Manisa’ nın Yeşile Uzanan Hikayesinde Bir Adam: Manisa Tarzanı

Manisa’ nın Yeşile Uzanan Hikayesinde Bir Adam: Manisa Tarzanı

0

Bir insan yaşadığı şehri ne kadar değiştirebilir? Bir kentin değişimi her zaman büyük projelerle, alınan kararlarla ya da yıllar süren çalışmalarla mı gerçekleşir? Elbette hayır. Bazen bir insanın yaşadığı yere karşı duyduğu sevgi, saygı ve sorumluluk da bir kentin dönüşümünde iz bırakabilir. Bunun en dikkat çekici örneklerinden biri, 1920’li yılların başından 1963 yılına kadar Manisa’da yaşamış ve Türkiye’nin ilk çevrecisi olarak anılan Ahmet Bedevi’dir; yerel halkın tabiriyle “Manisa Tarzan’ı”.

Fakat onun hikâyesi sadece bir kişinin doğaya duyduğu sevgiden ibaret değildir. Bu hikâyenin ardında savaşlar ve yangınlarla zarar görmüş bir kent, değişen bir kent dokusu ve yeniden yeşil haline kavuşma arzusu vardır. Ahmet Bedevi’nin Manisa’ da ki hikayesi de işte bu dönüşümün ortasında şekillenmiştir.

Ahmet Bedevi’ den Manisa Tarzanı’ na

Resmi kayıtlarda Ahmeddin Carlak olarak geçen Ahmet Bedevi, 1899 yılında Bağdat’a 100-125 km kadar kuzeyde olan Samarra şehrinde dünyaya gelmiş Kerkük kökenli bir Türkmendir. Kurtuluş Savaşı’ında savaştığı için kırmızı şeritli İstiklal Madalyası sahibidir.

Manisa Tarzan’ı Spil Dağı’ nda bir kulübede yatak, yorgan olmadan yaşar. Üzerinde yaz kış giydiği tek şey şortu ve lastik ayakkabılarıdır. Bahçıvanlık yapmayı bildiği için Manisa Belediyesi onu işe alır. Yaptığı işlerden biri de her öğlen saatinde Topkale’de ki topu ateşleyerek öğlen saatini haber vermektir. Başkalarının 25-30 dakikada çıkabildiği Spil Dağın’da ki Topkale Tepesine o, lastik pabuçlarıyla birkaç dakikada çıkar, kendi saatine göre saat 12:00 olunca muhtemelen askeriyeden kalma eski bir top arabasından 1 el top atışı yaparak saatin 12:00 olduğunu halka da bildirir. Bu yüzden halktan bazıları ona “topçu hacı” da der.

blank
Manisa’ nın Yeşile Uzanan Hikayesinde Bir Adam: Manisa Tarzanı

Bu yaşantısı nedeniyle halk tarafından 1932 Amerikan yapımı “Tarzan” filmindeki ana karakter ile özdeşleştirilmiştir. Şehir merkezindeki sosyal ve kültürel etkinliklerde görev alır, göğsüne taktığı İstiklal Madalyası ile resmi tören ve kutlamalara katılır. Manisa Dağcılık Kulübü’nün kurucularından olup, çok sayıda tırmanış gerçekleştirmiştir. Halk tarafından çok sevilen ve saygı duyulan bir insan olan Manisa Tarzan’ı, 31 Mayıs 1963’te vefat etmiştir (Bodur, 2021).

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Doğanın İnsan Sağlığı Üzerindeki Psikolojik Etkileri

Manisa’ nın Yeşil Hikayesi Nasıl Başladı?

Manisa’ nın bugünkü yeşil dokusunun ardında, büyük bir kayıp hikayesi vardır. Savaşlar, işgal yılları, yangınlar kentin sadece yapılarını değil, doğa ile olan ilişkisini de büyük ölçüde harap etmiştir.

Milli Mücadele döneminde bozguna uğrayan Yunan ordusu Anadolu’ dan geri çekilirken şehirleri yakıp yıkmış geri de ağır bir yıkım bırakmıştır. Manisa da bu yıkımdan en çok etkilenen kentlerden bir tanesidir. 1922 yılının eylül ayında çıkarılan yangınlar şehrin büyük bir bölümünün yok olmasına sebep olmuş, Manisa’ nın yıllar içinde oluşmuş dokusunu da geri dönülmesi güç bir şekilde değiştirmiştir.

Şehrin yeniden inşası için yalnızca yıkılan yapıların yerine yenilerinin yapılması, Manisa’nın eski hâline kavuşması anlamına gelmiyordu. Kentin kaybettiği yeşile de yeniden kavuşması gerekiyordu. Bundan dolayı Manisa’nın bu hâline kayıtsız kalamayan Ahmet Bedevi, şehrin yeniden yeşillenmesi için büyük bir özveriyle çalışmış ve yeni görevi artık ağaç dikmek olmuştur. Savaşın büyük ölçüde tahrip ettiği Manisa’ nın yeniden yeşertilmesinde sorumluluk üstlenen Bedevi, Türkiye’nin ilk çevre aktivistlerinden biri olarak da anılmaktadır.

blank
1922 Büyük Manisa Yangını

Manisa’nın bugün sahip olduğu yeşil dokunun oluşmasında önemli bir payı bulunan Bedevi’nin çabalarının izlerini özellikle Spil Dağı’nda görmek mümkündür. Bugün Spil Dağı’na her baktığımızda, yıllar önce başlayan bu çabanın Manisa için ne kadar önemli bir dönüşüm olduğunu daha iyi anlayabiliriz.

blank
Manisa Spil Dağı

Ahmet bir çıplak garip adamdır. Amma ölünce ağaç sevgisi sembolü olacak, hangi idareci ağacı kestirirse rüyasına girecek, boğazına sarılacağım. Bu memleketin yeşile yeşilliğe, ağaca, çiçeğe ihtiyacı var.

Doğaya Olan Sevgisi

Ahmet Bedevi’nin Manisa’da bıraktığı izleri sadece diktiği ağaçlarla sınırlandırmamak gerekir. Onun doğayla kurduğu bağ, bir görevden daha fazlasını ifade eder. Çünkü ona göre doğa, hayatında korunması gereken bir çevre olmanın ötesinde, yaşamının da ayrılmaz bir parçasıdır. Spil Dağı’nda ki yaşam şekli de bu ilişkinin en görünür hâllerinden biridir.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  GDO'lu Gıdalar: Potansiyel Zararları ve Kaçınma Yöntemleri

Kent yaşamının alışılmış sınırlarının dışında, doğanın içerisinde kurduğu sade hayat, onun için bir tercihten çok bir yaşam biçimine dönüşmüştür. Spil Dağı’ndaki kulübe onun evi değil, yalnızca sığınağıydı; onun gerçek yuvası doğanın ta kendisiydi.

Manisa Valiliği’nin de aktardığı üzere Bedevi, yaşamını Manisa’yı ağaçlandırmaya adamış ve hayatı boyunca binlerce ağaç dikmiş biridir. Savaşın ardından yıkılmış bir Manisa ile karşılaşması ise bu çabasının en önemli başlangıç noktalarından biri olmuştur.  Manisa Tarzan’ ı  için ağacı dikmek kadar ona bakmak, büyütmek ve korumak da önemliydi. Onu tanıyanların anlattıklarına göre ağaçları, çiçekleri çocukları gibi görür, zarar görmelerini istemezdi. Park ve bahçelerde gördüğü ağaçları, çiçekleri sular, bakımlarını yapardı. Manisa – İzmir yolu arasında bulunan kızılçamların da Ahmet Bedevi’ nin eserinin olduğu belirtilmiştir. Bu yaklaşım, onun doğaya yalnızca müdahale eden değil, onunla ilgilenen ve zaman içerisinde  bağ kuran bir anlayışa sahip olduğunu göstermiştir.

Tarzan’ ın Mirasını Yaşatma

Bedevi’nin ölümünün üzerinden seneler geçmesine rağmen Manisa’da onun adı sadece geçmişe ait bir hatıra olarak kalmamış, her yıl 31 Mayıs’ta düzenlenen anma törenleriyle, çeşitli etkinliklerle çevre ve doğa bilincine ilişkin daha geniş bir alana taşınma imkanı bulmuştur. Manisa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “Manisa Tarzanı ve Çevre Günleri” de bu anlayışın önemli örneklerinden biridir.  2025 yılında gerçekleştirilen etkinliklerde doğa temizliği, ağaç dikimi, doğa yürüyüşleri, bisiklet turu, çevre söyleşileri ve çocuklara yönelik çalışmaların yanı sıra “Yeşil Manisa Zirvesi” de düzenlendi. Böylece Tarzan’ın adı sadece bir anma programıyla değil, doğaya ilişkin farklı çalışmalarla birlikte ele alındı.

blank
Manisa’ nın Yeşile Uzanan Hikayesinde Bir Adam: Manisa Tarzanı

Hayatının her anında çok önemli işler yapmıştır. Bizler çevreyi korumanın sadece ağaç dikmekten, yere çöp atmamaktan ibaret olduğunu düşünebiliriz fakat bundan daha büyük ve önemli bir konu olduğunu bizlere göstermiştir Manisa Tarzanı. Onun yaşadığı dönem ile bugün arasında çok farklılıklar olsa da, en zorunu kendisinin başardığını söyleyebiliriz. Buradan çıkarmamız gereken en önemli ders ise; içinde yaşadığımız çevre sadece bir alandan ibaret değildir; onu koruyabilmek, yaşatabilmek ve gelecek nesillere aktarabilmek bizim sorumluluğumuzdadır.

Bu yazı da ilginizi çekebilir:  Atatürk ve Doğa Sevgisi

Kaynakça

Merve Öztürk 15 Katkı Puanı
Katkıda Bulunan

Karadeniz Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama mezunuyum, Kültürel Miras ve Turizm alanında eğitimime devam ediyorum. Tarihi ve kültürel değerlere koruma odaklı yaklaşmayı ve ön plana çıkarmayı seviyorum.

3 Makale
Bu yazıyı tarihinde yayınladı.
235 Katkı Puanı
Yazarın Profili

Karadeniz Teknik Üniversitesi Şehir ve Bölge Planlama mezunuyum, Kültürel Miras ve Turizm alanında eğitimime devam ediyorum. Tarihi ve kültürel değerlere koruma odaklı yaklaşmayı ve ön plana çıkarmayı seviyorum.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir