriyle parametrik tasarım sistemlerinin
karşılaştırıması.(Kızılkaya, 2011) – Tablo-1

Tablo 1’de geleneksel CAD sistemleri ile parametrik tasarım sistemleri arasındaki temel farklar gösterilmektedir. Parametrik tasarım sistemleri; değişken, veri odaklı ve eşzamanlı çalışabilen yapılarıyla geleneksel dijital tasarım yöntemlerine göre daha esnek ve çok yönlü çözümler sunmaktadır (Şekil – 5).

Parametrik Tasarım Programları

Grasshopper

blank
Grasshopper Programı Arayüzü (Sawantt, S. 2021) – Şekil – 6

Grasshopper, Rhinoceros 3D modelleme programı üzerinde çalışan, görsel programlama mantığına dayalı, oldukça yaygın ve kullanıcı dostu bir parametrik modelleme aracıdır.

  • Geliştiricisi ve Amacı: David Rutten tarafından geliştirilmiştir. Modelleme sürecini kaydeden “açık geçmiş” kavramına dayanarak, kullanıcıların grafik formüllerle oynayıp parametrik modeller oluşturmasını sağlamaktır. En büyük amacı, çok az programlama deneyimi olan tasarımcıların bile elemanlar arasındaki ilişkileri kolayca değiştirerek parametrik model üretebilmesini sağlamaktır. Kullanıcı dostu ve ücretsiz (Rhinoceros içinde) olmasıyla geniş kitlelere ulaşmıştır (Kızılkaya, 2011;Sawantt, 2021).
  • Yazılım Dili: Kullanıcılar temel olarak görsel grafik formüllerle (bileşenleri birbirine bağlayarak) çalışırlar. Bununla birlikte yazılım; VB (Visual Basic), C# ve Python gibi güçlü programlama dillerinde kod yazılmasına da olanak tanır. İleri düzey kullanıcıların bu dillerle yazdığı ücretsiz yan uygulamalar (eklentiler), kodlama bilmeyen diğer kullanıcıların da programda yeni fonksiyonlar kullanabilmesini sağlar (Kızılkaya, 2011).
  • Entegrasyon: Rhinoceros 3D platformuyla tamamen bütünleşik ve eş zamanlı çalışır ( Sawantt, 2021).
  • Kullanım Alanı: Parametrik tasarım platformlarında ve mimari tasarımlarda çok yaygın bir kullanım alanına sahiptir (Kızılkaya, 2011).
Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Evimizin Bahçesine Nasıl Havuz Yaparız? Adım Adım Havuz Yapma Rehberi

Generative Components

blank
Generative Components yazılımının arayüzü (Royal Danish Academy, n.d.)- Şekil – 7

Generative Components, mimari tasarımda karmaşık formlar ve sistemler üretmek için geliştirilmiş güçlü parametrik bir CAD yazılımıdır.

  • Geliştiricisi ve Amacı: Bentley Systems bünyesinde Dr. Robert Aish tarafından geliştirilmiştir. Mekanik modellemenin ötesine geçerek, mimari tasarıma daha fazla değişkenlik, akıcılık ve esneklik kazandırmayı amaçlar (Kızılkaya, 2011).
  • Çalışma Mantığı: Tasarım kuralları oluşturma, geometrileri yönetme, elemanlar arası ilişkiler kurma ve algoritmik ifadeler kullanma temeline dayanır. Bu sayede karmaşık geometrilerin yer aldığı alternatif tasarım çözümleri üretebilir (Kızılkaya, 2011).
  • Yazılım Dili: C yazılım dilinde geliştirilmiştir, objelere özel tanımlamalar atayarak tüm tasarımı bu objeler üzerinden esnek bir şekilde kontrol etmeye olanak tanır (Kızılkaya, 2011).
  • Entegrasyon: AutoCAD ve Rhino gibi yaygın yazılımlarla etkileşimli çalışabilmesi için zengin dosya uzantısı desteğine sahiptir. Ayrıca kullanıcıların özel programlar oluşturabilmesi için basit bir kodlama dili içerir (Kızılkaya, 2011).
  • Kullanım Alanları: Akademik çevrelerde ve ileri teknoloji kullanan tasarım ofislerinde güçlü bir tabanı vardır. Ağırlıklı olarak yapı tasarımında (mimarlık ve mühendislik) kullanılsa da doğal ve biyolojik strüktürlerin modellenmesinde de tercih edilir (Kızılkaya, 2011)..

Digital Project (CATIA)

blank
Digital Project yazılımının ara yüzü (Digital Project, n.d.)- Şekil – 8

Digital Project, havacılık ve otomotiv endüstrisinde kullanılan CATIA V5 tabanlı güçlü bir bilgisayar destekli parametrik tasarım ve detay geliştirme yazılımıdır.

  • Geliştiricisi ve Amacı: Gehry Technologies tarafından geliştirilmiştir.CATIA altyapısını mimari tasarıma uygun yeni bir görsel arayüzle sunar. İlk yıllarında yüksek bilgisayar belleği gerektirdiği için sadece performanslı iş istasyonlarında kullanılabilmiş; bilgisayar teknolojisinin gelişmesiyle normal kullanıcılar için de erişilebilir hale gelmiştir. Bu durum parametrik tasarımın mimari sektörde yayılmasını ve şantiyelerdeki inşaat süreçlerinin hızlanmasını sağlamıştır (Kızılkaya, 2011).
  • Yazılım Dili: Visual Basic programlama dilini kullanır. Bu sayede kullanıcılar fazladan kod, obje ve uygulama geliştirebilir. Ayrıca model üzerinden tahmini bütçe ve malzeme kullanımı hesaplamaları ile çeşitli analizler yapılmasına olanak tanır (Kızılkaya, 2011).
  • Entegrasyon: AutoCAD ve 3ds Max gibi yaygın yazılımlarla etkileşimli çalışabilir (Kızılkaya, 2011).

Dünyadan Peyzaj Mimarlığı Ve Kentsel Tasarım Alanında Parametrik Örnekler

Urban Adapter

2009 yılında Hong Kong Bienali’nde Rocker Lange Architects tarafından geliştirilen Urban Adaptor, parametrik tasarımın kent mobilyalarına uyarlanmış dikkat çekici örneklerinden biridir. Tasarım, tek bir sabit oturma elemanı üretmek yerine; bulunduğu çevreye ve kullanıcı ihtiyaçlarına göre değişebilen çok sayıda alternatif form oluşturmayı amaçlamaktadır. Bu yönüyle proje, parametrik tasarımın değişken ve uyarlanabilir yapısını yansıtmaktadır (Lange, Rocker, 2009; (Firdevs et al., 2018).

Ahşap modüllerin bir araya gelmesiyle oluşturulan sistem, çevreye göre şekillenebilmektedir. Özellikle yüzey eğrileri ve aks ilişkileri doğrultusunda modüllerin boyutları değişmekte; böylece kent mobilyası bulunduğu mekâna uyum sağlayarak daralabilmekte veya genişleyebilmektedir. Bu yaklaşım sayesinde aynı sistemden farklı biçimlerde oturma elemanları üretilebilmektedir (Firdevs et al., 2018).

Projede parametrik düşünce yalnızca biçim üretmek için değil, aynı zamanda işlevsel çeşitlilik oluşturmak için de kullanılmıştır. Oturma birimlerine geri dönüşüm kutuları, bitkilendirme alanları veya bilgilendirme panoları gibi farklı işlevler eklenebilmektedir. Modüller arasındaki bağlantı noktalarının değiştirilmesiyle yeni varyasyonlar oluşturulabilmesi, tasarımın sürekli gelişebilen ve dönüşebilen bir sistem mantığıyla çalıştığını göstermektedir (Firdevs et al., 2018).

Zighizaghi Jardin – Multissensorial Park

2016 yılında İtalya’nın Favara kentinde OFL Architecture (Francesco Lipari ve Giuseppe Conti) tarafından tasarlanan Zighizaghi Jardin – Multissensorial Park, doğa ile müziği bir araya getiren çok duyulu bir peyzaj tasarımı olarak öne çıkar. Proje, parametrik tasarım yaklaşımıyla oluşturulmuş petek benzeri altıgen modüler bir sistem üzerine kuruludur ve bu modüler yapı hem mekânsal organizasyonu hem de kullanım deneyimini belirler(Firdevs et al., 2018).

Zighizaghi iki ana katmandan oluşur: yatay ve düşey sistemler. Yatay katman; oturma elemanları ve zemin kaplamasından oluşan, fenolik kaplamalı kontrplak ve masif ahşap malzemelerle tasarlanmış bir peyzaj yüzeyi sunar. Düşey katman ise kırmızı renkli bir ses sistemi ve aydınlatma elemanlarını içererek mekânın atmosferini güçlendiren etkileşimli bir altyapı oluşturur(Firdevs et al., 2018).

Malzeme olarak kontrplak ve okume masif ahşap kullanımı, yapının hem doğal çevreyle uyumunu hem de modüler sistemin dayanıklılığını destekler. Peyzaj düzenlemesinde ise Akdeniz iklimine uygun bitkiler tercih edilmiş ve otomatik sulama sistemiyle sürdürülebilirlik sağlanmıştır(Firdevs et al., 2018).

blank
Zighizaghi Jardin – Multissensorial Park (OFL Architecture.,2016) – Şekil – 14

Doğa, kullanıcı ve müzik arasında etkileşimli bir ilişki kuran bu tasarım, sesi mekânsal bir deneyime dönüştürerek ziyaretçiyi aktif bir katılımcıya çevirir. Böylece Zighizaghi, yalnızca bir peyzaj alanı değil, aynı zamanda doğa ile insan arasındaki algısal sınırları yeniden tanımlayan çok duyulu bir deneyim alanı haline gelir(Firdevs et al., 2018).

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Antik Yunan Mimarisi: Assasin's Creed Odyssey Üzerine İnceleme

Gavia Park

Toyo Ito tarafından tasarlanan Gavia Parkı, Madrid’in yeni gelişmekte olan Vallecas bölgesinde yer alan ve yaklaşık 390.000 m²’lik alanı kapsayan ekolojik bir altyapı peyzajı projesidir. Daha önce gecekondu yerleşimlerinin bulunduğu kurak bir bölgede konumlanan proje, doğal süreçleri kullanarak hem kamusal yaşamı canlandırmayı hem de bölgenin ekolojik dengesini yeniden kurmayı amaçlamaktadır(Domus,2004).

Projenin temel hedefi, bölgedeki kanalizasyon arıtma tesisinden gelen suyun doğal yöntemlerle yeniden filtrelenerek kalitesinin artırılması ve ardından Gavia Nehri’ne geri kazandırılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda park, suyun toplanması, dağıtılması, süzülmesi ve yönlendirilmesi üzerine kurulu kapsamlı bir altyapısal peyzaj sistemi olarak tasarlanmıştır. Tasarımın ana omurgasını oluşturan su şebekesi, doğadaki ağaç dallanma sistemlerinden esinlenen parametrik desenler aracılığıyla geliştirilmiştir(Domus,2004).

blank
Gavia Park (Archiologics.,n.d.) – Şekil – 18
blank
Gavia Park (Domus,2004) – Şekil – 17

Tasarım sürecinde ilk olarak arazinin doğal topografyası ve suyun arazi üzerindeki hareketi analiz edilmiştir. Tepeler arasındaki küçük akışların alçak kotlarda birleşerek daha büyük su yataklarına dönüşmesi, projenin temel geometrik modelini oluşturmuştur. Bu doğrultuda geliştirilen “sırt su-ağacı (ridge water-tree)” sistemi, yüksek kotlarda yer alan ve ağaç plan desenlerinden türetilen düzlemsel su toplama ağını ifade ederken; “vadi su-ağacı (valley water-tree)” sistemi ise alçak kotlarda yer alan ve ağaç kesitlerinden esinlenen su taşıma ve dağıtım ağını temsil etmektedir(Domus,2004).

Bu iki parametrik sistemin birleşimiyle sırtlar, vadiler ve eğimli yüzeylerden oluşan yapay bir topografya üretilmiştir. Su, sırtlarda toplanarak yamaçlardan aşağı süzülmekte, ardından vadilere ulaşarak nehre yönlendirilmektedir. Böylece hem plan düzleminde hem de üçüncü boyutta çalışan bütüncül bir su dolaşım ağı oluşturulmuştur. Süreç boyunca su; güneş ışığı, bitkiler ve toprak gibi doğal elemanlar aracılığıyla sterilizasyon, sedimantasyon ve filtrasyon aşamalarından geçerek temizlenmektedir(Domus,2004;Kızılkaya, 2011).

blank
Gavia Park (Archiologics.,n.d.) – Şekil – 19

Gavia Parkı’nın parametrik tasarım yaklaşımı, topografyanın doğal çevre koşullarına uygun biçimde belirli kurallar çerçevesinde yeniden modellenmesine dayanmaktadır. Sırtların, vadilerin, eğimlerin ve su akış yönlerinin parametrik olarak tanımlanması sayesinde sistem hem genişleyebilir hem de araziye uyum sağlayabilir bir yapıya kavuşmuştur. Bu yönüyle proje, peyzaj mimarlığında parametrik tasarımın ekolojik altyapı, su yönetimi ve sürdürülebilir kamusal alan üretimiyle nasıl bütünleşebileceğini gösteren önemli örneklerden biridir(Domus,2004;Kızılkaya, 2011).

Crater Lake

2011 yılında Japonya’nın Kobe kentinde 24° Studio tarafından tasarlanan Crater Lake Pavilion, Kobe Depremi sonrasında toplumun yaşadığı psikolojik etkileri hafifletmek, insanları yeniden bir araya getirmek amacıyla geliştirilmiş bir tasarımdır. Yaklaşık 80 m² büyüklüğündeki proje, parametrik tasarım yaklaşımının ahşap yapı sistemleriyle birleştiği dikkat çekici bir örnek olarak öne çıkmaktadır( 24° Studio,2012).

Tasarımın temelini, tek bir merkezden yayılan dairesel bir geometri oluşturmaktadır. Parametrik alt bölümlendirme prensipleri kullanılarak geliştirilen yapı, farklı açılarla yerleştirilen doğrusal ahşap elemanlardan meydana gelmiştir. Dairesel form, yapay bir krater ya da vadi hissi yaratarak kullanıcıları merkeze yönlendiren güçlü bir mekânsal etki oluşturur. Bu merkez, ziyaretçilerin bir araya geldiği sosyal bir odak noktası haline gelmektedir( 24° Studio,2012;Firdevs et al., 2018).

Pavyonun merkezinde yer alan boşluklu form, kullanıcılar için güneşten ve rüzgârdan korunaklı bir alan sağlamaktadır. Yapı herhangi bir oturma düzeni veya kullanım biçimi dayatmaz; kullanıcılar yapının eğimli ve katmanlı yüzeyleri üzerinde kendi konfor alanlarını oluşturarak mekânı özgürce deneyimleyebilirler. Bu yönüyle proje, yalnızca izlenen bir mimari nesne değil, aktif biçimde kullanılan ve deneyimlenen bir kamusal mekân niteliği taşımaktadır.(24° Studio,2012;Firdevs et al., 2018)

Yapının içine gizlenen LED aydınlatmalar ise gece saatlerinde pavyonun bir fener gibi parlamasını sağlayarak mekânın atmosferini güçlendirmektedir.

blank
Crater Lake ( 24° Studio,2012) – Şekil – 24

Crater Lake Pavilion, geleneksel “dokunulmaz sanat eseri” anlayışını kırarak sanatı kullanılabilir bir kentsel mobilyaya dönüştürmektedir. Dairesel ve kapsayıcı mekânsal organizasyonu sayesinde kullanıcıların birbirlerini görebilmelerine olanak tanıyan tasarım, yabancılar arasındaki sosyal bariyerleri azaltmayı ve topluluk hissini güçlendirmeyi amaçlayan deneysel bir kamusal alan örneği sunmaktadır.(24° Studio,2012; Firdevs et al., 2018)

UIA 2005 İstanbul Kongre Vadisi Tasarım Yarışması Projesi 2.lik Ödülü , İstanbul, Türkiye, Nilüfer Kozikoğlu, 2005

2005 yılında gerçekleştirilen UIA İstanbul Kongresi kapsamında, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı ile İstanbul Teknik Üniversitesi Taşkışla Kampüsü arasında uzanan ve “Kongre Vadisi” olarak adlandırılan alandaki etkinlik mekânlarının tasarımı için bir yarışma düzenlenmiştir. Yarışmada, kongre süresince katılımcılar arasında serbest etkileşim ortamı oluşturacak mekânsal düzenlemelerin geliştirilmesi hedeflenmiş; Nilüfer Kozikoğlu ve ekibinin projesi ikincilik ödülüne layık görülmüştür.(Kızılkaya, 2011)

Projenin temel fikri; birbirine eklemlenen, çoğalabilen, farklı yönlerde genişleyebilen ve alternatif kullanımlara olanak sağlayan fuaye strüktürlerinin alan boyunca yayılmasıdır. Tasarlanan bu yapılar, kongre katılımcıları için etkinlik öncesi hazırlık alanları, sergi mekânları, dinlenme alanları ve fikir paylaşım ortamları oluştururken; aynı zamanda kentlinin mimarlıkla etkileşim kurabileceği kamusal mekânlar yaratmayı amaçlamıştır.(Kızılkaya, 2011)

blank
(Arkiv, 2005) Şekil -27

Proje, çağdaş mimarlığı yalnızca sergilenen bir ürün olarak değil, deneyimlenen bir süreç olarak ele almaktadır. Kapalı ve yarı açık strüktürler; kapalı mekândan açık alana, formaldan informale ve bireysel deneyimden toplu etkileşime geçiş sağlayan geçirgen mekânsal organizasyonlar üretmektedir.(Kızılkaya, 2011)

Tasarımda kullanılan strüktürler, 4×4 cm ölçülerindeki ahşap kadronların mafsal noktalarından bağlantı elemanlarıyla birleştirilmesiyle oluşturulmuştur. Basit ve ekonomik bir sistem mantığıyla geliştirilen bu yapı elemanları, farklı kesitlerin birbirine akarak sürekli yüzeyler oluşturduğu parametrik bir kurguya sahiptir. Bilgisayar ortamında geliştirilen tasarım süreci; kesitlerin ve program diyagramlarının oluşturulması, yüzey ve loft sistemlerinin üretilmesi, ardından 3B modeller üzerinden imalat kesitlerinin çıkarılması aşamalarından oluşmaktadır. Böylece dijital tasarım ve üretim süreci bütüncül bir parametrik sistem içerisinde ele alınmıştır.(Kızılkaya, 2011)

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Kentsel Adalet: Kent Kimin İçin Var?

Street library

2017 yılında Bulgaristan’ın Varna kentinde Downtown Studio tarafından tasarlanan Street Library, kamusal alanda kitap paylaşımını ve okuma kültürünü teşvik etmek amacıyla geliştirilen parametrik bir pavyon tasarımıdır. Varna’nın ilk sokak kütüphanesi olma özelliğini taşıyan proje, aynı zamanda kullanıcılar için dinlenme ve sosyalleşme alanı oluşturan kamusal bir kent mobilyası işlevi görmektedir (ArchDaily, 2017) .

Tasarım, tek bir eğrisel ahşap kiriş elemanının belirli bir açı etrafında döndürülmesi ve yatay bağlantı elemanlarıyla birbirine bağlanması prensibi üzerine kurulmuştur. Tekrara dayalı parametrik desen anlayışıyla geliştirilen yapı, geometrik bir formasyon oluşturarak kendi kendini taşıyan bir strüktüre dönüşmektedir. Malzeme olarak kullanılan glulam (lamine ahşap), yapının hem dayanıklılığını hem de akıcı formunu desteklemektedir (Firdevs et al., 2018)

Kütüphane formunun deniz kabuğunu andırmasının temel nedeni, Varna’nın bir kıyı kenti olması ve “Bulgaristan’ın denizcilik başkenti” olarak anılmasıdır. Böylece proje, bulunduğu kentin kimliğine referans veren biyomorfik bir tasarım dili geliştirmektedir. (Firdevs et al., 2018)

blank
(ArchDaily, 2017) – Şekil – 30

Yapının tasarım ve üretim süreci tamamen dijital modelleme teknikleriyle geliştirilmiştir. İlk aşamada bilgisayar ortamında yatay ve düşey kesitlerden oluşan üç boyutlu bir grid sistemi oluşturulmuş, ardından optimum statik ve dayanıklılık değerlerini elde edebilmek için aynı yapının 20’den fazla varyasyonu test edilmiştir. CNC üretim teknolojisi kullanılarak üretilen 240 × 250 × 125 cm boyutlarındaki ahşap modüller bir araya getirilmiş ve yaklaşık 1500 kitap kapasiteli kamusal bir kütüphane oluşturulmuştur.(Firdevs et al., 2018)

Kesitsel form, iki çemberin bir teğet yardımıyla birleştirilmesiyle elde edilmiştir. Sistemin parametrik yapısını; çemberlerin yarıçapları, aralarındaki mesafe, taşıyıcı elemanların açıları ve kesit sayısı gibi değişkenler belirlemektedir. Bu parametrelerin değiştirilmesiyle farklı ölçeklerde ve biçimlerde yeni strüktürler üretilebilmekte, böylece tasarım esnek ve çoğaltılabilir bir sisteme dönüşmektedir. Street Library, parametrik tasarımın dijital üretim teknolojileriyle birleşerek kamusal mekânda işlevsel, estetik ve kullanıcı odaklı çözümler üretebildiğini gösteren önemli örneklerden biridir.(Firdevs et al., 2018)

Sonuç

Sonuç olarak parametrik tasarım, peyzaj mimarlığında yalnızca biçim üretmeye odaklanan geleneksel yaklaşımı aşarak, form, fonksiyon ve çevreyi birbirinden bağımsız unsurlar olarak değil, sürekli etkileşim halinde olan bir ilişkiler ağı olarak ele almaktadır.

Algoritmik süreçlere ekolojik verilerin entegre edilmesi, enerji verimliliği yüksek ve kaynak kullanımını optimize eden sürdürülebilir sistemlerin geliştirilmesine imkan tanımaktadır. Form optimizasyonu aracılığıyla elde edilen statik açıdan verimli geometriler, yapısal performansı artırırken malzeme israfını ve karbon ayak izini minimize etmektedir. Doğadaki sistemlerle uyumlu ve çevresel koşullara adapte olabilen bu parametrik yapılar, karmaşık çevresel verilerin manuel yöntemlerle ilişkilendirilmesindeki sınırlamaları aşarak ekosistemle bütünleşik ve kendi kendine yetebilen tasarım çözümleri sunmaktadır (Mendilcioğlu, 2023; Kızılkaya, 2011).

Parametrik tasarım, biçimi değil süreci ve ilişkiler sistemini merkeze alarak, doğayı kontrol edilen bir nesne olarak görmek yerine onunla birlikte çalışan entegre bir tasarım anlayışı ortaya koymaktadır. Bu yaklaşım, peyzaj mimarlığında doğayı yönetmek yerine onunla birlikte tasarlamayı mümkün kılarak daha ekolojik, uyarlanabilir ve sürdürülebilir bir üretim modeline işaret etmektedir.

KAYNAKÇA:

  • Kızılkaya, K. 2011. Peyzaj mimarlığında parametrik tasarım. Yüksek lisans tezi (basılmamış) İstanbul Teknik Üniversitesi, 106 s., İstanbul.
  • Çinici, Ş. Y., Kozikoğlu, Y., Derinboğaz, C. A., Küçüktuna, S., Ertaş, H., 2011,Mimarlıkta Parametrik Dönüşüm, Yirmibir Mimarlık Tasarım Mekan,Sayı 99, Mayıs 2011, S. 32-38, istanbul.
  • Glymph, J., Shelden, D., Ceccato, C., Mussel, J., & Schober, H. (2004). A parametric strategy for free-form glass structures using quadrilateral planar facets. Automation in Construction, 13(2), 187–202.
  • Burry, M., 1993, Expiatory Church of the Sagrada Familia, Phaidon Press Limited,S. 98, Londra.
  • Şekerci, C., & Yildiz, P. (2020). Parametrik Tasarım Süreci: İç Mimarlık Eğitim ve Pratiğinde Kullanımı. In Online Journal of Art and Design (Vol. 8).
  • Topçu, E. (2026). “Parametrik üretimden mimari potansiyele” iş akışı. Efe Topçu Architecture. https://efetopcuarchitecture.com/#project5
  • Sawantt, S. (2021). Grasshopper 3D: A modeling software redefining the design process. Parametric Architecture. https://parametric-architecture.com/grasshopper-3d-a-modeling-software-redefining-the-design-process/
  • Schmal, P., 2001, Digital-Raal, Blobmeister: First Built Projects, Birkhauser, Berlin
  • Royal Danish Academy. (n.d.). Generative components 2006. https://royaldanishacademy.com/en/case/generative-components-2006
  • Digital Project. (n.d.). Digital project: Advanced BIM for architecture and infrastructure. https://www.digitalproject3d.com/
  • Firdevs, G., Caymaz, Y., Yardımlı, S., Turan, B. O., & Tarım, A. (2018). Wooden Structures within the Context of Parametric Design: Pavilions and Seatings in Urban Landscape.
  • OFL Architecture. (2016). Zighizaghi. Architizer. https://architizer.com/projects/zighizaghi/
  • Ota, K., 2004, Watertrees. Toyo Ito: Parque de La Gavia, Domus 868, Mart 2004, 36-40, Milano.
  • Archiologics. (n.d.). Water Trees La Gavia. https://archiologics.com/gazapo-lapayesetoyo-ito-associates/
  • Domus. (2004). Watertrees: Toyo Ito, Parque de la Gavia, Madrid. https://www.domusweb.it/en/architecture/2004/03/16/watertrees-toyo-ito-parque-de-la-gavia-madrid.html
  • 24° Studio. (2012). Crater Lake installation. ArchDaily. https://www.archdaily.com/200967/crater-lake-installation-24%25c2%25b0-studio
  • Arkiv. (2005). 2. Ödül, UIA 2005 İstanbul Kongre Vadisi tasarım yarışması. https://www.arkiv.com.tr/proje/2-odul-uia-2005-istanbul-kongre-vadisi-tasarim-yarismasi/11838
  • ArchDaily. (2017). Parametric design helped make this street library out of 240 pieces of wood. . https://www.archdaily.com/883413/parametric-design-helped-make-this-street-library-out-of-240-pieces-of-wood
  • Mendilcioğlu, R. F. (2023). Kültürel mekan yaratım aracı olarak parametrik tasarım: Lizbon sanat, mimarlık ve teknoloji müzesi örneği. Eksen Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dergisi, 4(2), 124-146.

Cahide Duygu Ürkmez 5 Katkı Puanı
Katkıda Bulunan

Ege üniversitesi peyzaj mimarlığı lisans programından 2025 yılında mezun oldum.2026 Şubat ayı itibari ile de Ege üniversitesi peyzaj mimarlığı yüksek lisans programına başladım ve devam etmekteyim.

1 Makale
Bu yazıyı tarihinde yayınladı.

Ege üniversitesi peyzaj mimarlığı lisans programından 2025 yılında mezun oldum.2026 Şubat ayı itibari ile de Ege üniversitesi peyzaj mimarlığı yüksek lisans programına başladım ve devam etmekteyim.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir